Bir kaç gün sonra Saraydan ayrılırken, üzerimden ağır bir yük kalkmış gibiydi. Atımı sürerken içimdeki sıkıntı, hafif bir rüzgar gibi dağılıyordu. Günlerdir beni boğan, her bir nefesimi daraltan o taş duvarların ardında kalmıştım. Artık önümde sonsuz bir özgürlük vardı. Ava çıkmak, bahane olsa da, aslında biraz nefes alabilmek için kaçıyordum. Ormanın derinliklerine yaklaştıkça çevremdeki doğa, kendini tüm ihtişamıyla sergilemeye başladı. Ağaçların arasında yankılanan kuş sesleri ve ayaklarımın altında ezilen yaprakların çıtırtısı, beni rahatlatıyordu. Krallığın bu huzurlu köşesinde, en azından birkaç günlüğüne sorumluluklarımdan kaçabilecektim. Burada kimseye hesap vermek zorunda değildim. Ne babamın sert bakışları vardı ne de halkın bitmek bilmeyen beklentileri. Sadece ben ve doğanın i

