YENİ BİR BELA

1343 Words
2 gün sonra.. Bir pazar sabahı aile kahvaltısı mağduru olarak kendimi motoruma zor atmıştım. Dayımla her pazar aynı masada olmaktan hoşnut değildim. Aynı şekilde dayımda. Ama annemin kuralları vardı. Dayımın ilk evliliğinden bir oğlu vardı. Annesiyle yurt dışına yerleşmişti küçük yaşta. O varken çocukluğumun güzel anıları da vardı. Sonra gittiler ve bir daha hiç görmedim. Dayım beni de yurt dışında yatılı bir okula göndermişti. Yıllarca orada kaldım. Annem gelirdi görmeye. O aralar bir kez daha evlendiğini duydum. Ama eşi kısa sürede intihar etmiş. Yani dayım annem dışında kimsenin katlanamadığı bir adamdı. Bir süre sonra döndüm ve Türkiye de okumaya devam ettim. Dayım hiç memnun olmadı bu durumdan ama sesini de çıkarmadı. Hiçbir zaman nedenini anlamadığım bir düşmanlığı vardı bana. Zamanla benimde ona oldu. Kahvaltıdan hızla kaçtığım için açtım. Küçük bir pastaneye girdim. Buranın poğaçaları gibisi yoktu. Elimi cüzdanıma atıp çıkardım. Cüzdanı açtığımda para olmadığını gördüm. Her yerini aradım ama yoktu. Onun yerine küçük bir kağıt vardı. .... Ceplerimi yokladım. Bir kaç bozukluk vardı. Çıkarmaya çalışırken tezgahtar gülümsedi.. ' Sorun değil Asrın bey haftaya ödersiniz. Yabancı mısınız ' Her hafta aynı şeyi yaptığım için tanıyorlardı. Kredi kartı ile ödeme yapmayı saçma bulduğum için teşekkür ederek çıktım. Gün içinde mutlaka getirirdim. Sahile gittim. Cebimde üç lira bozukluk vardı. Tek çayla idare etmem gerekiyordu. Sahildeki çaycıya bir çay söyleyip notu açtım. istediğin zaman gel çizimini yapayım. Nasılsa parayı peşin aldım Anka Kuşu Nasıl yani. Kız cüzdanımı almış içinden parayı çalmış notu yazmış cüzdana koymuş ve cüzdanı tekrar cebime mi koymuştu. Ve ben hiçbir şey anlamamıştım. Küçük hırsızın marifetlerine gülümsedim. Ya o çok yetenekliydi ya da ben fazla saftım bu konuda. Çayım geldi. Kahvaltımı yapıp eve doğru yola çıktım. Üç gündür aklıma gelmemişti. Neredeyse unutuyordum. Ama şimdi aklımdan çıkmıyordu nedense. .... Para önemli değildi. Zaten üzerimde fazla nakit taşımazdım. Ama düşündükçe hangi arada aldı cüzdanı bulamıyordum. Büyük ihtimalle amcaya verdiği parayı benden çalmıştı. Aslında böyle yaptıysa çalmasına gerek yoktu söylese yeterdi. Ama onun tarzı değildi sanırım. Caner in da söylediği böyle bir şey olmalıydı. Normal bir kız değildi o. Şu amcaya bak yazık yardım edelim falan dememişti. Benim cüzdanımdan çaldığı parayı adamın çaldığı cüzdanına koymuş sonra da adama geri vermişti. Gerçekten ilginç bir kızdı. Adamın torununu Sadi bey hastaneye götürmüş ilaçlarını da kendisi karşılamıştı. Kartını bırakıp kendi sağlık sorunu olursa da arayabileceğini söylemişti. Sadece muayene ücretini ben ödedim. Sadi bey diğer harcamalarını karşılamamı kabul etmedi. Aslında Alya bir şekilde birden fazla kişinin iyilik yapmasına neden olmuştu. Bu kız büyücü gibiydi. İki cüzdan çalarak nelere sebep olmuştu. Havanın karardığını fark ettim. Ben saatlerdir onu mu düşünüyordum. Aslında bana borçlu değildi. Çizime falan gerek yoktu ama günün her anını düşünsem de cüzdanı aldığı anı bulamamıştım ve bu fena halde kafama takılmıştı. Birden motora atladım ve kendimi Beykoz depolarına giderken buldum. Ama bir gariplik vardı. Daha önce gördüğüm motorlar yerine bir kaç araba vardı. İyi ama Burası araba yarışları için uygun bir yer değildi. ....... Alya nın evinin daha doğrusu deponun önünde bir kalabalık vardı. Motoru sessizce yaklaştırdım ama görünmemeye özen gösterdim. Alya nın deposuna girip çıkan bir sürü adam oluyordu. Birden yanımda biri belirdi. Alya olduğunu görünce şaşırdım. Fısıltıyla konuşuyordu. ' Git burdan ' ' Ne oldu Alya. ' ' Seninle bir ilgisi yok. Uzaklaş başını belaya sokmadan. Senin muhallebi çocuğu olmanı umursamaz bu adamlar. ' Kız hala gıcıklık yapıyordu. Çekip gidecektim. Ama bir yanım bırakıp gitmemi kabul etmiyordu. Adamlar depodan çıkıp çevreye doğru dağıldı. Bir kaç kişi de bize doğru geliyordu. ' Atla ' ' Ne ' ' Atla küçük hırsız. ' Alya adamlara baktı. Önce kararsız kaldı. ' Gelmezsen bende gitmem. ' Neden böyle dediğimi bilmiyordum. Aslında sorun yaşamaya ve karakola gitmeye hiç niyetim yoktu. Beladan uzak durmak konusunda oldukça kararlıydım ama bu kez durum farklıydı. Alya kararlı olduğumu anlayınca motora atladı. Motoru çalıştırdığım an bütün adamların bize doğru hareketlendiğini gördüm. Motoru hızla çevirdim. Arkamızdan ateş ediyorlardı. Mümkün olduğunca hızlandım. Ama yol aşırı hızlı gitmeye müsait değildi. Arkamızda araba farları görünüyordu . Ve hala ateş ediyorlardı. .... Nasıl bir işe bulaşmıştım. Şu an bir suçluyu kurtarmak için kendimi tehlikeye atıyordum ama nedense adamlarda bana hiç tekin gelmemişti. Orman yolu bitip şehre çıktığımızda hızlandım. Arabalarla mesafeyi açmıştım. ' Sağa dön. ' Hayatını kurtarmak için hayatımı tehlikeye atıyordum ama Alya hala emir veriyordu. Tabi ki onun dediğini yapmadım. Biraz ilerden sola dönüp son hızla izimizi kayıp ettirdim. Güvende olduğumuzdan emin olunca durdum. Alya hemen motordan atladı. Kollarını bedenine sardı. Titriyordu. Benim kıyafetim motora uygundu ama Alya sanırım depodan acele ile çıkmıştı. Üzerinde sadece bir kazak ve eşofman vardı. Ve sanırım hızlı gittiğim içinde daha fazla üşümüştü. Montumu çıkarıp ona verdim. ' Gerek yok. ' " Nasıl gerek yok. Titriyorsun. ' ' Geçer birazdan. Alışığım ben soğuk havaya ama sen alışık değilsin. Hasta falan olursun şimdi. ' Motordan indim. ' Giy şunu küçük hırsız. ' Alya montu giydi. Etrafa bakıyordu. Hala tedirgindi. ' Başını belaya soktun farkında mısın muhallebici. Bir an önce git ve bir daha benim etrafımda dolaşma ' ' Etrafında dolaştığım yok zaten. Sadece alacağımı tahsil etmeye gelmiştim ama bir kez daha borçlanmış oldun. ' ' Öderim elbet ' ' Nasıl ödemeyi düşünüyorsun. ' ..... Dayanamadım gülümsedim. Montumun içine rahatlıkla bir Alya daha sığardı ve çok tatlı görünüyordu. birden bana vurmaya başladı. Sanırım ona dikkatle bakmamı yanlış anlamıştı. Az önce hayatını kurtardığım umrunda değildi. Bu kızda minnet duygusu falan yoktu. Yalnız bir kıza göre baya sağlam vuruyordu. ' Ne gülüyorsun. Sakın aklından saçma sapan şeyler geçirme. ' ' Aklımdan bir şey geçirdiğim yok. Sadece haline gülüyorum. Ayrıca nasıl ödeyeceksin. ' ' Dolar euro nasıl istersen. ' ' Hayatın kaç para eder. ' ' Benim hayatım fazla etmez. Üç kuruşluk bir hayat yaşıyorum. ' Konuyu fazla kurcalamak istemedim. Sanki mutsuz gibiydi. Kolay bir hayatı olmadığı belliydi. ' Kim bu adamlar. Ne dertleri var seninle. ' ' Hiç mallarını çalmıştım' ' Ne malı ' ....... ' Mal deyince aklına ne geliyor ' 'Uyuşturucu ' ' Aynen ' Hırsızlığı yetmemişti bir de uyuşturucu ile ilgiliydi. Ve bunu çok rahat söylüyordu. ' Ne kadar. ' ' Çok değil ya 30-40 kilo kadar. ' ' Gerçekten çok azmış. Köşeyi dönmüşsündür artık. Ülke dışına falan çık. Piyasası ne gramı kaçtan gidiyor. ' ' Çıkamam. Çünkü param yok. Zaten pasaportum da yok ' ' Paraya çevirmedin yani henüz. Peki ne yapmayı düşünüyorsun. Adamlar seni rahat bırakacak gibi değildi. ' ' Hiç.. ne yapayım bir daha çalacağım. Baksana hiç akıllanmış gibi değildiler görmedin mi. ' Ne diyordu bu kız. Adamlar silahla evini basmıştı. Canını zor kurtardığını ne çabuk unutmuştu. ' Manyak mısın sen. ' ' Pek normal sayılmam. Ama sen de az değilmişsin. Haksızlık etmişim. Gerçi arkandan ateş edeceklerini bilsen yine yapar mıydın emin değilim. ' ..... Bu kız beni resmen sinir ediyordu. Ama bunu çok güzel yapıyordu. Aslında bir uyuşturucu hırsızıyla hatta büyük ihtimalle bağımlısıyla işim olmamalıydı. Yine de bir şekilde beni çekiyordu. Hayatını merak ediyordum. Nasıl bu hallere düşmüştü. Neden orada yaşıyordu. Neden Caner ailesi yok demişti. O neden uyarmıyordu. Acaba kızın üzerinden para mı kazanıyordu. Ne kadar zamandır sokaklardaydı. Hayat bana insanların yaşadıklarını bilmeden yargılamamayı çok acı şekillerde defalarca öğretmişti. Ayrıca onu böylece bırakmak ölümün ellerine bırakmak gibiydi. ' Nerde kalacaksın. Var mı kalacak bir yerin. ' ' Bilmem bulurum ben bir yerler. Sen git evine. Ama dikkatli ol. Karşına falan çıkarlarsa. Bir süre de bu motorla görünmezsen iyi olur. Sana yeni bir motor alırım. Sonuçta benim yüzümden. ' ' Gerek yok. Plakayı falan değiştirim. Ama oğlumdan vazgeçmem. ' .... ' Oğlun demek. Böyle bağ kurmuş olman ilginç. Tamam bende motoruna pardon oğluna biraz şekil veririm. Zaten borcum vardı. ' ' Nasıl emin olacağım borcunu ödeyeceğinden seni nerde bulacağımı bile bilmiyorum. ' ' Merak etme bir kaç gün sonra evime dönmüş olurum. ' ' Şaka mı yapıyorsun. Sen ölmeyi çok istiyorsun galiba. ' ' Yakında sorun kalmaz merak etme. Bir kaç gün de orda burda idare ederim. Sabit Adres veremeyeceğim için üzgünüm. Ama söz verdim mi kaçmam merak etme. ' ' Gel bende kal. Bende emin olayım borcunu ödeyeceğinden. ' ' Soyarım diye korkmuyor musun ' ' çalacak bir şey bulursan al senin olsun ' ' İlk karşılaşmamızı unuttun sanırım. ' ' Hadi çok konuşma da atla. Daha cüzdanımı nasıl çaldığını anlatacaksın. '
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD