DİLA Ofisimin kapısına konulan mağaza paketleri, kaşlarımın çatılmasına sebep oldu. Oturduğum sandalyeden kalkarak kapıya doğru yürüdüm. Paketleri kapının önüne koyan kalıplı adamı hatırlıyordum, bu sabah karanlık yolda giderken bir kaç serserinin elinden kurtarmıştı. Cam kapıyı açtığımda adam tüm paketleri içeri taşıdı, dudaklarım aralanırken yüzüm kasılmıştı. Bu paketler neydi ve neden odama konuluyordu? ''Bunlar nedir?'' diye sordum çekinen bir tavırla, uzun sakallara sahip adam başını aşağı eğdi. ''Azad bey, sizin için bunları almamızı emretti.'' Kaşlarım daha çok çatıldı, yüz hatlarım kasılırken paketlere doğru eğilip içlerine baktım. ''Bunlar çocuklar için, bunlar ise sizin için.'' dediğinde boğazıma bir yumru oturdu. Kaçamak bakışlarla adama baktım, bana değil yere bakıy

