ELİF

1295 Words
Telefonun ışığını açtım. İlk önce kanı gördüm. Hemen kapının girişine koştum. Telefonun ışığı ile aradım. Anahtarı buldum. Işığı yaktım. Alya nın yanına döndüm. Omzundan vurulmuştu. ' Telefonum. Telefonumu bul. Caner' ' Kan kaybediyorsun. Ambulansı arayalım' ' Sakın. Caner. Caner i ara' Telefonunu aramaya başladım. Arada dönüp Alya ya bakıyordum. Onu dinlemeyip ambulansı mı aramalıydım. Ama aranıyor olabilirdi. Ve bu durumda onu elimle hapse göndermiş olurdum. Sonunda telefonu buldum. Alya nın yanına gittim. Telefonla konuşacak halde değildi. Caner in numarasını ararken telefon rehberinde çok az kişi olduğunu fark ettim. Caner olarak kayıt etmemişti. Acaba ne olarak kayıt etmişti. Abim diye kayıt ettiği olabilirdi. Hızla aradım. ........ ' Kardeşim' ' Ben Asrın. Caner sen misin'. ' Benim ama Alya nın telefonu sende ne arıyor' ' Çabuk depolara gel Caner. Alya yaralı' Caner telefonu yüzüme kapattı . Geliyorum bile dememişti. Acaba gelir miydi. İçerde dolaşmaya başladım. Kan kaybını azaltmak için bir şeyler yapmalıydım. Eski bir dolabın içinde bir atkı buldum. Alya nın yanına gittim. Yarası bandaj yapabileceğim bir noktada değildi. Bende yaranın üstüne bastırdım. Ne kadar zaman geçtiğini bilmiyorum. Birden kapı açıldı. Caner gelmişti ' ondan uzak dur' ' yaralı' Cümlemi sertçe böldü. ' Ne yaptın ona.' Bazen Alya nın öz abisi olduğunu düşünüyordum çünkü ikisi de beni sinir etmekte çok iyiydi. Ama Caner le uğraşmak için doğru zaman değildi. ' bir şey yapmış olsam seni mi arardım. Alya ambulans çağırmamı istemedi ama şakaya gelmez. Kan kaybediyor hala' ' çekil sen' ...... Caner Alya yı kucağına alıp yatağına yatırdı. Dolapları açtı. Bir şeyler buldu. Yaraya baktı. Cebinden çıkardığı bıçağın ucuna çakmak tutmaya başladı. ' kurşunu onunla çıkarmayı düşünmüyorsun değil mi.' ' kusura bakma gelirken neşterimi ve hemşirelerimi unutmuşum. Gel şuraya da Alya yı tut. Sabit durması lazım' Dediğini yaptım. Çünkü başka ne yapacağımı bilmiyordum. Kurşunu çıkarırken Alya yarı baygın haliyle bile kıvranıyordu. Yarayı rakı ile sildi ve üzerine bandaj yaptı. Yavaşça Alya nın üzerini örttü. Ortada bulunan sobaya benzeyen bir cismin içine odun attı. Üzerine tiner döküp ateş attı. Yanıma geldi. ' Ne oldu burada.' ' kendine gelince Alya anlatsın. Bu şartlar altında kendine gelirse tabi' ' Alya yı kim vurdu' ' bilmiyorum. Silah sesi duydum. Geldiğimde yerdeydi. ' anladım. Sen gidebilirsin. Teşekkür ederiz. ' ...... ' Ne anladığını bana da anlat. Ayrıca bir yere gitmiyorum. ' ' Bu iş seni aşar ' ' böyle diyerek işin içinden sıyrılamazsın kız sana abi diyor. Sen onu bu halde görüp bir de normal bir şey gibi davranıyorsun. ' ' Sen ne yapmayı düşünüyorsun acaba. Yoksa Alya yı bu hayattan çekip çıkarmayı ona ev açmayı falan mı' Ne ima ettiğini anlayınca durdum. Tartışılacak biri değildi. Galiba kendi Alya nın güzelliğinden başka bir şey düşünmediği için herkesi öyle sanıyordu. ' Ne oldu verecek cevabın yok mu. Ama boşuna uğraşma. Alya kendi seçimini kendi yapar. Kimse de değiştiremez.' İnsan bu hayatı yaşamayı nasıl seçmiş olabilirdi ki. Etrafıma baktım. Depo pislik içindeydi. Ne kadar eve çevirmeye çalışmış olursa olsun buranın bir ev olması hatta ısınması bile mümkün değildi. Yağmurlu havalarda su aldığı belliydi. Eski dolaplar düzenli bir şekilde yerleştirilmeye çalışılmıştı. Eski olduğu her halinden belli bir yatak birbiri ile alakası olmayan yırtık koltuklar vardı. Perde ile çevirilmiş yer banyo olmalıydı ama insan burda sadece banyo yaptığı için bile ölebilirdi. O sırada Alya nın sesini duyup yanına gittim. ........ ' Elif' ' Elif kim. Caner burda. Kurşunu çıkardı.' ' Elif yapma. Sakın' Beni duymuyordu. Kendinde değildi ve sayıklıyordu. Acaba elif kimdi. Akrabası mıydı. Niye yapma diyordu. ' Elif gitme.' Caner yanımıza geldi. Alya nın saçını okşadı. ' Elif burda Alya. Elif iyi.' Alya sakinleşti. Caner e sormanın bir anlamı yoktu. Nasılsa cevap vermeyecekti. Alya bir süre sonra yine sayıklamaya başladı. Sürekli sayıkladığı Elif önemli biri olmalıydı Alya için. Caner yine yanına gitti. Sonra mutfak yapılmaya uğraşılmış yere geçti. Su ısıtıp kendine bir nescafe yaptı. Bana sormadı bile. Büyük ihtimalle zaten içmeyeceğimi düşündü. Bende gidip kendime yaptım. Bu gece uzun olacak gibiydi. Sabaha kadar hiç konuşmadık. Arasıra gidip Alya yı kontrol ettik Alya ise sürekli elif dedi durdu. ....... Alya sabaha karşı gözlerini açtı. Kafasını hafifçe çevirdi. Caner e gülümsedi ' yine dört ayak üstüne düştüm abicik' Sinirimden güldüm. ' Ne demezsin' Alya bana doğru baktı. ' oooo siz de mi buradaydınız muhallebi bey.' ' şu durumda bile dalga mı geçiyorsun. Kendine geldiğine göre hadi seni güvenli bir yere bırakayım. İyi bakılman lazım.' ' kim bakacak bana' ' Ne bileyim ben. Yok mu kimsen. Burda tekrar seni vurmalarını beklemeyeceksin herhalde' ' merak etme bir daha gelmezler' ' nasıl emin oluyorsun.' ' Amaç beni korkutmaktı. Şimdi bir süre beklerler korktum mu diye' ' korkmuşsundur herhalde. Ayağını denk alırsın bundan sonra' ' Amma büyüttün muhallebi bey ya. İlk kez yaralanmıyorum. Hem sen beni düşünme. Başımın çaresine bakarım. Bu arada aklıma gelmişken' ........ Alya elini Caner e uzattı. Caner in yardımı ile zorlukla kalktı. Bu kız kesinlikle manyaktı. Daha yeni kendine gelmişti. Bir de ayağa kalkıyordu. Caner kolunu tuttu. Alya dolaplardan birine doğru yürüdü. Çekmeceden bir şey aldı. Yine Caner in yardımı ile bana doğru yürüdü. Karşıma gelince Caner e baktı. Caner Alya yı bırakıp oturdu. Alya elindekini bana uzattı. ' Sana borçluyum al' ' Bu ne' ' hayatımı kurtardın.' Sırf merakından uzattığı şeyi aldım. Beş liraydı. Anlam verememiştim. ' Ne demek oluyor bu. Senin hayatın beş lira mı' ' aslında üç kuruş etmez ama seni de korkuttum farkındayım . Benden bir kahve içersin kendine gelirsin' ' Yeterince kahveni içtim. Bu halinle böyle saçma sapan şakalar yapacağına bundan sonra ne yapacağını düşün sen' ' Söyledim ya bir daha mallarını çalacağım' ' Sen gerçekten manyaksın.. Ya da intihar etmeye çalışıyorsun.' ' Ne yapıyorsam yapıyorum sanane.' Caner yanımıza geldi. Alya yı tuttu. Alya kendini hızla savurup kurtardı. ' tebrik ederim Alya. Yaranı kanatmayı başardın. Şimdi doğru yatağına. Saçma sapan tartışmanın zamanı değil. ' Caner Alya yı yatırdı. Yine dolaptan malzeme alıp yanına geldi. ' Sakin ol Alya. Sadece pansuman yapacağım.' Caner omzundaki bandajı açarken Alya hiç olmadığı kadar gergin görünüyordu. ....... ' pansuman yapmam gerekiyor Alya. Oksijenli su ile yaranı temizleyeceğim.' Alya kafasını salladı. Ne kadar saçmaydı. Caner neden her yapacağı şeyi önceden söylüyordu. Alya nın bir an canı yanmış olmalı ki hızla kendini çekti. Caner refleks olarak Alya yı tuttu. Neyse ki refleksleri iyiymiş diye düşünürken Alya nın sesi depoda yankılanmaya başladı. ' bırak beni. Dokunma bana bırak' Caner gözlerini kapatıp açtı. Derin bir nefes aldı. 'Alya benim. Caner. Lütfen sakin ol. Sadece yarana pansuman yapacağım. Aniden tutmak istemezdim. Sakinleş lütfen' Caner yavaş yavaş konuşarak tekrar Alya ya yaklaştı. Yapacağı her adımı anlatarak yaptı. Bu kızda bir şeyler vardı. Bir şeyler saklıyordu. Vurulmaktan bile korkmayan kız Caner in ani dokunuşundan korkmuştu. ....... Pansuman bitince Alya uzandı. Caner yiyecek bir şeyler almak için çıktı. Alya ya yaklaştım. Vurulmasını ve peşindeki adamları konuşmak faydasızdı. Bu nedenle bir ipucuna ulaşırım belki diye aklımdaki soruyu sordum. ' Elif kim' Alya sanki küfür etmişim gibi baktı. ' Sen Elif i nerden tanıyorsun' ' nerden tanıyacağım. Kendinde değilken sayıklıyordun' ' Ne dedim.' ' gitme yapma gibi bir şeyler. Başka bir şey söylemedin' Alya derin bir nefes aldı. ' hiç kimse eski bir arkadaş sadece. Nerden aklıma geldiyse gelmiş işte. Bence en iyisi sen git artık.' ' Bak Alya. Anlaşamıyor olabiliriz ama seni böyle bırakmak istemiyorum' ' bırakmayıp ne yapacaksın. Gece adamların mallarını çalmaya gideceğim benimle mi geleceksin. Daha bir cüzdan bile çalamayan adamsın. Benim hayatım seni aşar. Uzak dur. Bir daha da buralara gelme.' Alya nın bu tavrına sinir olmuştum yine. ' Bu kolla mı gidip çalacaksın. Yürüyerek falan gideceksin. Ama pardon değil mi Caner abin var. O götürür seni ' ' Caner i bu tür işlere bulaştırmam ben ' ' keşke onu düşündüğün kadar o da seni düşünse. ' ' düşünmediğini nerden biliyorsun. Ne sanıyorsun kendini. Çok mu zeki çok mu yürekli. Hadi gel desem gelebilecek misin sanki benimle. Sen benim hayatımda yapamazsın oğlum. Bak gördün iyiyim git yoluna.'. ' gelemeyeceğimden nasıl emin olabiliyorsun '
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD