15.Bölüm

1315 Words
Eksiliyordu. İçimde bir şeyler sürekli eksiliyordu. Bunu hissediyordum. Hedefime git gide yaklaştıkça değişiyordum. Daha acımasız ve daha cani oluyordum. İşkence yöntemlerim git gide kanlı ve karanlık bir hal alıyordu. Fiziksel acılarına ruhsal olarak da acı ekliyordum artık. Delirmelerini sağlıyordum. İlk başlarda – Arman, Igor ve Kurt’te olduğu gibi – fiziksel acılara ağırlık verirken bir süre sonra bana yetmediğini fark ettim. Daha çok acı çekmelerini istiyordum. Bu yüzden akılları ile oynamak onları çıldırtmak için RV’den yardım istemek zorunda kalmıştım. Güçlü ve karanlık büyüden oluşan bir iksir hazırlamıştı benim için. Ne olur ne olmaz diye de beni korumak amacı ile artık o da işkencelerimde zindanda bulunuyordu. Her ne kadar onu bu işe karıştırmak istemesem de içimde oluşan o yetersizlik boşluğunu doldurmak için ona ve büyülerine ihtiyacım vardı. Ben işkenceye başladığımda bir köşeye çekiliyor ve dünyadan getirdiği walkman kaset çalar ile müzik dinlemeyi seçiyordu. Bunda işkence ettiğim kişinin çığlıklarını duymak istememesinin büyük bir etkisi vardı tabi. Oysa onların acı içindeki haykırışları benim kulağıma müzik gibi geliyordu. Bana karışmıyor, beni durdurmuyor bir köşede oturup büyünün ters bir tepkimeye sebep olup olmayacağını izliyordu sadece. Richard ve Jackson’ın bundan haberi yoktu ki ben istemiştim bunu da. RV’yi benim ile birlikte bir bataklığa sürüklediğimi biliyordum ama kendime engel olamıyordum. Buna ihtiyacım vardı. Her geçen gün kana ve acıya daha aç bir hale geliyordum. Ailemin intikamını tek tek alırken içimdeki boşluk yüzünden uyuyamıyor, bir sonraki işkencemi düşlüyordum. Geriye bir kişi kalana kadar git gide gaddarlaşırken yeni halimden oldukça memnundum aslında. Etrafta söylentiler dolaşmaya başlamıştı. Kaybolan askerler – hem de Kraliyet Ordusu’ndan olan askerler – yüzünden hem arama yapılıyor hem de orduda bir hain olduğu dedikodusu her geçen gün artıyordu. İçsel olarak orduda bölünmelere sebep oluyordum. Zamanında ailem için yapılmayan şey – ailemin kurban gittiği suikastı doğru düzgün araştırmamışlardı bile – öldürdüğüm katiller için yapılıyordu. Bu beni daha da sinirlendiriyor, içimdeki öfkeyi dayanılmaz bir hale getiriyordu. ‘’ Hazır mısın? ‘’ RV’nin sorduğu soru ile bakışlarımı ona çevirdim. Ellerini giydiği şortun ceplerine koymuş bir şekilde üstten aşağıya bana ifadesiz bir surat ile bakıyordu. Kafamı olumlu anlamda sallayıp bileylediğim hançerimi kınına koyup ayağa kalktım yavaşça. Bugün her şey bitiyordu. Sonuna gelmiştim çıktığım bu kanlı yolun. Sonunda Benjamin’in ölümü ile ailemin intikamını alacak ve huzura erecektim. Derin bir nefes aldım ve zindana doğru ilerlemeye başladım. RV’nin yanından geçerken bana düşünceli – gözlerinde biraz da hüzün görmüştüm – bir şekilde bakarken gülümsedim yürümeye devam edip. ‘’ Sonunda RV. Sonunda tüm acılarım bugün sona erecek. Hadi, şu büyüyü yap da Benjamin bize gelsin. ‘’ Yıkık dökük kalenin girişinde durarak konuştum RV’ye dönerek. Hala daha bana bakıyordu aynı ifade ile. Kafasını yavaşça sallayarak yürümeye başladığında gülümsemem yüzümde büyürken kalbim göğsümde – uzun zamandır hissetmediğim bir şekilde – heyecan ile hızlanmıştı. Zindana girip RV’nin girmesi için kapıyı tuttum. İçeri girdiğinde kapıyı kapatıp işkence aletlerimin başına geçtim hızla. Zindanı biraz dekore etmiştim. Duvarlarda artık öldürdüğüm katillere ait uzuvlar bulunuyordu. Bunun dışında işkence aletlerimi duvara montelediğim raflara yerleştirmiştim. Çeşitleri de artmıştı zaman içinde. Bakışlarımı duyduğum mırıldanma ile işkence aletlerimden çekip RV’ye çevirdim kısa bir anlığına. Gümüş ejderha olmasının verdiği beş elemente hükmetme yeteneğini kullanarak bir beden oluşturmaya çalışıyordu söylediği büyülü sözler ile birlikte. Belirgin hiçbir özelliği olmayan bir kabuk oluştuğunda şaşırmamış gibi yapmaya çalışarak RV’ye doğru ilerledim. Belirgin bir yüzü, saçları olmayan sadece et ve kemikten oluşan bedenden bakışlarımı kaçırdım. RV yaptığı ideal kadın büyüsünün Benjamin’de işe yaramayacağını düşünüyordu. Bu yüzden büyüyü değiştirmeye karar vermişti. Şimdiki büyü sayesinde Benjamin’in en çok arzuladığı kişiye dönüşecekti bu kabuk. ‘’ Sıra sen de Destiny. Hedefinin ismini bedenin kulağına söyle ve dönüşüm tamamlansın. ‘’ RV’nin dedikleri ile kulak olması gereken tuhaf uzva yaklaştım ve mırıldandım. ‘’ Benjamin Hughes. ‘’ İsmi söylediğim an kabuk parlamaya ve değişmeye başlamıştı. Kabuk git gide değişirken gördüğüm şeye anlam veremiyordum. Ama nasıl? Neden? Beden küçülüp parlaklık geçtiğinde şakınca ufak kız çocuğuna bakıyordum. Kızıl karmakarışık saçlar, grimsi gözler ve üzerindeki lila rengi elbisesi ile kendi küçüklüğüme bakıyordum. ‘’ Ha? Bir saniye, ne? Bu – bu sensin Destiny! ‘’ RV’nin dile getirdiği gerçeklik ile şaşkın bakışlarımı ona çevirdim. Benjamin’in en çok arzuladığı şey benim küçüklük halim miydi yani? RV’nin bakışları bir benim bir de küçük halim arasında mekik dokurken bendeki şaşkınlığın bir yansıması vardı yüzünde. Kendine gelebildiğinde dudaklarını birbirine bastırıp küçük benin önünde diz çöktü. Ona anlamayan bakışlar atarken sağ elini kaldırıp yaptığı büyünün yanağına elini koydu. Bu, gerçekten çok tuhaftı. ‘’ Çok güzel bir çocukmuşsun. Bu kadar küçük müydün aileni kaybettiğinde? ‘’ RV’nin kafasını çevirip omzunun üstünden bana bakarak sorduğu soru ile omuz silktim. Büyünün üstündeki kıyafetlerde gözlerimi gezdirdim RV tekrar bakışlarını küçük bana çevirirken. ‘’ Aslında büyünün aldığı şekil ailemin öldüğü günün temsili gibi. Annem lila rengini çok severdi. O gün sabah bana bu elbiseyi zorla giydirttiğini hatırlıyorum. O zamanlarda da elbiselerden nefret ederdim ama annem o gün doğum günüm olduğu için elbise giymem konusunda diretmişti. ‘’ Hatırladığım anı ile birlikte yüzüme buruk bir tebessüm yayılmıştı. RV’nin bakışları bana dönerken hızla kendimi toparladım ve kaşlarımı çattım. ‘’ Büyüde bir yanlışlık olmalı RV. Benjamin’in arzusu neden benim küçüklüğüme dönüştü ki? ‘’ Sorduğum soru ile RV de kaşlarını çatmıştı. Dudaklarını büzerek birkaç saniye düşündü ve ardından bakışlarını tekrar yaptığı büyüye çevirdi. Gözlerini ruhsuz küçük bende dolaştırırken konuşmaya başladı. ‘’ Hayır, büyüde bir yanlışlık yok. Arzu basit bir kavram değildir. Genelde akla ilk olarak cinsellik gelir ama dediğim gibi, bu basite indirgemek olur. Örneğin seni ele alalım. Senin içinde yoğun bir öldürme arzusu var. Benim içimde de ordumu tüm evrenlerin en güçlü ve en büyük ordusu yapma arzusu var. Benjamin’in içinde de senin küçük halin ile ilgili – ‘’ ‘’ Sapık de sen şuna kısacası. Her neyse. Büyü işe yarasın da gerisi önemli değil. ‘’ Omuz silkip zindanın kapısına doğru yöneldim ve kapıyı açtım. RV ve büyüden oluşmuş küçük bana doğru dönüp, RV’nin işini yapmasını bekledim. Düşünceli bir şekilde bana bakarken aklından neler geçtiğini merak ederek gözlerimi kıstım. Yine ne düşünüyordu bu çılgın? Derin bir nefes alıp ardından büyülü sözleri söyledi ve birden küçük ben titremeye başladı. Ne olduğunu tam kavrayamadan açtığım kapıdan gözle takip edilemeyen bir hız ile koşarak gitmişti. Şaşkın bakışlarımı RV’ye çevirdiğimde omuz silkmek ile yetindi ve ayağa kalkıp zindanın köşesine doğru yürümeye başladı. ‘’ Benjamin yakında burada olur. Kendini hazırla. ‘’ Ruhsuz bir tonda dediklerinin ardından ben işimi – daha doğrusu işkence demek olacaktı sanırım – yaparken oturup beni beklemek için getirdiği sandalyeye oturmuştu. Gözlerimi ondan çekip babamın hançerini kınından çıkardım ve sağ elimi havaya kaldırdım. RV’nin öğrettiği büyüyü mırıldandığımda kılıcım elimde belirmek yerine kafamın üstünde belirmişti. Ben hızla çekilirken RV ‘ Hiiii! ‘ bir korku nidası ile oturduğu yerden kalkmıştı. Yüzümde eğreti bir gülümseme ile RV’den yere düşen kılıcıma çevirdim bakışlarımı. Eğilip yerden aldım ve doğrulurken mırıldandım. ‘’ Sanırım biraz daha pratik yapmalıyım, ha ne dersin? ‘’ RV sorduğum soru ile kollarını göğsünde birleştirip attığı alaycı bakışlarla sandalyesine geri oturmuştu. ‘’ Ne mi derim? Az kalsın beynini delecektin Destiny! Hem biraz daha pratik mi? Bu iş bitsin bir, sen gör o zaman biraz pratiği. ‘’ Dedikleri ile omuz silkip kılıcımın kabzasını sıktım elimle. Haklıydı. İşin içine büyü girdi mi her zaman çuvallıyordum. ‘’ Hele bir bitsin RV, o zaman düşünürüz bu konuyu. ‘’ Dedim zincirlere doğru ilerleyerek. Benjamin beni burada bırakıp gittiğinde bu zincirlere bağlıydım. Onu tam onların önünde bekleyecektim. Arkamı dönüp zindanın kapısına bakmaya başladım. ‘’ Bugün sonlanacak değil mi Destiny? Artık geri dönecek ve eskisi gibi olacaksın değil mi? ‘’ RV’nin dedikleri ile bakışlarımı kapından ayırmadan kafamı olumlu anlamda aşağı yukarı salladım. Geri dönecektim ve RV’nin hayalini gerçekleştirmesine yardım edecektim. Ama eskisi gibi olma konusunda emin değildim. Bugün huzura erecektim. Ailemin intikamını alacak, içimdeki o boşluğu dolduracak ve kendimi bulacaktım. RV tekrar konuşmak için bir girişimde bulunmayarak sessizliğe gömüldüğünde gözlerimi kapattım ve duyma duyuma odaklandım. Benjamin’i gelmeden önce duymak istiyordum. Ne kadar süre öyle bekledim bilmiyorum ama uzaklardan gelen kanat sesleri duyduğumda gülümseyerek gözlerimi araladım. Sona gelmiştik artık. 
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD