Ersin'in kızıl kuzumu kucağına alışını boğazım düğümlenerek izledim. Sanki tanımış gibi babasına bakıp, cilveyle gülümseyen bebeğimi kolları arasına alırken az önceki şakacı halinden eser kalmamıştı. Nefesini tutarak, incitmekten korkar gibi kollarına aldığı kızımı izlerken dişini sıktığını görünce dudaklarımı sıktım. Burnum sızlıyor, gözlerim yanıyordu. Karşımdaki manzaraya rahatlıkla ölürdüm. Günlerce hayalini kurduğum seyirlik, tam karşımdaydı ve ben kollarımdaki kuzumu burnuma yaklaştırıp, kokusunu içime çekerek bu anın tadını çıkarıyordum. Zaman dursun, bu anda hapsolalım istiyordum. "Kızıl güve," deyip kızımızın yüzünü keşfe çıkan parmakları minik ellerini tuttuğunda ilk hıçkırığımı yuttum. Derin bir nefes daha çektim. Böyle güzel bir anda ağlamak istemiyordum. Yine de bir miktar s

