“Gerçekler…”
✨
Sıra gecesinden sonra eve gelmiştik ve neredeyse sabaha kadar uyku tutmamış, derin bir sessizlikle düşüncelerimle boğuşmuştum. Aklımda birçok soru vardı. Hepsinin de cevabı abimdi.
Bu akşamki kız ELİF KARAHAN abimi tanıyordu. Hatta fazlaca yakından tanıyordu sanki. O bakışlar her şeyi açık ediyordu kendini. Ama abimin bugün mesajlaştığı biri de vardı. Kırmızı kalpli kayıtlı kişi.
O kimdi o zaman?
Elif abimi platonik mi seviyordu?
Gözlerimi sıkıca kapattım. Ellerimle şakaklarıma masaj yaptım. Düşündüm, düşündüm ama bir sürü ihtimal vardı. Sonucun nereye bağlasam bir çıkmaza giriyordum. Artık gerçekten düşünmekten başım ağrımıştı.
Oturduğum koltuktan kalktım. Boş sürahiyi elime alıp mutfağa girmek için odamdan çıktım.
Merdivenleri inip mutfağa geldiğimde hemen önce sürahiyi doldurup kendime temiz bir bardak aldım. Ardından adımlarımı geri odama çevirdim. Taş basamakları tek tek çıkarken abimin odası gözüme çarptı. Hâlâ ışıkları yanıyordu. O da uyumamıştı demek ki…
Hızla onun odasına geldiğimde kapıyı yavaşça çaldım. İçerden gelen abimin sesiyle kapıyı araladım.
“Gel!”
Bedenimi aralık kapıdan içeri soktum. Abim yatağın ucuna oturmuş, üzerinde hâlâ geceden kalma kıyafetleri vardı. Kaşlarım çatıldığı sırada yerde paramparça olan telefonu gördüm.
“Abi, iyi misin?”
Derin bir sessizlikle konuşmadı. Yavaşça kapıyı kapatıp kırık cam parçalarına dikkat ederek abimin yanına oturdum.
Ama bir şeye odaklanmış, düşünüyor gibiydi. Gözleri dalmış, boş bakıyordu. Belki dakikalar geçti, ikimiz de sessizce konuşmadan duruyorduk. Ama içimdeki merak daha fazla susamamış ve konuya girmiştim.
“Buraya geldiğimden beri tek farklı gelen şey neydi biliyor musun abi?” Bana bakmıyor ama beni dinlediğini anlıyordum.
“Sendin abi.”
Başını hızla çevirdi bana. Ne demek istediğimi anlamaya çalışır gibiydi. Kaşlarını çatmıştı.
“Sen farklısın artık. Elbette buradan gittiğimdeki gibi bulmayı beklemiyordum ama bakışların değişmiş abi. Seninle ayrı olsak da bazen yanıma geliyordun. O zaman fark etmemiştim. Sen hep mantığınla hareket eden biriydin, şimdi de duygularının esiri olmuş gibisin. Seni ve duygularını değiştiren biri var belli.”
Gözleri şu an şaşkınlıkla beni dinliyordu. Dilimin ucundan çıkacak ismi bekliyordu adeta.
“Elif değil mi? Elif Karahan.”
“Leyla, sen nereden anladın, nasıl yani?”
Şaşkınlıkla konuştuğunda gülümsedim. “Bu gece ikinizi de gördüm abi. Elif’in o bakışlarını çok iyi anladım. Sana resmen hasretle bakıyordu. Aranızda ne geçti, ne yaşandı bilmiyorum ama bazı şeylerin yarım kaldığı belli abi.”
Derin bir nefes verdiğinde geriye doğru uzandı. Gözlerini tavana dikmiş uzanırken ben de yanındaki boşluğa uzandım.
“Elif’in bakışlarını üzerimde hissettim gece boyu ama aslında beni değil, senin bana yaptıklarını izliyordu. Beraber halay çekişimiz. Hepsinde kendi olmak istiyor gibiydi. Gözlerinde gördüm o isteği, her damlasını senin için akıttı.”
Başımı ona doğru çevirdiğimde gözünden akan yaşı gördüm. Abim acı çekiyordu. Bu kalp sancısı ona fazlaydı. “Neden ayrısınız peki abi? Neden böylesiniz?” diye sordum.
“Seviyorum kızım, çok seviyorum. Ama yetmiyor işte, biz de sadece uzaktan birbirimize bakıyoruz.” dediğinde yataktan doğruldum.
“Tamam da sorun ne? Arada çözülemeyecek ne var abi? Karşılıksız mı? Elif içi gider gibi bakıyor sana ya da babamlar mı istemiyor, sorun ne?”
“Kimse bir şey bilmiyor ki, babamların haberi bile yok. Ama olmaz işte Leyla.”
“Neden abi, neden!”
“Leyla, bizim ailelerin arası iyi değil. Geçmişte ne yaşandı bilmiyorum ama babamlar aynı sofraya bile oturmazken, nasıl babama Elif’i diyeyim?”
Abimin gözlerindeki acıyı görünce içim burkuldu. Hafifçe yanına yaklaştım, elini tuttum. Samet derin bir nefes aldı, ardından başladı anlatmaya:
“Leyla… Anlatması zor aslında. Elif’i uzun zamandır tanıyorum. Biz çocukluk arkadaşı gibiyiz, ama zamanla ben ona karşı daha fazlasını hissetmeye başladım. İlk başta sadece platonik bir sevgi sandım, ama hislerim derinleşti. Onun da bana karşı bir şeyler hissettiğini düşünüyordum.”
Abim gözlerini kapattı, sanki geçmişi yeniden yaşar gibi.
“Bir süre her şey güzeldi. Ama sonra ailelerimiz arasındaki meseleler ortaya çıktı. Bilmiyorsun, bizim ailelerimiz bir türlü anlaşamıyor. Onların arasındaki husumet, bizi de etkiledi. Babamlar Elif’in babasıyla asla bir araya gelmek istemedi. Bu yüzden, ne zaman bir araya gelseler ortam geriliyor, tartışmalar çıkıyordu.”
Abim biraz durdu, gözleri dolmaya başladı.
“Biz de o yüzden gizlice görüşmeye başladık. Ama herkesin gözü üzerimizdeydi, dedikodular yayıldı. Elif’in ailesi bu ilişkiyi öğrenirse ona zarar vereceklerini düşündüm. Kendimi hep korumaya çalıştım, ama aynı zamanda Elif’i de korumak zorundaydım.”
“Sonra, birkaç hafta önce…” Abimin sesi titredi. “Babamlar öğrendi. Öfkeleri her şeyi değiştirdi. Elif’in babası benim babama çok ağır sözler söyledi. O gece, babamlar arasında büyük bir kavga çıktı. İki aile arasındaki bu düşmanlık, bizim ilişkimizi imkansız hale getirdi.”
“Abim, bunu neden bana söylemedin?” diye sordum.
“Çünkü bilmiyordum ne yapacağımı, Leyla. Seni korumak istedim. Hem Elif’i, hem seni… Bilmiyorum, her şey çok karmaşık oldu. O yüzden telefonumu kırdım, kafamı toparlamak istedim. Ama Elif’i unutamıyorum, her gün aklımda.” Abim gözlerime baktı, içindeki çaresizliği gördüm.
“Şimdi ne yapacağız abi?” diye sordum.
“Bilmiyorum Leyla… Ama şunu biliyorum, onu seviyorum. Ve bir gün, her şeyi düzeltebileceğimize inanıyorum. Belki zamanla, belki başka yollarla. Ama vazgeçmeyeceğim.”
Sessizlik bir an için odayı sardı. Abimin gözlerindeki acı, benim içimdeki karmaşayı daha da derinleştiriyordu. “Abi,” dedim, “Ben buradayım. Ne olursa olsun yanında olacağım. Ama bu kadar saklamak, yalnız kalmak zorunda değilsin.”
Abim hafifçe gülümsedi, “Sağ ol Leyla. Senin gibi birinin bunu anlaması iyi geliyor. Ama ne yazık ki işler çok karışık. Babamlar kesinlikle barışmayacak gibi.”
“Peki, biz ne yapacağız?” diye ısrar ettim.
Abim omuzlarını silkti. “Bilmiyorum. Belki önce aramızdaki gizliliği kaldırmalıyız. Elif ile açık konuşmak gerek. Belki ailelere karşı birlikte durabiliriz. Ama bunun çok riskli olduğunu biliyorum.”
“Risk varsa da denemeliyiz abi. Çünkü bu şekilde devam etmek bizi yıpratır.”
Abim derin bir nefes aldı, “Seninle konuşmak iyi geldi. Aslında bu yükü biraz da paylaşmak istiyordum.” Yüzünde az da olsa bir rahatlama belirmişti.
“Biliyor musun Leyla, bazen insan en yakınlarından bile çekiniyor, yalnız kalmayı tercih ediyor. Ama sen geldin, beni dinledin. Belki bu, yeni bir başlangıcın işaretidir.”
Birlikte sessizce bir süre oturduk. O an anladım ki, kardeşimin bu karışık dünyasında ona destek olmak benim görevimdi. “İlk adımı ben atacağım Leyla, Elif ile konuşacağız. Her şeyi açık açık söyleyeceğiz,” dedi kararlılıkla. Ben de başımı salladı.
“Ben de seninle birlikteyim abi. Artık bu sırların altında ezilmeyeceğiz.” Asıl hikaye şimdi başlıyordu. Ne olacak nasıl olacak her şey bir sürprizdi bizim için.
Bölüm Sonu…