Güçlü gözükmeye çalışarak kolumu ellerinden kurtardıktan sonra lens mavisi gözlerine baktım. Hakikaten tek kelime muhatap olmak istemiyordum ama bir korkak gibi kaçıp gidecek de değildim. “ Bir konu mu vardı Özlem hanım?” Sesimdeki azarlar tınıyı fark etmiş olmalı ki yapmacık yapmacık gülümsemeyi bırakıp onun da yüzüne buz gibi bir ifade yayıldı. “Kibarlığa gerek yok sadede gel diyorsun yani?” Bizim aramızda ne sadeti olacakmış merak ederek devam etmesi için “Evet ne vardı?” diye sorarken benimle konuşma çabasına olan rahatsızlığımı da gizlemeye ihtiyaç duymadım. “Sinirlenmene gerek yok canım Ali’yi nasıl düşürdün avucuna onu merak ettim. Zamanında senin onu istediğini anlatmaya çalıştığımda dinlemeye bile gerek görmeden lafı ağzıma tıkıp aramızdaki her şeyi bitirmişti ama şim

