Onay

1250 Words
Bir süre dans eden Duru susadığını söyleyerek masaya döndü. O sırada slow bir müzik başlamıştı. Dean Duru’ya gelecek misin? Der gibi bakınca Duru başını olumsuzca sallayıp oturmaya devam etti. Saruhan ve Neva’da kendilerinden bir süre sonra dansa kalkmıştı ancak şu an onları göremiyordu. Alkolsüz kokteylinden birkaç yudum alıp telefonuna gelen mesajı yanıtladı. O esnada duyduğu sesle başını kaldırdı. “Yoruldun mu?” Diyen Saruhan Duru’nun hemen çaprazına oturdu. Duru telefonunu bırakıp etrafa birkaç bakış attı. Neva yoktu ve Dean, Jessia’yla dansına devam ediyordu. “Ne yapmaya çalışıyorsun?” Diye Saruhan’a açıkça sorsa da Saruhan bir şey anlamadı. Dizlerinin üzerine koyduğu kollarını iki yana açıp “Ne gibi?” dedi. Bir daha böyle fırsat bulup bulamayacağını bilmeyen Duru direkt konuya girdi. Kelimelerin olabildiğince üzerini örtmeye çalışarak “Bahane olarak Neva’ya beni sunmuşsun!” Deyince Saruhan’ın bakışları değişti. “Onunla ne yapacaksın bilemem ama beni karıştırma!” Diye kesin bir dille uyardı. Saruhan bu konuşmadan oldukça rahatsız olmuştu. O gece içkinin etkisiyle ağzından Duru’nun adı çıkmış ve toparlayamamıştı. Şimdi bu kıza ne demeliydi? Düşündüklerinin aksine rahat görünmeye çalışarak “Seni bahane etmedim, sana saygı duyduğum için ev arkadaşınla olma fikrinden vazgeçtim.” Deyince Duru şaşırdı. Saruhan’ın böyle ince düşünmesi yansıttığı kişiye göre mümkün değildi. Histerik bir gülümseme yüzünü kapladı. “Yapma Saruhan! Bu kadar ince düşünme yoksa o nazik kalbini çok kırarlar!” diye alay etti. Ona söyledikleri düşünceli bir adamın ağzından çıkanlar değildi. Buna inanmazdı. Saruhan sinirlenmişti. Belli etmemek için uğraşıyordu. “Sen beni ne zannediyorsun?” Diye sordu. Duru umarsız “Hiçbir şey!” diye kestirip attı. Saruhan’ın bakışları da sesi de sertleşti. “Neva çok güzel, akıllı ve çekici bir kız. Gerçekten sana saygı duyduğum için onunla olmadım. Şu an anlıyorum ki senin için sorun olmuyorsa çekimser davranmama da gerek yok!” Diyerek düşüncelerini açıkça söyledi. Duru onun bu söylediklerine kırılmıştı. Kalbi hala öyle hassastı ki beyni ona bunları yaşayacağını hatırlatsa bile kalbinin incinmesine engel olamıyordu. Ve hislerini saklamak için bir önce ki davrandığı gibi ancak iğneleyerek sözlerini söyledi. “Neva’nın yaşı sana yeterince büyük geliyorsa benim için hiç sorun yok!” dedi. Saruhan iki elini birbirine sıkıca bastırdı. Bu kız ne laf anlamazdı! Ne kadar büyük konuşuyordu aklı almıyordu. Aynı sert sesiyle “Buna çok sevindim!” dedi gülümseyerek. Duru ona bakarak aynı şekilde gülümsedi ve o gülüşü hemen yüzünden sildi. Ayağa kalkıp dışarı çıkmak için yürümeye başladı. Öfkesinden kimseyi görmezken karşısından gelen Neva onu kolundan tutarak durdurdu. “Duru, iyi misin?” Diye kendini görmeyen arkadaşına sordu. Duru yüzünü biraz yumuşatıp “İyiyim, bastı biraz hava alıp geleceğim.” Deyince Neva başını salladı “Tamam.” Diyerek. Duru dışarı çıkınca başını gökyüzüne çevirip derin bir nefes aldı. Biraz önce resmen onlara izin vermişti. Kendini küçük diye reddeden adam sadece bir yaş büyük Neva’yla olacaktı. Üstelik onu akıllı ve güzel bulduğunu da belirtmişti. Daha önce aylarca sorguladığı gibi Duru’da eksik olan neydi? Saruhan neden onu sevmemişti? Ve en önemlisi; Saruhan’ı sevmemek için milyonlarca sebep varken Duru neden hala onu seviyordu. Kalbi bu kadar mı yüzsüzleşmişti? Dean’le mutlu bir geleceği olabilecekken derdi neydi? Temiz havanın bile ona iyi gelmeyeceğini anladığı o an telefonu alıp Dean’e mesaj attı. Gitmek istediğini, çantayı alıp gelmesini yazdı. Zaten öncesinde Neva ve Saruhan’ı yalnız bırakacaklarını konuşmuşlardı Duru’nun başka bahaneye ihtiyacı yoktu. Dean’in çıkmasını beklerken biraz üşümüş kollarıyla bedenini sarmıştı. Az sonra Dean tek başına geldi. Üşüdüğünü anlayan Duru’ya ceketini verip arabanın olduğu yere gittiler. Arabaya bindikten hemen sonra Duru “Jessia gelmeyecek mi?” diye sordu. Dean “O bir arkadaşına rastladı, sonra ayrılacak.” Deyince Duru başını salladı. Dean arabayı kullanırken “Neva her ne yaptıysa işe yarıyor.” Deyip güldü. Duru huzursuz olsa da anlamamış gibi “Nasıl yani?” diye sordu. “Ben çıkarken dans ediyorlardı oldukça samimiydiler.” Diyerek açıkladı. Duru “Neva fazla kapıldı.” Dedi. Dean “Yanlış bir şey mi?” Diye sorunca ilk önce ne diyeceğini bilemedi. Toparlamaya çalışarak “Yanlış değil de çok hızlı ilerliyor gibi.” Dedi. Dean onun elini tutup bir öpücük kondurdu. “Herkes bizim gibi derin yaşamak istemiyor. Çok üzerinde durulacak bir şey değil. Yüzeysel.” Diyerek düşüncelerini söyledi. Duru bundan mutluluk duyarak “Uzun sürmez mi diyorsun?” diye sordu. Dean onun sevincine anlam veremeyip “Uzun sürer ya da sürmez, geçici diyorum.” Dedi. Hemen ardından “Sen onların birlikte olmasını istemiyor musun?” diye sorunca Duru daha dikkatli olması gerektiğini kendine hatırlattı. “Ben sadece Neva’nın üzülmesini istemiyorum.” Dedi. Dean bunu anlayabilirdi. Saruhan’ı henüz tanımıyorlardı. Duru’yla çok yakın tanışıklıkları olmasa da kendilerinden daha çok fikre sahip olduğu gerçekti. Ancak Neva yetişkindi. Ona karışmak doğru olmazdı. “Üzülüp üzülmemek Neva’nın elinde. Yönlendirmek doğru olmaz en iyisini kendi bilir.” Diyerek görüşünü bildirdi. Duru şöyle bir düşününce Dean’e hak verdi. Zaten onun hak vermediği tek kişi Saruhan’dan başkası değildi. Eve geldiklerinde Duru bir şeyler içmek için Dean’i içeri davet etti. Kendiyle baş başa kalmak istemiyordu. Topuklu ayakkabılarını çıkarıp mutfağa giderken salonda olan Dean’e seslendi. “Kahve mi içeriz yoksa içkiye devam mı etmek istersin?” Diye  sorduğunda “Kahve.” Diye yanıt geldi. Makinaya kahve ve suyu koyup beklemeye başladı. Arkası kapıya dönükken Dean’in geldiğini fark etmedi. Beline dolanan kollarla bir an ürperdi. Dean’in sesi kulaklarına dolunca rahatladı. “Korkutmak istemedim.” Duru “Ama korkuttun.” Diye gülerek cevap verdi. Dean, Duru’nun ensesine birkaç öpücük bırakırken kulağına yaklaştı. “O zaman seni rahatlatmalıyım!” Deyip hızla Duru’yu kendine döndürdü. Beklemeden dudaklarına kapanıp usul usul onu öptü. Duru ona sarılınca aralarında boşluk kalmadı. Hemen sonra Dean onu kucaklayıp mutfak tezgahına oturttu. Öpücüklerine son verip Duru’nun yüzüne düşen bir tutam saçı kulağının arkasına itti. Gözlerini yüzünde gezdirip “Bu kadar güzel olmak zorunda mısın?” diye sordu cevabın ne olduğunu umursamayarak. Duru, Dean’in iltifatı karşısında sessiz kaldı. Onunla öpüşmeyi, yakınlaşmayı seviyordu. Ancak içinde bir yerlerde ihanet ediyormuş hissi neden yakasını bırakmıyordu? Dean, Duru’nun ne düşündüğünden habersiz “Gözlerine her baktığımda girdaba kapılmış gibi kayboluyorum.” Dedi. Duru onun bu sözünden sonra heyecanlandı. Onun sevgisinden haberi olsa da bu şekilde dile getirmesi Duru’yu çok ama çok mutlu ediyordu. Saruhan’ı yeniden görmeseydi üzeri örtülü hisleri uykudayken Dean’le pürüzsüzce çok mutlu olsaydı, ne olurdu? Aşkını yaşayamamıştı bari Dean’le özgürce yaşasaydı. Duru düşüncelere dalmıştı ancak çıkması çok hızlı olmuştu. Saruhan Neva ilişkisi gün yüzüne çıkmışken kendine hayatı zehir etmeyecekti. Nasıl gerekiyorsa öyle yaşayacak ve mutlu olacaktı. Dean onu böyle seviyorsa aynı şekilde devam edecekti. O yüzden Dean’in hamle yapmasını beklemeden onu öptü. Elleri ensesinde duran saçlarını çekiştirirken Dean, Duru’nun kendine gelişinden oldukça mutluydu. Ellerini Duru’nun çıplak bacaklarına koyup hafifçe okşadı. Ondan itiraz gelmediği her saniye yavaşça ilerledi. Öpüşmeleri derinleşirken Dean onun kucaklayıp salona taşıdı. Kucağında Duru’yla koltuğa otururken oldukça dikkatliydi. Ellerini sırtından başlayarak kalçalarına doğru dolaştırmaya başladı. Duru nefes alma ihtiyacıyla dudaklarını Dean’den ayırdı. Birbirlerinin gözlerinin içine bakıyorlardı. Neden sorduğunu bilmeyerek hislerinin doğrultusunda “Yukarı çıkalım mı?” deyince Dean gülümsedi. “Gerçekten bana bunu mu soruyorsun?” Diye sorunca Duru da onun gibi gülümsedi. Dean onun cevabını beklemeyip Duru’nun boynuna ardı ardına öpücükler bıraktı. Arzulu sesiyle kulağına “Demek ki seni ne kadar istediğimi yeterince belli edememişim.” Deyip Duru’nun kalçalarından tutarak kendine bastırdı. Duru aldığı hazla gözlerini kapayıp inleyince Dean ensesinden tutarak yüzüne yaklaştırdı. “Sana, her haline, gözlerine aşığım! Seni deli gibi istiyorum! Peki ya sen?” Diye sordu. Duru düşünmeyi bırakmış anının tadını çıkarırken “İstiyorum!” diye fısıldadı. Dean onun söylediğini dudaklarıyla ezdi. Biraz öncekinden daha tutkuyla öptüğü kadını bir önce kendine katmak istiyordu. Ancak her ikisini de bundan mahrum bırakan Neva’nın kocaman kahkahası oldu. Duru ve Dean oldukları halde sesin geldiği yere dönünce Neva ve Saruhan’la karşılaşmayı beklemiyorlardı.            
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD