AZAD Ortamda koyu bir sohbet dönerken, kızlar ise mutfaktaydı. Ara sıra amcam ve babamın bakışlarını üzerimde hissediyordum. Benim hakkımda konuşuyor, alayla gülüyorlardı. Dewran ise sürekli sırtımı sıvazlayıp duruyordu, ters bakışla ona baktığımda otuz iki diş sırıttığını gördüm. “Aslanım be!” diyerek sırtıma avuç içiyle vurdu. “Dewran, asabımı bozmayasın!” dediğimde omuz silkti. “İnşallah bu seferde hepimizin kahvesi tuzlu olmaz.” Ciwan, sıkıntıyla konuşuyordu. Derin bir nefes bırakırken, koltuğa doğru yaslandım. “Ağabey, kahveyi içecek misin?” “İçmeyeyim mi Dewran?” dediğimde dudaklarını büzdü. “Valla bilmiyorum, bizimkilerin elinin ayarı olmuyor.” Dizlerimi sallarken aynı zamanda stresle oturduğum yerde kıvranıyordum. Bir an önce şu meselenin hallolmasını istiyorum.

