Alya, montu çıkardı bana uzattı.
' Sende kalsın. '
' Motoru sen kullanıyorsun. Giymezsen gelmem. '
' Offf. '
Sanki lütuf ediyormuş gibi bir de tehdit ediyordu. Daha fazla uzatmamak için montu aldım. Giydim. Kaskı Alya ya verdim.
' Şunu tak. Sakın itiraz etme. '
Alya Kaskı taktı. Motora bindi. Eve geldik. Motordan indiğimizde eve doğru yürümeye başladı.
' Nereye '
' Eve '
' Beni takip et. '
Müştemilata doğru yürüdük. Alya müştemilata baktı. Gülümsedi.
' işimi garantiye alırım diyorsun yani. '
Gülümsedim. Sanırım sadece onun yanında gerçekten gülüyordum. Ve bu çok garipti. Birlikte içeri girdik. Alya hala titriyordu.
' Sana yine borçlandım. '
' Teşekkür etmen yeterli olur. '
' Ben pek alışık değilim teşekkür etmeye. Bir şekilde borcumu öderim. '
Alya cebinden para çıkardı. Yine gülmeden duramadım.
' Otel değil burası benim misafirimsin. '
....
' Evet. Ama otelde kalmama gerek kalmadığına göre paranı geri alabilirsin. '
' Paramı mı'
' Cüzdanına bak. '
Cüzdanımı açtığımda yine paramın olmadığını gördüm. Bu kız bunu nasıl başarıyordu. Kendimi aptal gibi hissediyordum.
' Gerek yok sende kalabilir. '
' Olmaz. Ben sadece ihtiyacım olduğu zaman olduğu kadar alırım. '
Parayı aldım. Uzatmak istemedim. Nasılsa lazım olursa yine çalardı. Hala titremesi geçmemişti. Aslında oda gayet sıcaktı. Herhalde birazdan geçerdi. Sonunda dayanamadım.
' Sen bunu nasıl yapıyorsun. Yani cüzdanımı almadan parayı nasıl alıyorsun. Yine anlamadım. '
' Meslek sırrı söyleyemem. Not defterim ve kalemim evde kalmış olmasa not yazardım. '
' Prensipleri ve tarzı olan küçük hırsız. Kaç yıldır yapıyorsun bu işi. '
' uzun zaman oldu. Bu kadar merak etme boşver. Sen evine gitsen artık. Yorucu bir geceydi. '
' Benim evim burası. '
..
" şaka yapıyorsun koca konak dururken burada kalıyor olamazsın. Başımda durmak için yapıyorsun değil mi. Soyarım falan diye. '
' Aklıma bile gelmedi. Gerçekten burada kalıyorum. Böyle iyi kafam rahat oluyor. "
' Şaşırtıcı. Bir nedeni olmalı. O evi bırakıp burda iki odada kalman için. Bak gerçekten bir şeyler çalarım diye düşünüyorsan tedirgin oluyorsan gidebilirim. Hiç sorun değil. '
' bakabilirsin eşyalarım burada. Dayımla pek anlaşamıyoruz diyelim. Sende fazla sorma. '
' Hayret. Çok iyi anlaşan bağlı bir aile gibi görünüyorsunuz.'
' İyi araştırmışsın ama görünüşe her zaman inanma. Annem dış görünüşe önem verir. '
Sanki memnun olmuş gibi gülümsedi. Gülünce ışıl ışıl oluyordu.
' dayının kim olduğunu düşünürsek anlaşamaman iyi. '
' Neden böyle dedin. '
' Boşver. Seninle ilgili fazla bilgi yok ama bir kaç magazin haberi o kadar. Hiçbir şey yapmaz mısın sen. Çapkınlık dışında yani. '
.....
' Annem iyi temizlik yapar o konuda. Sanki insanların konuşmalarını ve bakışlarını engelleyebilecek gibi. '
' Gizemli gizemli konuşma. Ne temizliği '
Güldüm. Benim bir tek sırrım vardı. Onu da nasıl anlatırdım hiçbir fikrim yoktu. Büyük ihtimalle duyduğu an diğerleri gibi bakacaktı. Ve ben onun diğerleri gibi olduğunu görmek istemiyordum.
' Senin kadar açık konuşuyorum. Hadi yatalım hala titriyorsun. '
' Bana bak sakın.'
Öyle bir bakmıştı ki kahkaha atmak istemiştim. Ama onu rahatlatmak istedim.
' Sen içerdeki yatakta yatarsın. Ben burada koltukta yatarım. Zaten alışığım. '
' Peki şimdi bunun için tartışamam. '
Açıkcası olmaz falan demesini bekliyordum. Ama hemen kabul etti. içeri odaya geçti. Hafifçe kapıya vurdum.
' Ne var. '
" Eşofman alacaktım. Söylemiştim. Her şeyim burada. '
' İyi gir. '
Odaya girdim. Dolabı açtım. Kendime eşofman aldım. Bir takımda onun için çıkardım.
' sende bunları giyebilirsin. Temizdir. '
Ona doğru döndüm. kendini yatağa atmıştı. Çok tatlı görünüyordu. Rahatını bozmak istemedim..
' Ya da istersen öyle yatabilirsin. '
' Böyle iyi. Sakıncası yoksa. '
' Yok tabi ki. '
........
Odadan çıkarken ışığa uzandım.
' Işığı kapatma. '
Ona doğru döndüm. Ne düşündüğünü yüzünde görmek istiyordum. Acaba benden mi çekiniyordu yoksa karanlıktan mı korkuyordu.
' Karanlıktan korkuyor musun '
' Hayır. Ama kapatma. '
' Peki. '
Sanırım benden çekiniyordu. Odaya girersem görmek istiyordu. Benimde onu izlemek gibi bir düşüncem yoktu. Ama söylesem de inanmazdı. İnsanların gözünde güvensizlik görmekten çok yorulmuştum. Odadan çıktım. Genelde yaptığım gibi koltuğa uzandım.
Ama uyuyamıyordum. aklım Alya nın peşindeki silahlı adamlara takılmıştı. Bu konuyu nasıl çözecektim. Onu böyle bir hayatın içinde bırakacak mıydım. Bir gün bir üçüncü sayfa haberinde karşıma çıkmasına izin mi verecektim.
Bunları düşünürken ne kadar zaman geçti bilmiyordum. Kapı açıldı. Alya geldi. Belki o da aynı düşüncelerle uyuyamamıştı.
' Ne oldu. Uyuyamadın mı'
' Yatak içine çöküyor sanki beni yutacak gibi. Ne kadar yumuşak yatağın var. Nasıl uyuyorsun sen orada.'
.....
Başucumda duran tekli koltuğa oturdu. Bende uzandığım kanepeye oturdum. Alya dizlerini kendine çekerek koltuğa resmen kıvrıldı.
' Ne yapıyorsun. '
' Böyle daha iyi alışık değilim rahat yatağa. '
Bir şey demedim. Tekli koltukta iki büklüm duruyordu. Bir kaç dakika sonra uykuya daldı. Çok derin uyumadığı halinden belli oluyordu. Ama uyurken inanılmaz masum görünüyordu.
Başka bir hayat şansı olmuş muydu acaba. Neden bu yolu seçmişti. Adamların malını neden çalmıştı. Neden hırsızlık yapıyordu. Cevabını vermeyeceği o kadar çok soru vardı ki. Hayat ona da vicdanlı davranmamıştı belliydi.
Daha çok gençti ve peşinde ölümle geziyordu. Belki de bu nedenle ona yardım ediyordum. Usulca kalktım. Battaniye aldım. Üzerine örterken gözlerini araladı. İlk anda çok tedirgindi korkmuş gibiydi. Ama Benim olduğumu görünce sıcacık gülümsedi.
Sonra battaniyeye sımsıkı sarıldı. Bana sadece annem gerçekten gülümserdi. Onun dışında bütün gülüşler yalandı. Annem mahkeme ile ilgili bütün haberleri kaldırtmıştı. Acaba bilseydi bana yine böyle gülümser miydi. İnanır mıydı bana. Bir an ona anlatmak istedim. O bana inansa bana iyi gelecekti.
.....
Ama Hayır anlatamazdım. Bana kimse inanmazdı. Bir çok kişinin gözünde pislik bir katildim. Bir tecavüzcü. Ama insanlar hapishanede olduğu kadar dürüst değildi dışarıda. Hepsi yüzüme gülüyordu. Çünkü ben bir Sarpoğlu ydum. Soyadı kendinden kim olduğundan önemli biriydim..
Dayımla ilgili ne biliyordu. Neden sevmiyordu bilmiyorum. Belki de hislerine güveniyordu. Ya da zengin olduğu için gıcık oluyordu.
Onu izlemekten kendimi alamıyordum. Su gibiydi. Çok duru bir güzelliği vardı. İkimizde başka hayatlarda olsaydık peşinden koşacağım bir kızdı. Ama ne onun erkekleri peşinden koşturacak yaşam şartları vardı. Ne de benim bir kızın peşinde koşacak gücüm.
Acaba onu bu ülkeden göndermeyi teklif etsem ne derdi.
Onu izlerken uyuyakalmıştım. Sabah beni dürtmesi ile uyandım.
" Şişt bu evde kahvaltı icat edildi mi. Sana diyorum. Ne biçim yatmışsın ya. Alo '
Gözlerimi zorlukla araladım. Hareket etmeye çalıştım ama her yerim tutulmuştu. Alya yı görünce bir an şaşırdım ama Sonra gece aklıma geldi.
' Erkencisin '
' Bir an önce bir şeyler ikram et sizinkiler uyanmadan gideyim. '
' Bir şeyler ikram edemem çünkü burda bir şey yok. '
' Git evden getir. Ben getirecek değilim ya. '
.....
' Eve mecbur olmadıkça girmem. Beklersen saat 8 de kahvaltı getirirler. '
' Ben kimseye görünmeyeyim diyorum sen bana getirirler diyorsun. Acaba kim olduğumu nasıl anlatmayı düşünüyorsun. Ya da nereye saklamayı. '
' Görseler ne olacak. Tek gecelik bir şey derim. Umursamaz kimse. '
' ağzını topla. Çarparım ağzına. Bir iyilik yaptın diye. '
' Ne diyeceğim. Geçen gün eve girerken tanıdığım hırsız mı. '
Gözlerinden ateş çıkıyordu. Ama çok tatlıydı. Dün gece yardım etmemiş olsam bu laflarım üzerine kesin boğazıma sarılırdı. Sakinleşmek ister gibi derin bir nefes aldı.
' Kimse görmeyecek sende kimseye bir şey söylemek zorunda kalmayacaksın. Hadi bana eyvallah. Sana borçlu olduğumu unutmadım.'
' Sana kahvaltı ısmarlayabilirim. Cüzdanımda hala para duruyorsa. '
' para duruyor. Ama gerek yok. '
' Çıkarken üzerine para alabilmiş gibi görünmüyorsun. Ne yiyeceksin. '
' Alışığım ben açlığa '
Ne demişti öyle. Açlığa alışığım ne demekti. Böyle bir kız böyle bir hayatı gerçekten böyle şikayet etmeden mi yaşıyordu. Nasıl dayanıyordu. Ne kadar zengin olursam olayım açlık ne demek bilirdim. İyi öğretmişlerdi açlığı.
.....
5 yıl önce ....
' Ooo sapık Sarpoğlu yine burada. Biz sana yemekhaneye gelmeyeceksin demedik mi. '
Asrın cevap vermedi. Bu daha önce de defalarca yaşadığı bir andı. Yemeğini aldı masaya oturdu. Karnı açtı ve kimseyle uğraşacak hali yoktu. Masadakiler önünde tepsiyi çekip aldı.
' 17 yaşında kızı yerken doymuşsundur adi namussuz. '
Biri Asrın' ı yakasından tutup kaldırdı. Sonra yere fırlattı. Tekmeler atmaya başladı. Herkes etrafını sarmış keyifle izliyordu. Asrın direnmedi. Ne hali vardı. Ne de o kadar adamla baş etme şansı. Ne kadar direnç gösterirse kişi sayısı o kadar artıyordu. Artık alışmıştı.
' Nasıl lan nasıl bir açlıktı anlatsana. 17 yaşında bir kıza defalarca tecavüz edecek kadar nasıl bir açlıktı. Adi şerefsiz '
Kapı açıldı. Gardiyanlar geldi.