"Karanlığın ortasında, yanmış bir ormanın külleri üzerinde ilk kez bir rüzgar dindi. Biri hayatta kalmak için savaşan bir Anka, diğeri ruhu çürük raporuyla mühürlenmiş bir enkaz... Bu gece sadece bir yastığı değil, bir imkansızlığı paylaştılar. Çünkü bazen en büyük pusu, kalbin hiç alışık olmadığı o nefeste gizlidir." Yazarın anlatımıyla devam.... Karan, nefes nefese kalan askerin raporundan sonra otizminin kazandırdığı o nevi şahsına münhasır, ritmik ve temkinli adımlarıyla koltuğundan kalktı; albayı beklemeden ameliyathaneye yöneldi. Karan her zaman böyleydi; kaosun ortasında bile vaktin dışındaymış gibi ağır ve sarsılmaz bir sükunetle hareket ederdi. Koridora vardığında, gözlerinde çaresiz bir telaş taşıyan sağlık ekibini gördü. Bir cerrahın masadaki hastasını bırakıp dışarı çıkması i

