Vadinin taşlı ve çamurlu yolları, savaşın izlerini hâlâ taşıyordu; toprağın rengi, kanla ve yağmurla karışmış, her adımda sert ve kaygan bir doku sunuyordu. Yollara serpilmiş kırık kalkanlar, parçalanmış miğferler ve savaşta düşmüş silahlar, geçmişin acılarını hatırlatan sessiz tanıklardı. James, atının üzerinde durduğunda, gözleriyle bu kalıntıları taradı; her bir kılıç sapı, her bir parçalanmış kalkan, savaşın dehşetini ve cesaretin simgelerini taşıyordu. Vadinin sessizliği, sadece rüzgârın ağaç yapraklarını hışırdatmasıyla bozuluyor, arada bir uzaklardan gelen silah sesi veya bir atın çığlığı geçmişin yankılarını hatırlatıyordu. Ancak bu manzara artık korku değil, zaferin ve yeniden doğuşun simgesi olmuştu. Yollarda yürüyen köylüler ve askerler, yüzlerinde yorgun ama gururlu ifadelerle

