'Nereye bayanlar?'
Bahar, Nazlı'ya bakarken, Nazlı da aynı şekilde Bahar'a bakıyordu. Bahar boğazını temizledikten sonra arkasını döndü.
"Bir sorun mu var Memur Bey?"
Nazlı korkuyla Bahar'a bakarken Bahar istifini bozmadan adama bakmaya devam ediyordu.
"Pek değil. Yönlendiğiniz yol şu anda tamirat için kapalı. Yani oradan gidemezsiniz. Bunu söylemek istemiştim. "
Nazlı rahat rahat nefes alırken Bahar gülümsemekle yetindi.
"Teşekkürler Memur Bey."
Polis Memur'u aynı şekilde karşılık verdikten sonra arkasını dönüp sıkışmış olan trafiğe ilerledi.
"Çok korktum." dedi Nazlı ağlamaklı bir sesle.
Bahar, Nazlı'yı görmezden gelerek işe gitmek için yola koyuldu. Bu kadar aksiyon ikisine de yetmişti. Nazlı'da aynı şekilde peşinden giderek Bahar'a ayak uydurdu.
~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~
"Bahar! Kendini yakacaksın şimdi."
Bahar, başkaları onu uyarana kadar
doldurduğu kahve bardağının taştığını fark edemedi. Hemen bardağı kenara koydu ve kendine gelmeye çalıştı. Bir türlü Muhtar işini ne yapacaklarını düşünmeyi bırakamıyordu. Sanki bir anda kapıdan bir polis girecek ve onu alıp gideceklermiş gibi hissediyordu. Bu çok rahatsız ediciydi. Kapı'nın girişindeki zil, kapı her açıldığında çaldığı için Bahar kriz geçirecekmiş gibi oluyordu.
"Neyin var?"
Bahar birden duyduğu sesle irkilirken, patronu kapı girişinden onu izliyordu.
"İyi değil gibisin. Bir sorun mu var?"
Bahar gülümseyerek elini bezle sildi.
"Ben iyiyim efendim. Teşekkürler."
"Efendim mi? Bana Deniz demen gerektiğini söylemiştim. Beni bir türlü arkadaş olarak görmüyorsun."
"İş yerinde sana dostunmuş gibi davranırsam, diğerleri de bundan yararlanır." dedi Bahar gülerek.
"Orası doğru. Senin dışında benimle böyle yakın kimse konuşamaz. Şimdi sorununun ne olduğunu anlatacak misin?" diyerek beklentiyle Bahar'a bakmaya başladı.
Bahar en sonunda dayanamayarak derin bir nefes aldı ve Deniz'i kolundan tutarak mutfağa getirdi.
"Ben arkadaşımla bir suç işlemiş olabilirim."
Deniz soru soran gözleriyle ona bakmaya devam ediyordu.
"Yani?"
Bahar böyle utanç verici bir şeyi nasıl söyleyeceğini bilememişti ama yine de uzatmadan pat diye söyledi.
"Muhtarin evini boyadık."
Deniz ilk başta dalga geçtiğini düşünsede ciddi olduğunun farkına varınca gülmeye başladı.
"Ciddi olamazsın! Gerçekten mi?"
Deniz kahkahalarinin arasinda zar zor konuşurken Bahar kaşlarını çatmıştı.
"Komik değil! Arkadaşımla başım belada şu an ve ne yapacağımızı bilmiyoruz."
"Kameralar sizi çektiyse...Sanırım senin yerine başka bir eleman bulmalıyım."
Bahar elindeki havluyu Deniz'e fırlatırken bağırdı. Deniz de o surada mutfaktan kaçarcasına çıkmıştı.
"Çok kötüsün!"
~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~
Nazlı elindeki kutuyu depoya götürmek için arka bölmeye giderken hala Muhtar işini ne yapacaklarını düşünüyordu. Büyük ihtimalle yakında yakalanacaklardi.
'Suç bende! Kim dedi ki kör kütük sarhoş olana kadar iç diye!'
Nazlı kendisine içinden söverken deponun kapısını açtı ve yeni gelen malların yanına giderek elindeki kutuyu da üstlerine koydu.
"İzinlisin sanıyordum Nazlı."
"Evet bende öyle."
Nazlı, yolun ortasında Bahar'ı takip ettikten sonra eve gitmiş ve yatağa tekrar yatmıştı lakin kendisine rahat vermeyen patronu ibnelik olsun diye onu işe çağırmıştı.
"Benimle uğraşacak vaktin varsa neden şu yeni gelen malları çıkartmıyorsun Sinem?"
~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~
Baran elindeki resimlere baktıktan sonra Egemen'e baktı.
"Fotoğraflarını çekmek yerine neden gidip onu bana getirmedin? Belli ki bu Nihal."
"Pek emin olamadım aslında. Yanında ki kişiyi daha şimdiye kadar hiç görmemiştim çünkü." diyerek Baran'ın karşısındaki koltuğa oturmuştu.
"Ciddi olamazsın herhalde? Birbirlerine ne kadar benziyorlar görmüyor musun?"
Baran sinirle elini masaya koyduğunda olduğu yerde doğruldu.
"Onu bana getir-ya da hayır ona iyilik yapıp ben ona gideceğim."
~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~
Deniz, Bahar'ı sabahtan beri oradan buraya sürüklerken ellerindeki alışveriş torbaları Bahar'ı iyice yormaya başlamıştı.
"Bu elbiseler falan ne için acaba Deniz?"
"Ah evet senin haberin yok! Ben bugün akşam parti veriyorum. Sen ve o polislik olduğunuz arkadaşın da geliyor." diyerek adımlarını yavaşlattı.
Bahar, içki olan hiçbir yere girmeyeyi düşünmüyordu. En azından uzun bir süre.
"Asla! Unut bunu. Kesinlikle olmaz. Bir daha kendimi polislik durumlara sokamam. Zaten şu ev boyama olayı fazlasıyla başımıza bela açmışken, yeni bir tanesini hayatıma sokamam."
Deniz, Bahar'ın söyledikleriyle suratını buruşturdu.
"Bu sefer benim gözümün önünde olacağınız için sorun olmayacaktır. Biraz eğlenmekten ne sorun çıkabilir Allah aşkına Bahar."
Bahar kesinlikle gitmeyi düşünmüyordu. Yani gitmeyecekti, ya da bilemeyiz belki de gider?
~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~ ~
"Bahar! Hoşgeldin de gelmeyeceğini sanıyordum." dedi Deniz gülerek. Bahar'ın suratında gördüğü memnuniyetsiz bakışlar keyfini yerine getirmişti.
"Bende oyle düşünüyordum lakin peşimde bir sülük olunca kolay kolay kurulamıyorsun."diyerek yanındaki Nazlı'yı gösterdi. Bahar, eve gittikten sonra Nazlı'ya partiden bahsetmişti ki yaptığı en büyük hatalardan bir tanesi de buydu.
"Sensin sülük. Terbiyesiz." Nazlı, Bahar'ın suratına bakmaya tenezzül etmeden konuşmuştu. Tabi evden çıkmadan önce ettikleri kavga bunun devamı niteliğindeydi.
"Peki geçin bakalım içeriye." diyerek kenara geçti Deniz.
Bahar, Nazlı ile beraber içeriye adımladıkları sırada Nazlı'nın kulağına eğildi ve fısıldamaya başladı.
"Fazla içme! Hatta hiç içme. İşimizi garantiye almalıyız." dediğinde Nazlı mızmızlanmaya başlamıştı. Bahar'ın en yakın arkadaşı kesinlikle alkol bağımlısıydı.
"Bir iki bardaktan bir şey olmaz Bahar. Sende keyfine bak." diyerek direk bar tezgahının olduğu kısma yöneldi.
Bahar arkadaşını şaşkınlıkla izlerken söylenmeden edememişti. 'En son keyfimize baktığımızda neler olduğunu gördük Nazlı.'
Nazli, Bahar'in dediginin tam tersine içmiş ve kafayı en kısa sürede bulmuştu. Herşeyi bulanık görmeye başlamıştı. Bahar onun aksine bir bardak bile içmemiş Deniz ile sohbet etmeyi seçmişti. Nazli , Bahar ve Deniz'in yanına gideceği sırada birden tökezledi ve birisinin üstüne düştü.
"Ç-çok üzgünüm." diye konuştu Nazlı. Ya da konuşmaya çalıştı mı demeliyiz?
"Sorun değil." Tanımadığı bir ses cevap verirken Nazlı'yı kolundan tutup kaldırdı.
Nazlı kafasını kaldırdığında çok yakışıklı bir çocukla karşılaşmıştı fakat bakışmaları saçından tutup sürüklemeye başlayan bir kız yüzünden son bulmuştu.
"Seni sürtük! Sevgilimle ne yaptığını sanıyorsun sen?!"
Nazli neler olduğunu daha idrak edemezken hızla saçını kızdan kurtardı ve kıza saldırmaya başladı.
Bahar sonlanan şarkının ardından gelen çığlık sesiyle o tarafa yönlenirken Nazlı'nın bir kızla kavga ettiğini fark etti.
Deniz şaşkinlikla kavgaya bakarken birden Bahar'ı, Nazlı'yı döven kişinin yanına gittiğini ve saçından tutup yere savurdugunu gördü . Tüm insanlar tepelerine toplanırken bazı kişilerin kameraya çektiğini görmüştü. Hadi ama! Güzel, eğlenceli bir parti olmalıydı. Kavgalı ve gürültülü değil!
"Seni pislik! Sen arkadaşıma ne yaptığını zannediyorsun! Seni öldürürüm."
Bahar sinirden bağırırken Nazlı, kendine gelmiş kızı beraber dövmeye başlamışlardı. Herkes bir yandan tezahüratlar yaparken Bahar ve Nazlı, kavga ettikleri kızı kendilerinden uzaklaştıranlara da bulaşmaya başlamışlardı. Adeta gözleri dönmüş gibiydi.
Fakat ikiside farkında değildi ki bu iş karakolda son bulacaktı.
Elimden geldiği kadar duzeltmeyi denedim arkadaşlar. Diğer bölümleri de yavaş yavaş halledeceğim. <3