Ölüm gibi bir sessizlik çöktü samanlığa. İlker'in altta Oya'nın üstte onun yakasından kavramış haline baktıkça sinirleri tavan yapıyordu. Tehlikeli adımlarla onlara yaklaşırken İlker tedirgin Oya ise korkuyor ama çaktırmamak için direniyordu. Yağmur'un önerisiyle yaptığı bu eylemin ne denli doğru olduğunu düşünüyordu. İsra'nın sinirlenince ne kadar delirdiğine şahit olmuştu çünkü. İsra ağır adımlarla yanlarına geldiğinde İlker'in yüzündeki endişenin farkındaydı. Kendisine açıklama yapmaya çalışmasından bile masum olduğunu anlayabiliyordu. O yüzden ona bakmadan direk Oya'ya yürüdü. Yanlarına geldiğinde onun saçından kavradığı gibi İlker'in üstünden alıp karşısına dikti. -"Sen ne dayak arsızı, ahlaksız birşey çıktın kızım. Nasıl şu kafan basmıyor. Nişanlı bir adamı samanlık köşelerinde sı

