İnsanoğlu unutkanlık üzerine var olmuştur. Belki de bu yüzden kalbi hem yarayı hem de ilacı aynı anda taşır. Adem peygamber, kendisine yasaklanan meyveyi yedi. Bilerek değil, unutarak. Kur’an’da bu hâl şöyle anlatılır: “Andolsun, daha önce Âdem’e ahit verdik; fakat o unuttu. Biz onda bir azim bulmadık.” (Tâhâ, 115) Unutmak, insana mahsustur. Kanmak da öyle. Adem’in Havva’ya güvenmesi, bir erkeğin bir kadına gözünü kapatıp inanmasının ilk örneğiydi belki de. Sonuç iyi ya da kötü oldu; ama hakikat değişmedi: Erkek ve kadın birbirine güvenir. Çünkü sevgi, biraz da teslim olmaktır. Peki insan, birini delirircesine severken nasıl olur da bir gün başkasını sevebilir? Sevdiğini gerçekten unutabilir mi? Hayır. İnsan sevdiğini unutmaz. Ama bazen onunla yürünecek yolun bittiğini kabul eder. Bu y

