Halil İbrahim, gecenin serinliğinde Azra'nın evine doğru yavaşça yürüdü. Kalbindeki ağırlık, omuzlarındaki yükten daha fazlaydı. Kapıyı çalarken elleri titredi, çünkü söyleyeceği her kelime, hayallerini bir bir yıkacaktı. Azra kapıyı açtığında gözlerindeki parlaklık hâlâ o tanıdık sevgiyi yansıtıyordu. Ama Halil İbrahim'in yüzünde gördüğü derin keder onu ürküttü. "Ne oldu, Halil İbrahim?" diye sordu, sesi endişe doluydu. Halil İbrahim derin bir nefes aldı. "Azra," dedi, sesi çatallıydı. "Sana anlatmam gereken bir şey var. Ailem... aşiret... Berdel kararı verdiler. Kan davası çıkmasın diye beni Zerrin'le evlendirecekler." *** Azra, gözyaşları içinde Halil İbrahim'e baktı. "Yıllarımı verdim sana," dedi, sesi titriyordu. "Metres olmak mı şimdi benim hakkım? Bu mu sevginin karşılığı?" Ha

