6. Bölüm

1641 Words
Yazar'dan "İkinizde arabaya geçin, parti burda sona erdi" Çağhan'ın sert sesiyle ikisi de irkilmişti. Mercan ve Mayra göz göze geldi. Daha yarım saat bile zor kalmışlardı partide. "Hemen" diye bağırdı Çağhan. Mercan ne yapacağını bilemeyerek Mayra'nın kolunu tuttu. Mayra şaşkınlıkla ona baksa da kendini yürürken buldu. Birlikte arabaya yürürken Çağhan da onları takip etmeye başladı. "Hey birazdan polis gelecek nereye gidiyorsun?" Çağhan sinirle konuşan gence baktı. Burnunu kırdığı gencin yanında ki arkadaşıydı. Bakışıyla onu susturup arabaya yöneldi. Şöför koltuğuna geçince arkada oturan ikiliye bir bakış attı. İkisi de neler olduğunu anlamaya çalıştı ancak Çağhan'ın gözlerinde gördükleri sinirle soru sormaya cesaret edemediler. 10 dakika kadar sessizlik sürdü. Daha sonra Mayra cesaretini toplayıp "Beni uygun bir yerde bırakın Çağhan bey. Abim beni" cümlesinin sonu gelmeden "Bu akşam bu arabadan hiç kimse inmeyecek. Bu gece konakta kalacaksın. Aileni ara haber ver" Çağhan sert sesiyle onu böldü. Mayra'nın kaşları ayrı Mercan'ın kaşları ayrı çatıldı. "Anlamadım Çağhan bey? Benim yerime neden siz karar veriyorsunuz? Abim beni alacak diyorum" Mayra gerilmişti. Nasıl onun yerine karar verebiliyordu? Çağhan sinirle frene basınca kızlar kendini son anda çarpmaktan kurtardı. Çağhan kesinlikle delirmiş gibi davranıyordu. Çağhan derin bir kaç nefes alıp verdikten sonra "O gencin seninle ilgili planlarını biliyor musun? Bilmiyorsun değil mi? Ben anlatayım mı istersen Mayra hanım?" dişlerini sıkıyordu Çağhan. "Ne?" dedi Mayra anlamaya çalışarak. "O genç senin içeceğine ilaç atıp seninle eğleneceğini söylüyordu. Kimse benim... benim yanımda olan bir kadına zarar veremez anladın mı? Şimdi sus ve ben ne söylüyorsam onu yap" sesi emir verir gibiydi. Yok yok hatta emir vermişti. Mayra duyduğu şeyleri sindirmeye çalışırken verdiği emri bile duymamıştı. Çağhan yeniden yola çıkınca "Abini ara ve bu gece konakta kalacağını söyle" Mayra daha duyduklarını sindirememişti. Mercan da en az onun kadar şaşkındı. O iki genci tanıyorlardı çok yakından olmasa da. Mayra ile ilgili böyle bir şey hayal edebileceklerini düşündürecek hiç bir şey olmamıştı aralarında. Belki de okulun bitmesinden cesaret almışlardı kim bilir? Mayra'ya destek vermek için Mercan elini koluna koydu. Mayra buna hiç bir tepki vermedi. Çağhan'a inanıyordu, neden boş yere böyle bir tepki verecekti? Adam onu korumuştu ama yerde yatan gencin durumu göz önüne gelince içi ürpermiyor değildi. Neyse ne hak etmişti. Kızların ırzına namusuna göz dikmezdi bir daha. Elleri titrerken telefonunu çıkardı. Abisinin numarasını bulup çaldırdı. Evan ikinci çalışta açmıştı. "Efendim Mayra?" Evan yumuşak sesiyle konuşmuştu. Kardeşiyle ikiz gibi takılıyordu Evan. Sütlü çikolatam diye nazlıyordu kız kardeşini. "Nerdesin abi?" "Belen ile kafe de oturuyoruz. Bir şey mi oldu?" "Mercan hasta oldu abi, şimdi hastaneden dönüyoruz. Partiye gitmeyeceğiz. Sen babamlardan rica etsen bu akşam Mercan ile kalsam?" nefesini tutmuştu Mayra. Evan'ın kaşları çatıldı. "Babam dışarıda kalmanı sevmiyor, bende sevmiyorum biliyorsun." "Mercan'ın durumu kötü biraz ve endişeliyim" Mayra gözleri ile Mercan dan özür diliyordu. Evan bir süre düşündü. "Çağhan Ataman dan hoşlanmıyorum Mayra, o adamın etrafında olmanı istemiyorum. Neredeysen gelip seni alacağım. Ailesi Mercan'a iyi bakacaktır" Mayra ne yapacağını bilemediği için arada kalmıştı. Ama burdan dönüş yoktu. "Sadece bir kerelik olacak abi. Şimdi onu yanlız bırakmam ayıp olur" her sözü Çağhan'a bir taviz vermekti fark etmese de. Çağhan onu boyunduruğu altına almanın verdiği hazzı yaşarken Mayra anın telaşıyla mantıklı karar veremiyordu. Çağhan tüm konuşmayı dinledi ve bedeni gevşedi. Evan'ın sert soluğu duyuldu karşı taraftan. "Tamam Mayra, bir kerelik seni idare edeceğim ama bir daha böyle bir şey istemiyorum. Bu memleketin ağır şartlarını biliyorsun. Herkes ağalık paşalık oynarken kadınları korumak zor. Çok dikkatli ol. Sabah işe gitmeden gelip seni alacağım haberin olsun." "Tamam abi çok teşekkür ederim" Mayra suçluluk hissetmişti abisine yalan söylediği için. Gelip almasına izin vermesi en doğrusuydu ama sevgilisinin yanında iken kıyamamıştı. Şimdi az önce yaşanılan olayı abisine anlatsa aile arasında da huzursuzluk çıkacaktı ve sıkı yönetime tabi tutulacaktı. Çağhan ağa gibi biri tarafından korunmuş olması içini biraz rahatlatmıştı. O yüzden bu konuyu saklayacaktı. Saklamanın en doğrusu olduğuna karar verdi. Yolculuk sessiz geçmişti. Konağın kapısının önüne geldikleri zaman Çağhan bahçeye girmeden "İnin" dedi. "Sen gelmiyor musun abi?" "Gidip ifade vermem lazım Mercan. İnin konağa geçin" sesi sert çıkmıştı. Mercan daha sorgulamadan indi. Mayra inerken onu izledi. İkisinin kapıdan girdiğini görene kadar bekleyip konağın önünden ayrıldı. Şimdi birde polisle onla bunla uğramak zorunda kalacaktı. Siniri biraz gerilemişti ama yeniden tepesinin tası attı. Telefonu eline alıp işini görecek birini aradı. Genç bayılmış mıydı yoksa ölmüş müydü onu da anlamamıştı. Eğer onu tutmasaydılar kesinlikle ölecekti. En son birini dövmesi üzerinden yıllar geçmişti. Adamları varken elini kirletmeyen adam o piçi zevkle dövmüştü. Sinirle elinin üzerine baktı. Yer yer kızarmış ve çatlamıştı. Sinirden elinin acısını bile hissetmemişti. En son bu kadar kontrolünü ne zaman kaybettiğini hatırlamıyordu. Sinirli bir yapısı olsa da her zaman bu kadar kendini kaybedecek kadar kimseye saldırmıyordu. Çağhan'ı tanıyan herkes ondan çekinir yoluna çıkmazdı. Çağhan koskoca bir aşiretin başında emir veren pozisyondaydı. Yani her yerde komuta ondaydı. Ona itiraz edilmezdi, her istediği olurdu. İstediğini almaya alışmıştı. Artık evlenme yaşı gelmiş hatta geçmişti. Annesi ona kaç tane kız gösterdiyse istememiş reddetmişti. İstediğini henüz bulamamıştı. Derin bir nefes aldıktan sonra arabasından indi. Polisler ayağına gelmeden o onların ayağına gitmişti. Mercan ve Mayra yaşanılan şeylerin ağırlığı ile avluya kadar gelmişti. Gülhan hanım onları erkek saatte görünce şaşırmıştı. Üstelik ikisi de düşünceli görünüyordu. Hem bu kızın tekrar evinde ne işi vardı? "Mercan" diye seslendi Gülhan hanım kızına. Mercan sıkıntılı bir nefes verdi. "Neden erken döndünüz?" "Bazı sebeplerden dolayı parti iptal oldu" Gülhan hanım şüpheli bakışlarını ikisi arasında gezdirdi. "Ne gibi bir sebep? Abin nerde?" "Bizi bırakıp döndü, işi varmış" Bu gece birden çok yalan söylenmişti ama kimsenin elinden bir şey gelmezdi. "Bir sorun olduğu belli, anlat" "Anne üstümüzü başımızı değiştirelim biz. Abim gelince ona sorarsın." Gülhan hanım pes edecek gibi olmasa da Mayra'nın sebebiyle sessiz kalmayı seçti. "İyi tamam" dedi. Mercan Mayra'yı yürümeye teşvik ederek birlikte odaya çıktılar. İkili yatağın kenarına oturunca bir süre sessizlik oldu. Mercan ayağa kalktı. "Bence en iyisi yatıp uyumak. Bugün olanlara gerçekten anlam veremiyorum. Emre'nin böyle düşünceleri olduğuna inanamıyorum. Gerçekten şerefsizin tekiymiş." "Bende anlamıyorum Mercan, neden böyle oldu anlamıyorum" "Neyse ki abim oradaydı" "Sahi Çağhan bey orada olmasaydı neler olurdu, düşünemiyorum" "Abim işim var demişti ama gitmemiş. Bizim için kalmış" "Senin için kalmıştır Mercan" "Senin için adamın yüzünün haritasını değiştirdi Mayra" "Demek ki kadınlara önem veriyor" Mercan biraz duraksadı. "Neyse canım olan oldu. Şimdi düşünmeyi bırakalım. Benimle mi uyuyacaksın, yoksa misafir odasını mı hazırlatayım" "Senin için sorun yoksa burda kalmak iyi hissetme mi sağlayacak" "Benim için sorun yok canım, hatta mutlu olurum. Sana pijama takımı vereyim" "Bütün eşyalarına kondum gibi" "Lafı bile olmaz" Mercan Mayra'ya pijama takımı verdi. Mayra banyoda üzerini değişirken Mercan odasında giydi üzerini. Mayra odaya dönünce makyajlar da silindi. Sonunda aynı yatağa girip sırt üstü tavanı izlemeye başladılar. Mercan bir konu açıp arkadaşının stresini azaltmaya çalıştı. Mayra kısa cevaplar verince Mercan sustu. Bir süre ikisi de kendi düşüncelerine çekildi. Mercan'ın titreşimde olan telefonu çaldı. Abisi çaldırıp bırakmıştı. Yavaşça yataktan inerek odadan çıktı. Abisi onu az ilerde bekliyordu. Abisinin yanına giderken Çağhan ona döndü. "Mayra nasıl oldu?" "Keyfi yok" "Bir daha parti için benden izin alamayacağını biliyorsun değil mi?" Mercan derin bir nefes aldı. "Böyle olacağını bilmiyorduk ki" "Neyse ne bir daha benden izin çıkmaz" Mercan abisinin sinirli olduğunu bildiği için üzerine gitmemek için sessiz kaldı. "İfade verirken bir sorun çıktı mı?" "Sen bunları düşünme odana dön. Bana bir şey olmaz" "Peki abi iyi geceler" "Sana da" Mercan odasına dönünce Çağhan bir süre odaya doğru baktı. Daha sonra önüne döndü. "Neler oluyor Çağhan? Mayra'nın başına bir şey mi geldi?" Çağhan stresli bir nefes aldı. "Küçük bir sorun vardı hallettim" "Bu kızın olayı ne Çağhan? Neden sürekli senin etrafında?" "Benim yanımda çalışıyor, Mercan'ın arkadaşı" "Ben cahil bir kadın değilim Çağhan. O kıza olan bakışların normal değil" "Ne duymayı amaçlıyorsun anne? O sadece Mercan'ın arkadaşı şirkette stajyer hepsi bu" "Üste çıkmaya kalkma" dedi Gülhan hanım otoriter sesiyle. "O kıza hevesin varsa al ve artık sana gösterdiğim kızlardan biriyle evlen" Çağhan'ın kaşları çatıldı. Annesi ona bir kızdan hevesini al diyordu. "Ne diyorsun sen anne?" "Senin özel hayatına hiç karışmadım kadınlar konusunda ama o kızın bu aşirete gelin gelmeyeceğini biliyorum. Bize Melez değil safkan bir kürt kızı lazım" "Ben onunla evleneceğim mi dedim? Nerden çıkarıyorsun tüm bunları?" "Hislerim de yanılmam Çağhan. Eğer o kızı hayatına sokmaya çalışırsan aşiretin desteğini ve ağalığı unut" "Gece gece beni boğuyorsun anne. Bunlara ayıracak zamanım yok benim" Çağhan annesinin yanından geçip giderken "Sana doğruları söylüyorum. Ayağını denk al Çağhan" diyen annesiyle gergin bedeni daha da gerildi. Apaçık tehdit ediliyordu. Oda biliyordu bunları, sanki bilmiyormuş gibi annesi tekrar tekrar hatırlatıyordu ona bunları. Odasına girince sinirle kapıyı çarptı. Dövdüğü gencin ölmemesi bu gecenin tek iyi olayıydı. Takip şartıyla serbest bırakıldı. Kendini banyoya atıp biraz gevşemeye çalıştı. Banyodan çıkınca kendini yatağa bıraktı. Duş almak az işe yaramıştı. Şimdi sıra uykudaydı. Mayra sabah telefonun sesiyle uyandı. Arayan Evan'dı. "Hazırlan 20 dakikaya orada olacağım" "Tamam abi" dedi Mayra. "Ne oluyor Mayra? Kimdi arayan?" "Abim beni almaya geliyor" "Henüz çok erken, kahvaltı?" "Evde yaparım" Mayra yataktan çıkıp kendi eşyalarını giydi. Eğlenmek için heves ettiği parti en kötü günü olmuştu. Mercan arkasına yaslanmış arkadaşını izliyordu. Mayra kıyafetlerini toplahı "Abim senin hasta olduğunu düşünüyor, bu konu aramızda kalsın. Sen dinlen ben gidiyorum" Mercan yataktan inerek Mayra'ya sarıldı. "Gidince ara yada mesaj yaz" "Yazarım" dedi Mayra. Mayra odadan ayrıldı. Üst avluda yürürken "Nereye gidiyorsun?" diye soran kalın sesle irkildi. Bakışlarım hızla sesin geldiği yere döndü. Çağhan sedirin üzerinde oturmuş ona bakıyordu. Mayra biraz ona doğru yaklaşıp "Günaydın Çağhan bey. Abim beni almaya geliyor, birazdan burada olur" "Bugün işe gelme dinlen. Yarın gelirsin" Mayra'nın kalbi yumuşadı. Çağhan'ın hakkında kötü şeyler düşündüğü için suçlu hissetti. "Çok teşekkür ederim Çağhan bey, her şey için" Çağhan başını sallamakla yetindi. Mayra da başını sallayıp merdivenlere yöneldi. Çağhan oturduğu sedir den kalkıp kenara doğru yürüdü. Merdivenler den inen kızı gözüyle takip etti. Mayra bahçe kapısından çıkıp bir arabaya bindi. Bu arabayı tanıyordu. Araba uzaklaşırken Çağhan sedire geri döndü ve geriye yaslandı. Ağrıyan başını geriye atıp başına biraz masaj yaptı. Üzerinde ki gerginliği atmak için bir şey yapması lazımdı. Bugün belki kendine zaman ayırmalı, dinlenmeliydi. Evet, evet bugün dinlenecekti...
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD