En son görmeyi bekledikleri yüz bile değildi kapıdaki. İlker ve İsra birbirine baktılar. İlker'in gözlerinde belirgin bir kırgınlık yavaş yavaş yerini alırken İsra şaşkınlıkla ondan bakışlarını çekip kapıdakine dikti gözlerini. -"Sen ne alaka ya? Eşyalarımın burada ne işi var." diye sinirle bağırdı. Tarık ise sadece gülerek baktı ona. -"İnsanlık yapayım dedim eski sevgilime fena mı?" Bakışları İsra'nın yanında duran İlker'e kaydı. Gözlerindeki bariz bir küçümseme ifadesi vardı. -"Kim bu çocuk. Kuzenin falan mı?" İsra öfkeden adeta alev alacaktı. İlker'in elini kavrayıp parmaklarını parmaklarına geçirdi. -"Kocam." Bu defa ifadeler değişti. İlker ona alayla bakarken Tarığın yüzündeki o küçümser ifade bir gül gibi soldu. -"Ne? Kocan mı? Sen evlendin mi?" Yüzük takılı olan elini kaldırı

