Caner telaşla bakışlarını bana yöneltti..
' Tanışıyor musunuz?'
Cevap vermedim. Kızın ne söyleyeceğini merak etmiştim.
' Nereden tanıyacağım bu muhallebi çocuğunu. Böyleleriyle senin işin olur ancak. '
Eliyle yanağını sildi ve konuşmaya devam etti.
' Şu sulu muhabbetleri de kes. Hiç hoşlanmam bilirsin. '
Galiba Caner' in sevgilisiydi ve hırsız olduğunu bilmesini istemiyordu. Aslında onu korkutmak keyifli olabilirdi ama önce yarışta dersini vermek istiyordum.
' Galiba birine benzettim. '
' Bende bir an Alya' nın vukuatlardan birisin sandım. '
Ne demek istemişti acaba? Yoksa biliyor muydu? Alya hemen konuyu değiştirdi.
' Sen yine çok mu konuşuyorsun Caner? Nerede bahsettiğin makina. O kadar övdün. '
' Bu arada tanışmadık. Ben Asrın. '
Elimi uzattım. Elinin tersiyle elime vurdu.
' Bende Alya . Bir saattir Caner' in defalarca söylediği gibi. '
Çattık diye düşündüm içimden. Bu kızın çenesini kesmek lazımdı. Caner de biliyor mu bilmiyor mu belli değildi. Kızı biraz korkutmak keyifli olurdu. Anlam veremediğim bir şekilde kedinin fareyle oynadığı gibi oynamak istiyordum bu kızla. Anahtarı Caner' e uzattım.
' Getirebilir misin?'
Alya küçümseyen bir ifade ile bana baktı. Gerçi sanki sürekli öyle bakıyordu.
' Çünkü küçük bey her şeyin ayağına gelmesine alışmış. '
' Sorun değil Alya
Benim için bir zevk. Bende nasıl yakından bakarım diye düşünüyordum.'
Alya Caner in tavrından hiç hoşlanmamış gibiydi. Onun motoruna mı kaldık demesini bekliyordum ama o boşvermiş bir şekilde kafasını çevirdi.
' İyi ne yaparsan yap. '
Caner gidince Alya' nın kolunu tuttum. Gözlerini bana çevirdiğinde önce bir korku gördüm. Ama bakışları bana kitlenince yüzündeki ifade hızla değişti. O an beni rahatlıkla öldürebileceğini düşündüm ama bu bana daha çok keyif verdi.
' Sevgilinin yaptıklarından haberi var mı küçük hırsız. Seni bulduğuma göre polise vermeme ne dersin?'
.......
Alay edercesine güldü. Kolunu hızla çekip benden kurtuldu. Aslında böyle bir şey yapmaya gücü yetmezdi ama ilk tuttuğumda yüzündeki dehşet ifadesi nedeniyle sıkı tutmuyordum
' Nasıl ispat edeceksin. '
' Teknolojinin epey gerisinde kalmışsın. Güvenlik kamerası diye bir şey var. '
' Hani şu kayıtlarını sildiğin mi. '
Bu kesinlikle beklemediğim bir cevap olmuştu. Şu an ben kendimi yakalanmış bir suçlu gibi hissediyordum. Kelimeler dudaklarımdan dökülmekte zorluk yaşadı.
' Sen- nereden biliyorsun? '
' Arkamda delil bırakacak kadar acemiye mi benziyorum? Ama biri benden önce silmişti. '
Biri dediğine göre benim yaptığımdan emin değildi. Sonradan gelmişti o anı görmemişti. Suçu orhan ın üzerine atabilirdim.
' benim yaptığımı nerden biliyorsun. '
........
' Bilmiyordum. Ama şimdi emin oldum. Beni tanımamış gibi yapıp gizlice polise haber vermediğine göre kayıtları da sen sildin. Zaten o evdeki tek salakta sensindir. '
' Önce kopyalamadığımı nerden biliyorsun. '
' Bilmiyorum. Polis gelmezse almaya öğrenmiş olacağım. '
Bu nasıl bir kızdı. Polisten korkmuyor muydu. Hapishaneden haberi yoktu sanırım. Zaten oranın nasıl bir cehennem olduğunu bilseydi kesinlikle bu kadar cesur olamazdı. Ama onu hapishane ile korkutmak istemiyordum.
' Peki ya polise değil de sevgiline söylersem. Geceleri onu uyutup evlere girdiğinden haberi var mı. '
........
Birden hiç beklemediğim bir anda kahkaha attı.
Sevgilim kim Caner mi. '
' Değil mi. '
' Maalesef değil. '
Alaycı tavrı kesinlikle sinir bozucuydu.
' Ne oldu senin gibi erkek fatma ya yüz vermedi mi. '
' Erkek fatma mı? Ne bayatlamış tabirlerin var senin. Son 5-10 yılında eve mi zincirlediler yeni mi doğaya saldılar seni. '
Aslında söylediği yanlış sayılmazdı. Ne kadar hayatımı yaşıyor görünsem de aslında etrafımda olup bitenler aklımda kalmıyordu. Beş yıldır kendi içimde hapistim. Ve beraat edeceğimi de sanmıyordum. Yaptıklarımın olmasa da yapmadıklarımın cezasını çekmeliydim. Belki de kendi içimde asla beraat etmeyecektim..
' Seninkiler çok taze sanki. Hem bir kıza yakışıyor mu bu ağızlar. Bence Caner bu nedenle reddetmiştir seni. Azıcık hanım ol. Kadın gibi davran '
Yüzüme öyle bir baktı ki ancak bir erkeğe söylesem böyle bakabilirdi. Gözünden bir an hüzün geçti. Ama rüzgara takılan bir bulut gibi hızla geçip kayboldu. Eski alaycı ifadesine büründü. Adeta bir maske taktı yüzüne.
' Yok ondan değil. Tabuları var. '
' Ne tabuları. '
' Evlenmeden olmaz dedi. Annesi kızarmış. Ellet ama verme demiş. '
' Ne anlatıyorsun sen be. '
' Beni korkutmaya çalışan muhallebi bey buldum dalgaya alıyorum. Hadi muhallebici bunları bana söktüremezsin. Ara polisi hadi arasana. Bir süre beleş yatak beleş yemek. Ohh mis. Biraz dinlenirim. '
' Salaksın sen bilip bilmeden hapishane hakkında konuşuyorsun. O kadar kolay mı sanıyorsun. '
' Sende bana nasihat etmek için çok kasmasan. Ne var hapishane manzaralı apartmanınız falan mı? Bilmiş bilmiş konuşuyorsun. Sen buraya benim sinirimi bozmaya mı geldin. Çok istiyorsan gidelim karakola şikayet et. Ama boş tehditler savurup durma. Beni korkutabileceğini sanıyorsan yanılıyorsun. '
..........
Oyunun tadı kaçmıştı. Sinirleniyordum. İstemediğim bir şey söylemem ya da yapmam an meselesiydi. Neyse ki o sırada Caner geldi. Alya hemen sustu ve hafifçe gülümsedi. Gülümsemesi beni aniden sakinleştirmişti. Genelde kayıp zamanlar ile sonuçlanan öfke nöbetlerimin beni sinirlendirmekte kısa sürede uzmanlaşan bir kızın gülümsemesi ile sonuçlanması oldukça ilginç bir durumdu. Ama nedeni kızın güzelliği olmalıydı. Sanırım onun ve gülüşünün güzelliğine kısa süreli fiziksel bir tepki vermişti bedenim.
Kız gerçekten çok güzeldi ama farkında bile değildi güzelliğinin. Güzellik bile ona geldiğine pişman olmuş olmalıydı. Böyle bir güzellik onda resmen ziyan oluyordu. Konunun kapanması da beni rahatlatmıştı. Ona hapishaneler hakkında nasıl bilgi sahibi olduğumu söylemeyecektim. Zaten bu kafayla yakında öğrenirdi nasıl bir yer olduğunu. Onu kurtarmak bana mı kalmıştı. Resmen kaşınıyordu.
Onu daha önce kurtarmış olmam. Hayır ben onu kurtarmamıştım. Sadece kimseye bir şey anlatmak zorunda kalmak istememiştim. Evet ben onu kurtarmamıştım. Şimdi de kurtarmak için bir şey yapmayacaktım. Caner motorumdan zorlukla vedalaşıyor gibi indi.
' Kusura bakma ufak bir tur attım dayanamadım. '
' Sorun değil. '
Aslında sorundu. Normalde anahtarı da vermezdim ama bu kızla uğraşmak için fırsatım olmuştu. Caner Alya ya bakarak konuşmaya devam etti.
' Nasıl ama söylediğim gibi değil mi '
Alya yine tepeden bakıyordu. Üç kuruş için hırsızlık yapan biri değil de kraliyet ailesine mensup biri gibi bir eda ile motoru süzdü. Caner den anahtarı aldım.. Caner in gezmesinden de Alya nın oğluma böyle bakmasından da hoşnut değildim
' Fena değil. '
Sesimi çıkarmadım. Daha iyisini görmüş olması mümkün değildi. Zaten bir kız motordan ne kadar anlayabilirdi ki. Aralarındaki konuşmaya karışmadım.
' Benim canavar sorun çıkarmasa anahtarına yarışmak isterdim. '
Ama bunlar kendini fazlasıyla dev aynasında görüyordu. Daha fazla sessiz kalamazdım. Meydan okuyarak Caner e baktım.
' Ne zaman istersen. '
Caner keyiflenmişti. Acaba motorunun anahtarını avcuma bırakırken de böyle keyifli olacak mıydı. Keşke motoru arıza yapmasaydı da şu an burda verseydim dersini.
' Cimcime bak anahtarına yarışmayı kabul ediyor. Abin için bu makinayı kazanmak ister misin. '
............
Abin mi demişti o. Bu beklemediğim bir şeydi. Oldukça şaşkındım. Kardeş olacakları aklıma gelmemişti. Zaten hiç benzemiyorlardı.
' Siz kardeş misiniz. '
' Öyle sayılır. '
' Senin muhallebici nüfus müdürüde çıktı iyi mi. Hayri yi gördün mü. '
Bana gerçekten sabır lazımdı. Sabrın satılan bir şey olmadığına bile sinir oluyordum şu an. Aralarında konuşmaya devam ettiler.
' Buralardaydı ne oldu. '
' Hayri yarışsın. Ben benim makinayı veririm. '
' Yok artık Alya . Hayri motor kullanmayı öğreneli iki ay oldu. Asrın gerçekten iyi diğerleri gibi değil. '
Bir kız tarafından hafife alınıyordum. Öylece onları izledim. Bu pek rastladığım bir durum değildi. Kızların gözünde genelde ulaşılmaz ve değerli biriydim. Geçmişimdeki lekeye rağmen. Kızın herhalde kimin evine girdiğinden bile haberi yoktu.
' Bunların en iyisi ne olur Caner. Baba parasıyla alıyorlar en pahalısını motorlar hakkında bir şey bildiği bile yoktur. Kızlara hava atmak için çıkabilecekleri hıza çıkıyorlar. O da motorun marifeti zaten. Ne motoru tanırlar ne de bizim gibi bağ kurarlar. Şehirde motorun gücü seni aldatmış bizim yolda beş dakika sonra devrilir. Buralarda motor kullanmak yetenek ister. '
Daha fazla sabrım kalmamıştı. Buraya yarışmak için gelmiştim. Hakaret dinlemek için değil. Sürekli tepeden konuşmaları yetmiyor gibi söyledikleri iyice saçma bir hal almaya başlamıştı.
' Sen her şeyi çok biliyor gibi konuşmaktan ne zaman vazgeçeceksin. Cesaretin varsa yarışırız. Ne zamandır çeneye bakıyor bu işler. Tabi korktuğunu gizlemek için bu kadar konuşuyorsan o ayrı konu '
' Kim korkuyor, ben mi? Senden mi korkuyorum? Yoksa en pahalısından olsun diyerek babanın para yağdırıp aldığı şu makinadan mı korkacağım? Geç bunları Muhallebi Bey. Senin havan burada sökmez. '
'