Selin Hanım’ın söylediğine göre, boşanma davası sonuçlanana kadar Ayaz’a karşı en ufak bir hatam bile olmazsa, tazminat davasıyla elindeki her şeyi alabilirdik. Onun parasında gözüm yoktu. Lüks arabaları, şatafatlı evleri, serveti… Bunların hiçbiri umurumda değildi. Ama yine de, onun sürünmesini istiyordum. Beş parasız, çaresiz, yapayalnız… O zaman görürdük, benimle evliyken peşinde dolaşan, ona aşkla bakan kadınlar, cebinde beş kuruş kalmadığında hâlâ onun yanında olurlar mıydı? Zaten Ayaz, kendisini parasıyla var eden bir adamdı. Cüzdanı kabarık olduğu sürece etrafı dostlarla, sevgililerle doluydu. Ama ya parası bittiğinde? İşte asıl o zaman ne yapacağını görmek istiyordum. Bu, sadece bir intikam meselesi değildi benim için. Onun gerçek yüzünü, maskeler düştüğünde kimsenin yanında kalma

