& Mahir’in Gözünden & Garajın kapısını açtığımda güneş henüz tam tepeye yükselmemişti. Hava sıcak ama katlanılırdı. Aracım olduğu gibi duruyordu; siyah, ağır, araziye uygun. Kapıyı açıp içeri geçtim. Yasmin’in sesi hâlâ aklımdaydı. Az önce telefonda “tamam kocacım” dedi ya… O kelimeyi söyleyişinde bir şey var. Beni yumuşatıyor. Ben kolay yumuşayan biri değilim. Ama o… Bilmiyorum. İnsanın içine dokunuyor. Gaza bastım, pikap avludan çıkarken toz yükseldi. Yol boyunca kavakların arasından rüzgâr uğulduyordu. Tespihi çevirirken kendi kendime söylendim: “Uzatma Mahir… duygulanacak zaman değil.” Bugün satışa çıkacak arsaları gezeceğim. Babamdan kalan toprak. Mirasa sahip çıkmak kolay değil. Adamın biri almak istiyormuş, fiyat da konuşulacakmış. İlk arsanın başında bizi Halit karşıla

