Aram Zehra’nın endişelerini tek tek yok etmeye söz vermiştim. Denizle konuşup Ankara’daki restoranı ona devredip Diyarbakır’da yeni bir restoran açmayı düşünmüştüm. Zehra, çocuğu olsa bile evde oturacak, daha doğrusu ev hanımı olacak biri asla değildi. O yüzden ona iş kurmak, kariyerini devam ettirmesi benim boynumun borcuydu. Özel bir timde görev aldığım için tayin olayı yoktu. Eğer timden ayrılmak istersen, o zaman tayin isteme şansın vardı. Benim de böyle bir düşüncem olmadığı için Diyarbakır’da emekli olana dek kalabilirdim. Özel durumlar dışında tim başka bir bölgeye nakledilmediği sürece Diyarbakır'daydık. Zehra’yı her zaman kaldığı odaya yatırıp Miran'la konuşacağımı söyleyip yanından çıktım. Akıl danışmam lazımdı; bodoslama gidiyorduk, sakin ve mantıklı fikirlere ihtiyacım vardı.

