Alim seslice yutkunurken ben gayr-ı ihtiyari annemin gözüne baktım. Daha evvelki akşam sözlenmiştim ama şu an evli bir kadın olmaya doğru uçarak gidiyordum sanki. Annem benimle göz göze geldikten sonra babama baktı. Salondaki herkes bir anda sus pus olmuş verilecek kararı bekliyordu ama kararı kim verecek onu bilemiyordu galiba. Şahsen ben vermeyi düşünmüyordum. “ Hocam esasen benim niyetim de bu yöndeydi fakat henüz kimseye açıklayacak fırsatım olmamıştı. Sizin vesilenizle nikahımızı tam kılmak için öncelikle müstakbel eşim sonra da ailelerimizin müsadesini istiyorum.” Yanımda konuşan benim Alim değil avukat Ali Berat Zorlu’ydu.Ağzından çıkan kelimeler dalga dalga tüm salona yayılırken abimler ‘itiraz ediyorum’ diyerek ortaya atlayacak diye korktum. Aklıma gelen manzaranın komikliği

