Sıcak suyun bedenini uyuşturması gibi karanlığın zihnine sızmasını çaresizce bekledi. Karşı koyacak gücü kalmamış, tüm direncini de kaybetmişti. Bu kez nasıl bir acıya maruz kalacağını bilmemenin korkusuyla titriyordu. “Artık hazırsın” Onu görünmez kollarıyla sardı. Oysa geldiğini dahi hissetmemişti. “Lütfennn!” “Şşşşşt” Sağ kulağını gıdıklayan nefesinden tiksinerek çırpındı. Kollarında artık huzur bulamıyordu. Adam bildiği ve karşılaştığı canavarları geride bırakacak kadar vahşi, vurdumduymaz ve güçlüydü. “Şşşşt! Merak etme... Birazdan tüm acın dinecek” Ne demek istiyordu? “Söz veriyorum bu son.” Debelenmeyi bıraktı. Ona inanacağını nasıl düşünebilirdi! Defalarca kez onu kandırmış ve kullanmıştı. Karanlık perdesini yaran iğne ucu kadar ufak bir aydınlık gördüğünde kulağının

