Kuzu kurda aşık olmuş; Kurt: "Bende seni seviyorum, gel benimle dağlarda yaşa'' demiş. Kuzu hiç düşünmeden kabul etmiş tabi ama dağa çıkınca kurt kuzuyu yemiş...
Beni kafesin içine fırlatınca hızla kafesin kapısını kapattı. Ben kafesin ortasında her ne kadar korkmuş olsam bile korktuğumu etmeden kurda korkusuz gözlerle bakıyordum.
Adı herif Allah'ın cezası oksijen israfı psikopat zevkten dört köşe olarak sanki çok güzel film izliyormuş gibi kurdu izliyordu.....
Kurt bana yaklaşmadan, sivri dişlerini göstererek ir ir diye irleyerek etrafımda bir tur dolaştı. Yavaş yavaş avını pusuya çekmiş gibi ölümcül adımlarıyla bana yavaşça bana yaklaştı..... Tam üzerime atlamak üzereyken dışarıdan dayımın tüm sesiyle bağırarak
" ULAAAAAANNNNNN NE DEMEK KÜÇÜCÜK ÇOCUĞU CEZA OLSUN DİYE KURDUN KAFESİNE KİTLİYORSUNUZ. GEBARTİRİRİM LAN SİZİ YEDİ SÜLALENİZİ HEPİNİZİ O KAFESA SOKAR KURTLA BERABER YAKARİM. SERDAAAR ULAN ŞEREFSİZ KARAKTERSİZ PUŞT İBNE NERDESİİİİİİNNNNN?" diye bağıra bağıra bulunduğumuz odaya doğru geliyordu. Galiba karşısına onu durdurmak için birileri çıkarak bir şeyleri söylemeye çalıştı ve galiba dayım onu vurdu. Çünkü silah sesi geldi...... İbne Serdar " BU MANYAK BENİ ŞİMDİ BÖYLE GÖRÜNCE SAĞ BIRAKMAZ. ÇIKAR KİZİ HEMEN ÇIKAR" diye konuştu. Bir köpeği hızla kafesin kapısını açmaya çalışınca kurt onun üzerine atladı ve tam şah damarına sivri dişlerini geçirerek kanını içmeye başladı. Adam can havliyle bır kaç saniye kendini kurtarmak için hareket etti ama kurt onu bırakmadan kafesin içine doğru sürükleyerek getirdi.
Ben gözümün önünde olan bu korkunç, dehşet verici sahne karşında korkudan gözlerim kocaman açılmış vücudum durmadan titriyor şoka girmiş dayımın ne zaman geldiğini ve Serdar in dayımın yanında kendini aklamak için bir adamına bağırarak bir şeyler söylediğini ve ardından silahıyla alnının tam ortasına ateş ettiğini gördüm.
Gözüm her şeyi görüyor, kulaklarım her sesi duyuyor ama beynim algılamıyor di.
Gerisi yoktu.....
Kendime gelmeye başlarken yine bir tartışmaya şahit oldum.....
Bu sefer de dayım ve ibne Serdarin. Daha doğrusu dayımın sınırdan ibne' yi yumruk manyağı yaptığını hem vurup hem konuştuğunu duyuyordum. Tabi benim kendime geldiğimi fark etmiyorlardı.
"KEEEEESSSSSS SAKIN SAKIN BANA YALAN KONUŞAYIM DEME SENİN NE MAL NASIL BİR İT OLDUĞUNU BİLİRİM. HAZARI NASIL ORTADAN KALDIRDIĞINI ABLAMA VE KIZLARINI NASIL BİR CEHENNEM HAYATINI YAŞATTIĞINI OĞLUM KARIM VE DOĞMAMIŞ ÇOCUĞUMU NASIL ÖLDÜRDÜĞÜNÜ HEPSİNİ TEK TEK BİLİRİM. NE DÜŞÜNMÜŞTÜN BENİ BUNLARİ ASLA OĞRENAMEYECEĞİMİ NASİL OLSA BÜTÜN GÜÇ İRTİBAT SENDE KALACAĞINİMİ DÜŞÜNDÜN"
" KURBANIN OLAYIM NE ÖLDÜRMESİ NE GÜCÜ NE CEHENNEM HAYATI. ABİ KENDİNDE BİLİRSİN YUSUF KACİRİLDİĞİNDA VE YENGENİN BUNU ÖĞRENİR ÖĞRENMEZ OKULA DOĞRU GİDERKEN ARABANIN FRENİ TUTAMAYARAK KAZA YAPTIĞINDA YANINDAYDIM. BEN NASIL OĞLUM YERİNE KOYDUĞUM KÜÇÜCÜK ÇOCUĞU KACİRİYİM VE SONRASI NASİL ÖLDÜRÜRİM. YAPMA ABİ SANA BUNLARİ KİM SÖYLEDİYSE YALAN SÖYLEMİŞ SENLE BENİM ARAMİZA NİFAK SOKMAYA ARAMİZİ BOZMAYA ÇALIŞIYOR"
"YALAN ÖYLEMİ? BİRİLERİ BİZİM ARAMIZI BOZMAYA ÇALIŞIYOR ÖYLEMİ? OZAMAN DE BANA İLAYDA LENA VE ALEYNA LUNA SENİN KİZİN Mİ DEĞİL Mİ?"
Serdar anında sessizleşti ve korkudan kem kum etmeye başladı.
"E-EVET BE- BENİM KI-KİZLARİM İKİSİDE. BU BU NASİL BİR SORU ABİ"
" KEEEEEESSSSSSS ULAAAAAAN KESSSSS. MADEM SENİN KIZLARIN İKİSİ MADEM BABASI SENSİN NİYE İLAYDA NİN ILIK NAKLİNDE DONÖR SEN DEĞİL HAZAR OLDU. NEDEN SENİN DEĞİL HAZARIN KANİVE İLAYDA NİN KANLARİ BİR BİRİNE UYDU"
Serdar daha bir şey demeden benim gözlerimi açmadan anne diye sayıklamam üzerine dayım Serdarı bırakarak bana geldi. Gelirken de ona bakmadan kısık sesle
"BU KONUŞMA BURADA BİTMEDİ SERDAR EFENDİ. ŞİMDİ SIKTIR ET ALEYNA ABLAM GELENE KADAR BENİMLE KALACAK"
"AMA ABİ...."
"BAŞLATMA ABINE DEFOLLLL"....
Kapının kapanma sesiyle gözlerimi açtım ve karşımda babacan tavırla bana bakan dayımı gördüm.....
-Dayı...
-Dayicim...
-Dayı annem nerede?
- Güzelim biliyorsun İlayda çok ağır hasta onun bir an önce iyileşmesi için İngiltere'ye gönderdim annen ikisini...
Ben birşey demedim. Ama bayilmadan önce olan şeyler aklıma gelince korkarak ağlamaya başladım...
-Dayi ben ben çok korktum. Dayı o adam o adam....kurt... kurt o adamı önce boy boynunu ısırdı ve.... ve... kafese doğru sürükledi. Sonra...... so... sonra ka... kafasını ko... kopardı..... Her yer her yer kan oldu çok çok kan oldu... Dayı ben korkuyorum çok korkuyorum.....
Dayım sınırdan dişlerini dişlerine basmış çenesi titriyor ateş topuna dönüş muş kip kırmızı olmuştu. Ama sakın kalmaya çalışarak beni daha çok korkutma maya özen göstererek konuştu.
- Bilirim dayıcım. İkiniz de küçük yaşınızda biz yetişkinlerin bile kaldıramayacağı çok ağır şeyleri yaşadınız. Geçer unutursun diyemem. Ama zamanla korkun azalır. Unutma sen bir ablasın senin güçlü olman lazım. Farkındayım küçük yaşında minnacık omuzuna büyük sorumluluk yüklüyorum. Ama bu sorumluluğu ikimiz taşırız. Senin bu korkularını beraber üstesinden geliriz. Çok güçlü oluruz öyle güçlü oluruz ki bı daha kimse bizi kafeslara kapatmasin bu daha bizim iznim olmadan bizim hayatımızı elimizden almaya kalkışmasın. Artık ben varım ve her zaman yanındayım.
Bu konuşma üzerinden iki sene geçmiş ben artık 10 yaşında olmuştum. İlayda nin tamamen iyileşmesi iki sene yi sürmüştü. Bu süreç içerisinde İlaydaya bir daha ilik nakli yapıldı ve bu sefer ben donör olmuştum. Aslında ilk seferinde de benim ki uyumuştu ama annem öyle bir plan kurmuştu ti ki İlayda nin doktoruyla gizli konuşarak anlaşarak hepimizin uyumsuz olduğumuzu söylemişti. Serdar da babamın sakladığı yerden getirmek zorunda kalmıştı. Annem bunları yaptırırken aslında artık gerçeklerin ortaya çıkmasını ve artık her kes her şeyi bilmesini istemişti. Tabiki bize zarar gelmeden. Çünkü annem bilirdi ki başka türlü gerçekleri söylerse annem babamı öldürür bizede cehennem hayatını yaşatmaya devam eder di.
Bu ilik nakli olayından sonra annemin az çok istediği olmuş. Dayım kimseye belli etmeden babam hasteneden tekrar kaçırılmadan Serdar babam ve İlaydayla bana DNA testi yaptır mişti. Sonuç tam tahmin ettiği gibi babamız Serdar değil Hazar Türkoğlu çıkmış.
Ondan sonra annem ikisi hatta dedeme bile etmeden gizlice plan yapmışler ve ilk önce bizi güvenliğimizi saklamak amacıyla annem ve İlaydayi ingliter ye göndermiş benide yanına almıştı....
Aradan geçen bu iki sene içinde ben spora başlamış Moskova'nın en iyi uzman psikologlar tarafından tedavi olmayı başlamıştım. Dayım beni bir daha o eve göndermemişti. Ama Serdara da hiç bir ceza vermemişti. Çünkü babamın sakladığı yeri bir tek o bilirdi. Babamın can güvenliği için kendini hic bir şeyi bilmemiş gidi davranmaya başlamıştı.
Ama gözdağı vermeyi de unutma mişti. İlk önce babamdan tüm işleri devralmış Serdarin elindeki güçlerini imkanlarını çoğunu elinden almıştı. Serdar bunlara hiç şaşırmamış hiç bir itiraz etmemişti.
Takı dayım 1 sene önce ailesini yanına aldıran a kadar.....
Evet dayım o acılı günlerden sonra her şeyi bırakmış ve İngiltere'ye gitmiş ti. Ve orada belli bir zaman sonra kimseye belli etmeden gizlice evlenmiş ve o geçeni evliliğinden 3 yaşında çok tatlı oğlu olmuştu. Eğer dayımın ilk eşi ve çocukları öldürülmesey di. Şuan Yusuf 8 annesiyle beraber doğmadan ölen kardeşi 4 yaşında olurlardı.....
Dayım bir daha böyle bir acıyı kaldiramam diye kimseye söylememiş ti ikinci defa evlendiğini....
Tüm bunlar olduğundan 7 sene sonra yani ben 15 yaşımdey ken bir sıradan gün dayımın Türkiye'den çok yakın dostu ve kardeşi gelmişti.....
Dayım onlarla evde buluşmuş, yapılacak işlerini konuşmuş aralarında sözleşme imzalanmıştı. Bu süreç içerisinde ben o çocuğu bir kaç defa görmüştüm çok yakışıklı üzün boylu kumral saçları ile çok güzel gözüküyor bendan en fazla 5 6 yaş büyük gibi duruyordu.
Benim o zamanlar bütün aklım fikrim Serdar itin den bize yaşattiklari için intikam almakla meşgul olduğu için ona gözle bakmamış sıradan bir insan gibi davnarmiştim....
Hatta ismini bile bilmiyordum. Sonradan öğrenince Tahir Can olduğunu bildim. Ama Tahir ismi uzur olduğu için ona Can derdim.
Can ve abisi Türkiye ye dönmek için dayımın evinden ayrılırken silahlı çatışma olmuştu. Ve Can ın abisiyle beraber 10 kişi ölmüş. Can ve dayım çok ağır yaralanmış ler di........