Alexander salona beyaz bir gömlekle indi. Hem vücudunu temizlemiş hem parfüm sıkmıştı. Vera'yı rahatsız edecek kokudan en ufak eser yoktu. Fakat salonda gözlerini dolduran bir boşluk vardı. "Vera?" diye seslendi o boşluğa doğru. Alt katı onun ismini dile getirerek karış karış gezdi. Korkudan aklını kaybetmek üzereyken üst kata hatta çatı katına bile çıktı. Her bir nokta onun yokluğunu haykırıyordu. Aklına karnaval günü geldi. O çaresizliği daha büyük bir endişeyle yeniden anımsadı. Yeniden kokteyl şarabının döküldüğü noktaya ulaştı. Parkenin üzeri kıpkırmızıydı. Sonra aklını tıpkı böyle süzülen bir kan görüntüsü doldurdu. "Neredesin Vera?" diye sordu yere bakarak. Kapının sesini ya da herhangi bir boğuşma tınısını duymamıştı. En ufak şüphe edecek şey yoktu etrafta. Sağına ve soluna ba
Download by scanning the QR code to get countless free stories and daily updated books


