Uyku ile uyanıklık arasındaki o ince çizgide yuvarlanıp giderken kulağıma dolan sesler beni uyanmaya zorluyordu. Bir de sürekli kolumdan dürtülmemin de etkisi vardı tabi. Somurtup küfür ettikten sonra yorganıma daha sıkı sarılıp yastığıma yüzümü gömdüm.
‘’ Destiny, uyanman gerek. Bir şeyler bulmuş olabiliriz. ‘’ Richard’ın boğuk sesi iyice net gelmeye başlarken kaşlarımı çattım.
‘’ Defol git Richard. ‘’ Daha uyuyalı ne kadar olmuştu ki? Yarım saat? Belki de bir? Uyarım ile birlikte Richard sessizliğe gömülünce gülümsedim. Akıllı çocuk. Uykuma kaldığım yerden devam etmek için yatağımda daha rahat bir pozisyona geçip kolum ile gözlerimi kapattım. Derin bir nefes alıp Richard’ı def etmemin verdiği huzur ile tam uykunun kollarına sarılacaktım ki buz gibi suyun tüm vücudumu sarması ile irkilerek hızla gözlerimi açtım. Yerimden fırlayıp neler olduğunu anlamaya çalışarak etrafıma bakındığımda Richard’ın kapı girişinde kaçmaya hazır bir şekilde durduğunu görmem ile öfke ile soludum.
Burnumdan çıkan siyah duman bir ara görüşümü engellese de yanımdan hiç ayırmadığım hançerimi yastığımın altından çıkarıp ona fırlattım. Kapıyı hızla kapatıp hedefimi ıskalamamı sağlarken yataktan kalktım hışım ile. Kıyafetlerim, yatağım her yer sırılsıklam olmuştu. Bu kadar suyu nereden bulmuştu bu aptal? Aklıma gümüş ejderha olduğu ve elementleri kontrol edebildiği gelirken somurttum. Onu. Öldürecektim. Kapı tekrar aralanınca hızla arkamı döndüm ve kapıdan kafasını uzatan Richard’a öfke ile baktım.
‘’ RV bir şeyler buldu. Acilen çalışma odasına gel. Üstünü de değiştir. Yalnız değiliz. ‘’ Ona doğru atıldığımda kıkırdayarak kapıyı kapatmış ve ardından koşar adımlar ile uzaklaştığını duymuştum. Sakin olmaya çalışarak derin bir nefes aldım ve gözlerimi kapattım. Sakin ol Destiny. Sakin. Richard’ı eğitimde bir güzel dövebiliriz. Hatta kaza süsü vererek bir yerlerini kırabiliriz. Mümkün ise kafasını. Gülümseyerek gözlerimi araladım ve saatin kaç olduğunu anlamak için komodinin üstündeki çalar saate baktım. İki mi? Gerçekten mi? Daha uyuyalı bir saat bile olmamıştı be! Sinirimin tekrar yükseldiğini hissederken acil bir durum olduğu ve yalnız olmadığımızı hatırladım. Daha fazla RV ve diğerlerini bekletmemek için hızla üstümdeki ıslak kıyafetlerden kurtuldum ve eşofman altı ile rambo atlet giydim.
Her an her şey olabilirdi ve ben hazırlık olmayı severdim. Kapıdan çıkarken hançerimi çekip aldım ve RV’nin çalışma odasına doğru yürümeye başladım. Kalın ahşap kapının önüne gelirken derin bir nefes aldım. İçeride RV ve Richard dışında bir kişi daha vardı. Kalp atışlarından ve farklı kokudan anlamıştım bunu. Koku bir yerlerden tanıdık gelirken kaş çatışımda daha da derinleşti. Kapıyı açıp içeriye girdiğimde hızla odada gözlerimi gezdirdim.
Yabancı kişiye kaşlarımı çatmış bir şekilde bakarken odadaki üç çift göz birden bana dönmüştü. Siyah saçlı ve kahverengi gözlü adam gülümseyen bir surat ile bana bakarken onu daha önce hiç görmediğimi fark ettim. Peki, tanıdık kokunun sebebi neydi? RV’nin oturduğu yerden kalkıp yanıma doğru gelmesi ile bakışlarımı yabancıdan çekip soru sorar bir şekilde ona çevirdim. Orduya katılmak isteyen biri miydi acaba? İyi de RV’nin evini – daha doğrusu evlerinden herhangi birini - Richard ve benden başka kimse bilmiyordu. Özellikle burayı. Çiftlik evini, RV’nin üzerinde çalıştığı güçlü büyüler dünyada bulunan doğaüstüler tarafından hissedilmesin diye özel olarak gizli tutuyorduk. Peki bu adam, daha doğrusu ejderha kimdi de şu an buradaydı?
‘’ Destiny, daha önce resmi olarak tanışmadınız. Abim Jackson Siliva. Kardeşlerim arasında en büyüğü ve en sevdiğim olur kendileri. Abi, uyku mahmurluğundan dolayı her an sana saldırabilecekmiş gibi bakan kişi de Destiny. Destiny Varon. ‘’ RV’nin dedikleri ile kaşlarım havalanırken tekrar yabancıya, yani Jackson’a döndüm. Kokusunun tanıdık gelmesinin sebebi mantık kazanırken yüzüme eğreti bir gülümseme yerleştirip kafamı sallayarak selam verdim. RV’nin üzerinden birçok kez kokusunu aldığım için tanıdık gelmişti.
‘’ Tanıştığıma memnun oldum Destiny. Senin ile tanışmak bir onur. RV senden çok bahsetti ama gel gör ki tanışmamız beş yılı buldu. ‘’ Jackson’ın dedikleri ile bir an ne diyeceğimi bilemeyerek boş boş yüzüne baktım. RV elini omzuma koyup beni altı kişilik maun masanın yanında bulunan sandalyelere doğru ittiğinde bakışlarımı Jackson’dan RV’ye çevirdim. RV, heyecanlı mıydı yoksa endişeli mi? Aceleci davranıyordu. Kaşlarımı çattım. Kesin yine bir şeyler olmuştu. Derin bir nefes aldım ve birazdan öğreneceğim her ne ise şimdiden kendimi hazırlamaya çalıştım.
‘’ Çok yoğunduk abi, boş ver şimdi bunları da herkes otursun. Hadi. ‘’ RV’nin uyarısı ile bakışlarımı masaya dayanmış olan Richard’a çevirip sandalyeye otururken ters ters Richard’a baktım. Dudaklarımı oynatarak ‘ Seni öldüreceğim. ‘ dediğimde gözlerini devirip masada benden en uzak sandalyeye oturup kollarını göğsünde birleştirdi. Jackson karşımdaki sandalyeye kurulurken RV hemen yanımdakine oturmuştu. Elinde ise bir tür kase vardı. Masanın tam ortasına kaseyi koyup geriye yaslandı. Bakışlarımı kaseden RV’ye çevirdim bir şeyler demesini bekleyerek.
Bakışlarını bana çevirip gözlerimin içine bakarak derin bir nefes aldı ve bana doğru eğilip ellerimi tuttu.
‘’ Destiny, abime küçük bir görev vermiştim. Kırmızı Topraklar’da ailene olan saldırıyı araştıracaktı. Ama eli boş döndü. Ne bir görgü tanığı var ne de herhangi bir duyum. ‘’ RV’nin dedikleri ile kaşlarımı çatarak Jackson’a döndüm. Bana ciddi bir yüz ifadesi ile bakıyordu. Dişlerimi sıktım. Uzun zamandır boşa kürek çekiyorduk. Elimde hiçbir şey yoktu. Benjamin dışında diğerlerinin kimliğini bir türlü öğrenememiştik. Boğazıma görünmez eller sarılıp nefesimi kesmeye çalışırken gözlerimi yumdum sakinleşmeye çalışarak. RV ellerimi sıktığında gözlerimi açtım ve bakışlarımı ona çevirdim tekrardan.
‘’ Ama Jackson’ın bir fikri var. Daha önce benim aklıma nasıl gelmedi dedim ilk duyduğumda. Ama sanırım bu sorularımızın cevabı olabilir. Katilleri öğrenebiliriz bu sayede. ‘’ Tek kaşımı soru sorarcasına kaldırıp bakışlarımı Jackson’a çevirdim. Neymiş bu fikir? Kalp atışlarım hızlanırken ellerimi RV’nin ellerinden kurtarıp sandalyemde öne doğru eğildim.
‘’ RV neyden bahsediyor? Bunca yıldır tek bir bilgi bile edinemedik. ‘’ Şüpheci bir şekilde sorduğum soru ile Jackson sandalyesinde geriye yaslanmıştı sırtını dikleştirerek. Derin bir nefes alıp anlatmaya başladığında dediklerini tüm dikkatim ile dinledim.
‘’ Bu zamana kadar boşa kürek çekmemizin sebebi tanık var mı diye araştırmak, bir şeyler duyabilmek için etrafı dinlemekti. Ama sanki herkes sessizlik yemini yapmış gibi. Basit bir saldırı değildi bu. Planlı ve gizli tutulmaya çalışılan bir suikasttı. Senin kurtulman bir şanstı sadece. ‘’
‘’ Şans falan değildi. Benjamin’in bana daha çok acı çektirmek için yaptığı başka bir plandı sadece. Her neyse, sadede gel. ‘’ Dediklerim üzerine RV elini koluma koyarken bakışlarımı kısa bir anlığına ona çevirmiş ve ardından derin bir nefes almıştım. Sakin olmalıydım. Richard’ın sandalyesinden kalkıp Jackson’ın yanına oturmasını izlerken bana anlayışlı bir şekilde bakıyordu. Bunun beni daha da sinirlendiğini bilmiyordu ama. Ters ters ona bakıp Jackson’ın dedikleri ile ona döndüm.
‘’ Aklıma Kutsal Kase’den o günü izleyebileceğimiz geldi. Daha önce RV’ye onun ile ilgili bir konuda denediğimizde işe yaramıştı. Şimdi neden işe yaramasın? ‘’ Jackson’ın söyledikleri ile bakışlarım kaseye döndü. Bundan mı öğrenecektik gerçekleri?
‘’ O kadar şüpheci olma. Eğer sen yaşıyor olmasaydın bu işe yaramazdı ama buradasın. Sadece birkaç damla kanına ihtiyacımız var. Ailene olanları görebilmek için Varon soyundan geriye kalan senin kanına ihtiyacımız var ‘’ RV’nin dedikleri ile elimde sıkıca tuttuğum hançerimi masanın üstüne bıraktım. Richard bakışlarını hançerimde dolaştırıp Jackson’a doğru eğilerek fısıldadı.
‘’ Ne zamandan beri yanında ki bu? Ben fark etmedim hiç. ‘’ Onu umursamayıp bakışlarımı RV’ye çevirdim sabırsızlık ile. Bakışarak anlaşırken ayağa kalktığında ben de kalktım. Diğerleri de bizim peşimizden kalkarken RV bana dönmüştü. Düşünceli gözüküyordu. Aklında ne var yine senin? Dudağını ısırıp birden arkasını dönüp yürümeye başladığında şaşkınca arkasından baktım. Nereye gidiyordu şimdi bu? Kitaplığına yönelip gözlerini kitapları üzerinde gezdirip oldukça eski gözüken bir kitabı alarak çalışma masasına yöneldi. Sayfaları hızla karıştırıp aradığını bulduğunda konuşmaya başladı.
‘’ Her şeyden önce Destiny, aklıma rüyan takılıyor. Rüyanda birinin aileni öldürtme emri verdiğini gördüğünü söylemiştin. Güçlü bir büyüye sahip birinden bahsettin. Rüyanda gördüğün kişiyi hatırlasaydın bu gizleme büyüsü yerine başka bir büyü ile doğrudan ona büyü yaparak icabına bakabilirdim ama maalesef hatırlamıyorsun. Bu yüzden büyü gücü olanlar tarafından gerçek kimliğini gizleyecek bir şeyler yapmalıyım. Bu gizleme büyüsü ile seni koruyabiliriz. Büyük ihtimal ile Benjamin ve diğerleri öldüğünü düşünüyordur. Emri veren kişi de. ‘’ Tam soru sormak için ağzımı açacaktım ki bana kısa bir bakış atıp konuşmaya kaldığı yerden devam etti.
‘’ Bunu biliyorum çünkü seni bulduğum yere güçlü bir büyü yaptım. Eğer olur da biri geri döner ise ilk benim bilgim olsun diye. Ama bunca yıldır kimse oraya girmeye çalışmadı. Her neyse, güçlü bir büyü. Beklemesi falan gerekiyor. Malzemeleri karıştırmam için bana birkaç dakika verin. ‘’ RV itiraz istemediğini belirtircesine gözlerini bizim üzerimizde gezdirmiş ardından çalışma masasının arkasında bulunan raflı dolaptaki karışımlar ile uğraşmaya başlamıştı. Gözlerimi devirerek derin bir nefes aldım ve kendimi sandalyeme bıraktım. Bakışlarımı masanın ortasında bulunan kaseye dikip ilk defa siyah ejderha olmama yakındım. Keşke benim de güçlü büyüler yapabilecek yeteneklerim olsaydı. Kılıcımı bile doğru düzgün çağırmayı başaramamıştım hala.
Birazdan ailemin katillerini öğrenebilecektim. Richard’a döndüm. Masada parmakları ile ritim tutarak o da kaseye bakıyordu. Masanın altından uzanıp bacağına tekme attım. Acı ile inleyip bakışlarını bana çevirdiğinde tam ağzını açıp bir şey diyecekti ki bakışlarım ile masanın üstünde bulunan hançerimi işaret ettim. Uyarımı dikkate alıp sustuğunda konuştum.
‘’ Kağıt kalem al. Kim olduklarını sana söyleyeceğim ve sen de yazacaksın. Anlaşıldı mı? ‘’ Kafasını sallayıp ayağa kalktığında kafamı çevirip omzumun üstünden RV’ye baktığında tuhaf silindirik bir kapta bir şeyler karıştırdığını gördüm. Oflayarak nefesimi verip bakışlarımı bu sefer Jackson’a çevirdim. Bana bakıyordu.
‘’ Bundan sonra ne yapmayı planlıyorsun? ‘’ diye sorduğunda omuz silkip masanın üstündeki hançerimi aldım. Elimde hançerimi çevirirken mırıldandım.
‘’ En sona Benjamin’i bırakarak herkesi tek tek öldüreceğim. İşkence ederek. Hayal edebileceklerinden daha kötü acı çektireceğim onlara. Yalvaracaklar onları öldürmem için. Bağışlamam için değil, öldürmem için yalvaracaklar. ‘’ Gülümseyerek konuşmamı bitirdiğimde bakışlarımı hançerimden çekip Jackson ve Richard üzerinde gözlerimi gezdirdim. Richard hangi ara gelip oturmuştu bilmiyorum ama şok içinde bana bakarken gözlerinde korku da görmüştüm. Jackson ise ciddi bir yüz ifadesi ile beni onaylamadığını belirten bakışlar atıyordu. Gözlerimi devirdim. Eğer benim yaşadıklarımı yaşasalardı beni anlarlardı. Beni RV dışında kimse anlamıyordu zaten. Bu yüzden onu önderim kabul etmiştim. Ona kendimi adamıştım. O gece beni şereflendirdiğinde unuttum diye üzüldüğüm babamın hançerini çıkarıp bana vermişti. Beni benden iyi tanıyordu.
‘’ Hazır. Başlayabiliriz. ‘’