KİM Kİ MİNE????

743 Words
Samsun un Çarşamba kasabasında kendi halinde 5 kardeşin 5.cocugu ve 4. kızı olarak kendimi tanıtayım size,Mine ben. 18 yaşında ailesinin baskısı ile diğer ablaları gibi meslek lisesini bitirmiş ama hayalim 13 yaşımdan beri inşaat mühendisi olmak. Onun için deli gibi çalışıyorum. sayısal dersleri görmememe rağmen azim ile matematik ve geometri de hatrı sayılır netlerim var. Kimsenin umrunda değil tabi, ben hedefimi belirlemis sadece sistemin önümdeki engeli kaldırmasını bekliyorum. KTÜ inşaat mühendisliği. Neden mi KTÜ ? çünkü Karadeniz benim için vazgeçilmez. Diğer arkadaşlarım gibi batı veya rahat edebileceğim bir üniversite hayatı değil de hedeflerim için en iyisi olsun istiyorum. Diğer kızlar gibi güzellik ve moda ile hiç ilgim yok. Zaten tarzım da ne kız kardeşlerim ne de çevre tarafından kabul görmüş değil. Aldığım kıyafetler üzerinde mutlaka değişiklik yaparım, ya bir yama ya da aksesuar eklerim en basiti. Annem bu yönümü babaanneme benzetir. O da köyde o zamanların hatrı sayılır modacisiymis bence. Ama yer ve zaman bunun için çok önemli Paris te olaymış kesin bir markamız olurdu. Dediğim gibi ben kız değilde daha çok bir erkek çocuk, delikanlı gibi ruh halindeyim. Zaten dershane ve lise de erkeklerle aram iyiydi, futbola ilgim var mesela 4 büyüklerin ana kadrosunu sayar istatistik kovalardım. Hatta boş zamanlarda gidip okey, pişti,tavla... bunlarda da elimi öptürmüşlüğüm ve tavlayı kolaltına sıkıştırmışlığım çok. Fiziksel olarak ailemin uzun olmasına tepki olarak ailedeki istenmeyen gen yüklemesine tabii olmuşum. bir ailede hatta 2 göbek ötesinde ben dışında kızıl kimse yok. herkes uzun boylu kumral veya sarışın. ve oldukça da auralı bir sülalem varken ben dedemin halasına çekmiştim. Vay be yine zor olanı tercih etmiştim. Kızıl 1.55 boyunda Karadeniz inadına layık bir nefer gibiydim herkese karşı. Ebenin kucağına doğmasam kesin karıştı falan diye reddederlerdi beni.En büyük kusurum erkek olmamamdı, aslında abim var , bebekken geçirdiği hastalık yüzünden 10 yaşında tamamen yatağa mahkum olmuştu. O zamanın şartlarında erken müdahale edilmediği için tedavisi geç kalınmış. Aslında en güzel oyun arkadaşımdı benim. Benden sadece 4 yaş büyüktü ve gerçekten çok güzel abilik yaptı bana. Ama ardında omuzlarıma bıraktığı yük vardı işte. Benim erkek olup ailenin soyunu devam ettirmem annemin de şanını yükseltmesi gerekiyormuş. Çünkü babam dışında diğer amcalarımın kızları vardı sadece. Annemde zaten benden sonra daha hamile kalamamış. Bazen bana farklı davrandığını da düşünüyorum erkek olmadığım için. Sanki ben çok meraklıyım kız olup o ayıp bu yakışmaz kız gibi davran cümlelerini duymaya. En büyük ablam Sevgi, benden 12 yaş büyük ve lisede sevdiği Hakan abi ile evlendi. O kadar seviyorum ki onu bazen keşke annem o olsaydı dediğim olmuştur. Bu arada annemi sevmiyor değilim, sadece anlaşamıyoruz. Sonuçta annem ve onun kadar vefakâr birini tanımadım hayatım boyunca. 2. no lu kurnaz ablam Derya:) 28 yaşında , çok akıllı ve çok kurnaz. Çoğunlukla anlaşamıyoruz çünkü aynı annem gibi ve biz çok tezat karakterleriz. Kendisi şu anda Malatya da, işletme okudu ve bir tekstil fabrikasında yönetici. Çok havalı değil mi.Nasıl ve neden o kadar uzakta yaşamak istedi bazı sırlar var aramızda. Bazen yanlış olduğunu düşünsem de, herkesin kendi hayatı sonuçta. 3 no lu ablam Sıla, o evimizin akil insanı, en büyük rakibim. 25 yaşında Evet çok başka mantıkta ve yapıda. Düzenli disiplinli programlı yani annemin istediği evlat listesinin tüm maddeleri onda sıralanmış. Bu yüzden "-Sıla ablanı örnek al, -Sıla ablan ne derse o , -Sıla ablanın sözünden çıkma" offff!!!! ne çok sıkılmıştım bu sözden. Ben onun gibi öğretmen olmak istemiyorum. Ben onun gibi hanım hanımcık duramam. Her şeyi sorgusuzca büyüklerim ne derse vardır bildikleri kalıbına giremem. O yüzden siz Sıla kızınız la burda durun, ben Trabzon'a gider ..... Bir de tatlım abim, Emir... O sadece mavi gözleriyle derdini anlatmaya çalışıyor. Çoğu zaman uyuyor zaten. İlaçlari çok ağır geliyor artık, zaten uyanırsa büyük ihtimalle krizleri tutuyor... Babam canım babam...yılların esnafı, okul çıkışları yanına giderim , dinlendirmek için eve gönderirim. Dedim ya küçük bir kasabadayız. 2 sokak yukarıda evimiz. Sonrasında ben devralırım bakkalı. Onun mesaisi 6 da biter. Benim ki akşam 10 da. Çünkü eve gitsem bitmek bilmeyecek Sıla övgüleri ve örnekleri ile kuşatılacağım. Ne kadar uzak o kadar iyi. Dükkanı kapattıktan sonra da evde birkaç atıştırmalık birşey varsa yerim yoksa hemen yatmak için odaya çekilirim. Çünkü sınav senem ve benim çok eksiğim var. O yüzden gece 3 e alarmımı kurduktan sonra hemen uyumam gerekiyor. Kendime böyle düzen oturtmuştum. Gece herkes uyurken sessizlik içinde ders çalışıyordum. Çok zamanım kalmadı 3 ay sonra hayallerime bu sefer kavuşacağım. Hocalarım da bu netler ile olmamasının imkansız olduğunu söylüyorlar ama herşey sistemin düzenlenmesine bağlı.Meslek lisesi olunca katsayı denilen düzenden çıkışım zor. Ben istemedim okul öncesi okumayı.... MİNE BEN KISACASI....
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD