AZAD Balo salonu artık bir savaş alanıydı. Kırılan kristal avizelerden düşen cam parçaları, silah sesleriyle birleşerek kaosu tamamlıyordu. Davetliler korkuyla kaçmaya çalışıyor, masaların altına saklanıyordu. İnsanlar panik içinde çığlıklar atıyordu. Garsonlar tepsilerini düşürdü, masa ve sandalyeler büyük bir gürültüyle devrildi. Dila'nın bileğini sıkıca kavrarken, etrafımızı çevreleyen adamlara bakarak dişlerimi öfkeyle sıktım. Peşimizde olduklarını biliyordum. Dila'yı çıkış kapısına doğru sürüklemeye çalıştım. ''Koş!'' diye kükredim, çıkış kapısına gitmesi gerekiyordu. Celal, orada bekliyordu. Onu güvenli bir alana götürecekti. Ama karşımıza çıkan adamlar, ellerindeki silahları dikkatle tutuyordu. Her şey için çok geçti. Silahlardan biri doğrultuldu. Dila'yı refleksle yere d

