DİLA Hastaneye vardığımızda, doktorlar ölüm haberimizi Azad'ın ailesine vermişti. Hastane koridoruna adeta bir kaos çökmüştü. Herkes, acıyı rol yapmak için kullanıyor, sahte gözyaşları dökerek kendini yere atıyor, acı dolu çığlıklar atıyordu. Gerçekten bir şeyler hissettikleri yoktu. Ama bu, bizim için bir avantajdı. Daha inandırıcıydı. Şimdi ise yangın merdiveninde bekliyorduk. Az sonra Dewran gelecek ve bizi götürecekti. Zaman sanki donmuştu, her saniye daha ağırlaşıyor, her an biraz daha korkutucu hale geliyordu. Kollarımı göğsümde birleştirip derin bir nefes aldım, sakin olmaya çalışarak. Her şeyin ne kadar geçici olduğunu düşünmeye başladım. Azad, elini omzuma koyarak saç diplerime hafifçe bir öpücük kondurduğunda, bir an için dünya sadece o anmış gibi hissettim. Yüzüne gülümsed

