Seyit Ali 'den
"Diğer yarışçı nerde kaldı? Yoksa bizi ekti mi?" Bu yarışma için günlerdir bekliyordum. Kazanmak için hazırdım. Motor benim en büyük tutkumdu. Adrenalini tüm damarlarımda hissetmeyi seviyordum. Uzaktan gelen motor sesiyle cevabımı aldım. Motor yanımda durunca üzerinde ki yarışmacıyı süzdüm.
" Merhaba" dedim. Bu civarda benimle yarışmaya kimse cesaret edemezdi. Bu kimse yeni olmalıydı. Başını sallamakla yetindi. Bu kadar zayıf bir erkek mi olur diye düşündüm. Erkekler bile cesaret edemezken bir kadın benimle yarışamazdı. Saçma düşüncelerimi geriye saymaya başlayan Hakan bölmüştü. İkimiz de kaza yüklendik. Yarışacağım insanı görmemek beni biraz huylandırdı. Belki yarışmanın sonunda öğrenirdim.
"3, 2, 1" denince yarışma başladı. Ben her zaman ki ustalığı mı konuştururken diğer yarışmacı da fena sayılmazdı. Benim yarışı alacağım kesinden bile daha kesindi. Barkurun sonuna önce ben ulaştım geri dönerken ona bakmayı ihmal etmedim. Yol uzun değildi ve 1 tur olarak ayarlanmıştı. Başlangıç çizgisine döndüğüm zaman motoru gürültülü bir manevra ile durdurdum. Yaklaşık 20 metre öteden gelen diğer motorcuya baktım.
Ben durmasını beklerken o yanımdan geçip gitmişti. Kaybetmiş olsa da nezaketen tebrik etmeliydi. Başıma ilk defa böyle bir olay geldiği için şaşkındım. Arkasından
"Hey" diye bağırdım. Dönüp bakmaya bile tenezzül etmedi. Gece karanlığında kaybolup gitti.
"Buda neydi şimdi?" diye söylendim.
"Boşver dostum, sonuçta sen kazandın" diyerek omuz silkti Hakan. Haklı olsa da olayın tuhaflığı beni sarsmıştı. Siyah kaskından başka hiç bir şey görmemiştim. Hakan beni kazanmamın şerefine yapılacak kutlamaya götürürken aklımda ki her şeyi geriye ittim. Eğlenceme bakacaktım.