CADI'NIN ÇIĞLIĞI

402 Words
Cadı yatağından kalktı. Her zaman yaptığı gibi simsiyah saçlarını taramaya başladı. Fakat bir gariplik vardı, ev çok sessizdi. Hergün kapısını yavaşça açarak onu izleyen kızı bugün onu izlemiyordu. Cadı biraz mırıldanarak şarkı söylemeye başladı. Aynı anda hem saçlarını tarıyor hemde önündeki aynanın yansımasından kapısını kontrol ediyordu. Aradan birkaç dakika geçti, kızı hala ortada yoktu. Cadı tarağını yerine bırakarak odasından çıktı ve kızının odasına gitti. Kapıyı yavaşça açarak kafasını uzattı. Belki de uyuyordur diye kıyamamıştı kızına. Kafasını iyice uzattığında gördü ki kızı yerinde yoktu, yatağı bozulmuştu. Cadı içeri girdi, kızının yatağının ucuna kadar yürüdü önce etrafa baktı sonra da odadaki bütün havayı iyice içine çekti, gözlerini kapattı. "Hani olmuş gideli.." dedi kendi kendine. Telaşlı gözlerle etrafa baktı. Hızlıca odasına gitti ve siyah uzun elbisesini giydi. Hızlıca ormanın derinliklerindeki korunaklı evinden dışarı çıktı. Havayı tekrar koklamaya başladı. Cadı kızının kokusunu karanlık ormana kadar takip etti. Karanlık ormanı sınırlayan büyük siyah yapraklı ağaçları gördüğünde içini korku kapladı. İçindeki korku bildiğimiz korkulardan değildi, tarifi imkansız belirsiz bir korkuydu. Cadı hızlıca karanlık ormanın sınırlarından içeri girdiğinde uyuyan tüm yaratıklar irkilerek uyanmaya başladı. İyi koku alan tek şey cadının burnu değildi, yaratıklar da öfkenin ve hiddetin amansız kokusunu çok net alabiliyorlardı.. Cadı ormanın içinden geçerken sağa sola kaçışan irili ufaklı yaratıkların seslerini duyabiliyordu ama onun odağı kızının kokusundaydı. Aradan dakikalar geçti. Kızın bulduğu açıklığın çokta uzak olmayan bir noktasında cadı aniden durdu. Tekrar tüm havayı içine çekti. Kızının kokusu çok yakındaydı. Tam sağındaki bir ağacın kovuğunun içinde.. Cadı sağ elini kovuğun içine öyle hızla soktu ki ağacın kökleri yerinden sarsıldı. Aniden ağacın içinden çığlık sesleri yükselmeye başladı. Cadı yavaşça elini ağacın içinden dışarı çıkardığında gördüğü şey karşısında şok oldu.. Cadının yumruğunda dört tane peri vardı, bir tanesinin kolu ve kanadı cadının gücü yüzünden parçalanmıştı, ama hepsinin üzerinde aynı kıyafet vardı. Kızının altın sarısı saçlarından örülmüş kıyafetler. Cadı avcunu birden açtı, elindeki perileri yere düşürmeden elini hızlıca ağacın gövdesine vurdu. Ağaç birden alev aldı. İçindeki onlarca peri canlı canlı yanarken kahkaha ve çığlık sesleri cadının kulağını tırmalamaya başladı. Cadı perilerden aldığı bir tel saçı koklayarak yoluna devam etti. Çok geçmeden kızının bulduğu o açıklığa geldi. Tam durduğu yerde ezilmiş otlar vardı. Birkaç metre ileride ise bir kürk yumağı.. Cadı temkinli bir şekilde kürk yumağının yanına gitti. Eliyle yerdeki kürkleri dağıttıktan sonra arasından kızına ait başka bir saç teli daha buldu. Bir tutam kürkü eline aldı. Çekebildiği kadar kokusunu içine çekti. Aniden kafasını soluna çevirdi, birkaç kilometre ötede bulunan kasabaya.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD