Abim Reznia’nın yardımına koşalı üç gün olmuştu. Bu süre boyunca, burada, karanlık bir zindanda esir kalırken içimde büyüyen bir intikam arzusu her saniye zihnimi kemiriyordu. Beni bu taş duvarlar arasına kapatmaları, varlığıma olan tahammülsüzlüklerinin en açık göstergesiydi. Çocukluğumdan beri ailemden bir nebze olsun sevgi ya da destek görmemiştim. Onların gözünde hep, geri planda kalan, istenmeyen biri olmuştum. Babam bile, beni krallığın başına koymayı bir çare olarak görmemişti; abimden umudu kesene kadar beni ciddiye almamışlardı. Burada, bu yalnızlık içinde, yılların biriktirdiği öfke damarlarıma kadar işliyordu. Bana en yakın olması gerekenler tarafından yalnız bırakılmış, ihanetle çevrelenmiş bir genç adam olarak büyümüştüm. Kendi başıma düştüğüm bu yolda, kendimi kendim eğitmiş

