İLKYAZ Kalbim göğsümün içinde sanki kaburgalarımı kıracakmış gibi vuruyordu. Elimdeki valizin sapını öyle sıkı tutuyordum ki parmaklarım uyuşmuştu. Nefes nefese durağa vardığımda ciğerlerim yanıyordu. Sanki sadece koşmamıştım… Bir hayattan kaçmıştım. Arkamı dönüp bakmamaya çalışıyordum. Çünkü biliyordum… Bir kez bakarsam, geri dönebilirdim. O evi terk etmek zordu. Ama mesele ev değildi. Mesele Boran’dı. Bana yaptıklarını unutmak kolay değildi. İçimde hâlâ sızlayan yerler vardı. Ama son birkaç gündür… çabalıyordu. Gerçekten çabalıyordu. Gözlerindeki pişmanlığı görmemek imkânsızdı. Her bakışında bir şeyleri telafi etmeye çalışan bir adam vardı. Daha dikkatli, daha yumuşak, daha… kırılgan. Ama bu yetmezdi. Bir adamın değişmeye çalışması, geçmişte olanları silmezdi. İçimdeki korkuyu
Download by scanning the QR code to get countless free stories and daily updated books


