bc

AŞİRET PAKET ( Bir Miras Meselesi!) +18

book_age18+
8.7K
FOLLOW
119.1K
READ
revenge
forbidden
love-triangle
contract marriage
one-night stand
family
HE
love after marriage
age gap
fated
forced
opposites attract
second chance
friends to lovers
arranged marriage
curse
playboy
badboy
kickass heroine
neighbor
stepfather
mafia
single mother
heir/heiress
blue collar
sweet
lighthearted
serious
kicking
bold
city
mythology
office/work place
pack
small town
childhood crush
disappearance
enimies to lovers
lies
secrets
love at the first sight
friends with benefits
surrender
addiction
substitute
like
intro-logo
Blurb

İçerik; ( +18 Sahne Uyarısı!, Anlaşmalı evlilik, Miras Varisi, Tek gecelik ilişki aşka dönüşüyor, Farklı coğrafyalar)

Mardin'li bir kız, istanbul'a evlatlık verilir, başarılı bir yazar olarak yetişir. Ama yıllar sonra babasından kalan büyük miras için, Aşiret Paket bir kocayla anlaşmalı evlenir..

Duygular karışmayacaktır, herşey oyundur. Ama evde ki işler, çarşıya uymaz.!

Deli bir Adam ve İnatçı bir keçiyi okumaya hazırmısınız?

❤️‍🔥❤️‍🔥❤️‍🔥❤️‍🔥❤️‍🔥

chap-preview
Free preview
Geçmişi Yakıp Geçmek;
Normal kadınlar aldatılınca saçını boyatır ya da depresyona girerdi. Ben mi? Yedi yıllık sadakatimin patlamasını, şehrin en tehlikeli gece kulübünde bulduğum o fırtına gibi yabancıyla yatağa girerek kutlamıştım. Bir Aşiret ağasını başıma bela alacağımı bilmiyordum... Yedi yıl. Lina tam yedi yılını bir adama vermişti. Birlikte büyüdüğü, hayatını adadığı, bir hafta sonra nikah masasına oturacağı nişanlısı Erkan; en yakın arkadaşı Buse’yle bir yıldır beraberdi. Olayı öğrendiği an midesine sert bir yumruk indi. Yedi yıllık güven, aşığım vaatleri, kurulan bütün hayaller... Hepsi koca bir yalandan ibaretti. Şimdi ise, Gelinlik çöpteydi. O pislik adamın ise cehennemin dibine kadar yolu vardı. Lina, oturup ağlamayı düşünmüyordu.. Yirmi sekiz yaşındaydı. Dergi sektöründe tırnaklarıyla kazıyarak bir isim yapmıştı. Kendi dergisini kurmak, kendi krallığının patroniçesi olmak en büyük hayaliydi ama üvey babasının iflası onu da finansal bir bataklığa sürüklemişti. Krediler reddediliyor, yatırımcılar yüzüne bile bakmıyordu. Bütün bu yükün üstüne bir de sırtından bıçaklanmıştı. Kendini yıllarca bu adama saklamıştı, evlendiği gece onun olmak istiyordu. Peki, bekaretini koruyarak ne kazanmıştı? Kocaman bir hiç. Seksi elbisesiyle, "Bu gece değil," diye fısıldadı aynadaki yansımasına bakarak. "Bu gece kurallara göre oynamayacağım. Yok artık o masum kız.." Bu gece Lina Demir yeniden doğacaktı. Ve bunun için bütün sınırları yakıp geçmesi gerekiyorsa, ateşi bizzat kendisi yakacaktı. Gece yarısı, İstanbul’un en lüks kulüplerinden birinin barında kristal kadehindeki içkisini yavaş yavaş içiyordu. Arkadaşları onu teselli etmek için dışarı çıkarmıştı ama Lina’nın kafasındaki plan bambaşkaydı. Ağlayıp sızlamayacaktı. Geçmişi hafızasından silmenin tek bir yolu vardı: Tamamen yabancı, sabah adını bile hatırlamayacağı, tehlikeli bir adamla bu gece birlikte olacaktı. İlk deneyiminin böyle olacağını hiç hayal etmemişti ama kararlıydı. Gözlerini loş ışıkların altındaki kalabalıkta gezdirdi. Avını arıyordu. Ve tam o anda, fırtına gibi yakışıklı ve teklikeli bir adam gördü. Barın en kuytu köşesinde, tek başına oturuyordu. Simsiyah, hafif dalgalı saçlarıyla gece gibiydi. Açık bıraktığı gömlek düğmelerinin arasından görünen esmer teni ve oturduğu yerden bile belli olan geniş omuzları, mekandaki her kadının bakışlarını üzerine çekiyordu. Ama adam etrafındaki ilgiyi zerrece umursamıyordu; elindeki kadehi sakince yudumluyordu. Ama Lina’yı asıl vuran şey adamın gözleriydi. Koyu, keskin ve fazlasıyla tehlikeli. "Tam aradığım bela," diye mırıldandı. Kadehini sertçe masaya bıraktı. Kırmızı rujlu dudaklarını birbirine bastırıp topuklularının davetkâr tıkırtıları eşliğinde doğrudan adamın masasına yürüdü. Onu gözüne kestirmişti.. Lina masanın başında durduğunda, adam başını yavaşça kaldırdı. Bakışları Lina’nın bacaklarından başlayıp boynuna, oradan da gözlerine kadar tırmandı. Adamın bakışları hayatında hiç görmediği bir sertlikteydi. Ama... Lina geri adım atmadı. Çenesini dikleştirdi, seksi bir tonla mırıldandı: "Gel bakalım sen benimle." Adamın kara kaşları hafifçe çatıldı. Sesi sorgulayan bir tonda döküldü dudaklarından: "Tanışıyor muyuz?" Lina gözlerini devirip çantasını omzuna astı. Kendinden fazlasıyla emin, küstah bir tavırla eğildi: "Parasıyla değil mi? Gel bakalım işte, uzatma." Adamın yüzünde saliselik bir şaşkınlık donup kaldı. Kısa sürede ne olduğunu çözmüştü. Sonra... dudaklarının kenarı yavaşça yukarı kıvrıldı. Bu sıradan bir gülüş değildi. Gözlerinde sinsi, fazlasıyla karanlık bir ateş yandı. Karşısındaki bu asi kadının onu bir erkek eskort sandığını anlamıştı. Derinden, boğuk bir kahkaha attı. Kadının bu hali onu tahmin ettiğinden çok daha fazla eğlendirmişti. Lina ise adamın o vahşi bakışı karşısında içinde açıklayamadığı bir ürperti hissetti. Bir şeyler yanlıştı... ama geri dönüş için çok geçti. Adam yavaşça ayağa kalktı. Lina, onun uzun boyunun ve heybetinin gölgesinde küçücük kaldığını fark ettiğinde nefesi bir anlığına kesildi. Adamın ipek gömleğinin altındaki kaslar resmen kumaşı yırtacak gibi duruyordu. Tehlikeli, karizmatik ve esmer tipiyle tam bir aşiret paketti. Böyle bir tiple neden bu işi yapar ki insan? diye geçirdi içinden. Sonra adam Lina’yı tepeden tırnağa, tenini aklıyla soyarcasına süzdü. Gözlerindeki gizli eğlenceyi saklama gereği bile duymadan, pürüzsüz bir sesle fısıldadı: "Peki efendim. Bu gece tamamen seninim." OTEL ODASI... Kapı arkalarından kilitlendiğinde odadaki oksijen aniden tükenmiş gibiydi. Alkol Lina’nın başını döndürüyordu ama nabzı deli gibi atıyordu. Sırtını kapıya yaslamamak için kendini zor tuttu. Karşısındaki bir profesyoneldi ve Lina çok acemi gibi görünmek istemiyordu. İlk deneyimim olduğunu görünce zaten anlayacak diye düşünüyordu. Bu yüzden kendini adamın kontrolüne bıraktı. Adam ceketini tek bir rahat hareketle çıkarıp otel koltuğunun üzerine fırlattı. Gözlerini Lina’nın üzerinden bir saniye bile çekmiyordu. Her bakışı, kadını gözleriyle yer gibiydi. Aralarındaki mesafe kapandığında, adamın teninden yayılan pahalı tütün ve odunsu koku Lina’nın zihnini tamamen uyuşturdu. Gerçek bir erkekti karşısındaki.. Adam bir elini duvara, tam Lina’nın başının yanına dayadı. Eğildi; dudakları Lina’nın dudaklarına değecek kadar yakındı. "Beni gerçekten istiyor musun?" diye sordu. "Yoksa sadece birilerinden intikam almak için kendini ateşe mi atıyorsun?" Bakışlarındaki sertlik bir an Lina’nın içini titretti. Bu adam sıradan biri gibi durmuyordu; Lina’nın gözlerindeki saf intikam ateşini bir bakışta anlamıştı. Lina yutkundu ama geri adım atmadı. Gözlerini adamın koyu kahve gözlerine dikti, dudaklarında meydan okuyan bir gülümsemeyle elini adamın sert göğsüne koydu, gömleğin altındaki kaslarının kıvrımlarını okşadı. "İkisini birden yapamaz mıyım?" diye sordu. Sesi artık giderek erotik bir tona bürünmüştü. Adamın dudaklarındaki o sinsi tebessüm bir anda silindi; yerini vahşi bir açlığa bıraktı. "Yaparsın," dedi fısıltıyla, diğer elini Lina’nın beline dolayıp onu sertleşmiş erkekliğine yapıştırırken. "Ama bu ateş ikimizi de yakarsa... sabah ağlamak yok." İstanbul’un ışıkları odanın dev camlarından içeri süzülürken, Lina Demir geçmişini tamamen kül etmek üzereydi. Ve bu gecenin, hayatının en büyük fırtınasının sadece başlangıcı olduğundan zerre kadar haberi yoktu...

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

SENİ DUYMADAN SEVDİM

read
39.2K
bc

SAKLI

read
1K
bc

Ağanın Sözde Karısı

read
105.5K
bc

GÖLGEDEKİ PATRON

read
7.0K
bc

SUSKUN GELİN

read
149.3K
bc

Naz'lı Sevgilim (Türkçe)

read
4.3K
bc

MARDİN KIZILI [+18]

read
595.4K

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook