ANLATACAKSIN

894 Words

ANKA... Kopuz Konağı’ndan ayrıldıktan sonra biraz nefes almamız gerekiyordu. Ağalar meclisi, bakışlar, gerilimler derken Ateş’le şöyle biraz Antep’i gezelim dedik. İçimizde birikenleri dağıtmak için iyi bir bahaneydi bu. İçimdeki baskı bastırılmış bir yangın gibiydi. Gülüyor gibi yapıyorduk ama ikimiz de gerilmiştik. Ateş direksiyona baktığında fark ettim, çenesini sıkıyordu. Onun da içinde fırtına vardı. Bu topraklar, sakinliği içinden alıyor insanoğlunun. Hele ki güç savaşı varsa ortada, nefes almak bile yorardı insanı. “Biraz Antep havası alalım. Akşam yemeğinde güzel bir yer bulup keyiflice otururuz, sonra da otele geçeriz." dedi Ateş. Ama elbette planlarımız biz düşünürken değişti bile. Telefonum çaldığında daha arabada yeni yeni rahatlamaya başlamıştık. Arayan Çiğdem’di. Sesi he

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD