Merhaba arkadaşlar!
Bölüme geçmeden ufak bir açıklama yapacağım. Okursanız sevinirim.
Kitabımda Beren'in zengin oluşuna takılanlar var. Anlıyorum asistan doktor maaşıyla olmayacağını bende çok iyi biliyorum.
Ancak Beren hem asistan doktor değil (formaliteden öyle) hem de asistan maaşıyla aldığını söyleyen bir parça yok.
Eğer öyle anlama gelen bir yer varsa söylerseniz değiştiririm. Diğer okuyucular sorun yaşamaz?
Ayrıca yeni gelen okuyucularım hoşgeldiniz?
İyiki geldiniz ?
O zaman sizi artık yeni bölümle Başbaşa bırakayım.
Gitmeden önce ufak bir ayrıntı Daha: yorumlarınızı okumaya bayılıyorum. ?
Lütfen düşüncelerinizi benimle paylaşın ❤
Bu sefer kesin gittim. İyi okumalarr ?
Yere acıyla yığılan adamı orada bırakıp
lavaboya girdim.
Makyajıma dikkat ederek yüzümü yıkayıp üzerimi düzelttim. Aynada kendime bakarken kusma isteğim kaçmıştı.
Lavabodan çıkıp Toprak'ların yanına giderken bir kalabalığın bizim oturduğumuz yerde biriktiğini gördüm.
Hızlıca oraya yönelirken mekanın bu kısmındaki müzik sesi kesilmişti. Kulağıma dolan yumruk sesinin ardından acı dolu bir inleme gelmişti.
Kaşlarım çatılırken hızlıca kalabalığı geçmeye çalıştım.
Öylece durup dayak yemesini mi izliyorlardı?
İnsanların arasından geçip kavga edenleri gördüğümde şokla kalakaldım.
Toprak barmeni neden dövüyordu?
Bir yumruk daha yiyen barmenle Toprak bağırdı.
"Bir daha benim kadınıma... Hayır Hayır biri dahası olmayacak'"
Bahsettiği 'benim kadınım' sen misin Beren?
Güleyim de başımıza gelsin!
Benden bahsettiği belliydi ancak neden dövdüğünü anlamamıştım. Anlaşılan o ki ben başka bir sapığı döverken Toprak da burada boş durmuyordu.
Dudaklarım kıvrılırken gülmemem gerektiğini biliyordum.
Yerde kıvranan adama tekmesini geçirirken Cihan'ın araya girmesine izin vermiyordu.
Ozan mekan sahibi olarak bulunduğumuz vip bölümü boşaltırken Özgür ve Kaya ayırma çabalarına girmiyorlardı.
Cihan kavga etmesini istemiyor Beren.
Cihan'ın ayırma girişimleri bir kez daha başarısız olurken yanlarına ilerleyip Toprak'ı tutmaya çalıştım.
Kolundaki elimi itip barmene geri dönerken tekrar şansımı denedim.
Siyah gömleğinin kollarını da kıvırmış barmeni haklamıştı.
Yerde kıvranan barmene eğilecekken araya girdim.
"Hey hey dur artık."
Ben olduğumu yeni fark etmiş gibi aniden sıkıca sarıldı bana.
Şokla kalakalırken kollarım iki yanımda öylece duruyordu.
Aramızda hiç mesafe yokken hızlı solukları ve kalp atışlarını hissediyordum.
O da seninkini hissediyor Beren. Hani şu yerinden çıkacakmış gibi atan kalbini.
"Bir şeyin var mı? İyi misin güzelim?"
Bir kolu belimi sıkıca sarmalamaya devam ederken diğeri yüzüme çıkmış ve elleri titrerken yüzümdeki saçları nazikçe çekmişti.
"İyiyim sakin ol lütfen. Ne oluyor?"
Derin bir nefes alıp tekrar sarılırken bende kollarımı ona sarıp başımı göğsüne yasladım.
Başımın altında çarpan hızlı kalp bacaklarımın titremesine neden olurken saçlarımın arasında dolaşan burnu derin nefesler alıyordu.
Yerdeki acıyla bağıran barmene bu kez Cihan müdahale etmiş ve bir iki tekme de o geçirmişti.
Benim için oldukça kısa gelen bir sürenin sonunda uyuşmuş vaziyette Toprak'ın sırtında olan kollarımı çekerek kollarından ayrıldım. Daha da sakinleşmiş gözüken Toprak'ı sadece bir-iki çalışanın kaldığı vip bar alanında bar taburesini işaret ederek oturmasını istedim ancak oturmak yerine volta atmaya başlamıştı.
Bar taburesine ben oturup neler olduğunu anlamaya çalıştım.
Volta atmayı bırakan Toprak bana dönüp sakin kalmaya çalışırcasına derin bir nefesin ardından konuştu.
"Biri rahatsız etti mi seni? Biri bir şey dedi mi? Nasıl hissediyorsun? Miden bulanıyor mu?"
Hafifçe omuz silkip cevapladım.
"Kimse bir şey yapmadı bana. Midem az önce bulanmıştı ama şimdi iyiyim. "
Daha sonra çalışanın benim için getirdiği sudan içerken bir çalışan lavabonun oradan aceleyle gelmişti.
"Ozan bey bir sorun var efendim."
Ozan'ın da kaşları çatılırken anlatması için işaret etti.
"Bir adam yerde dövülmüş bir şekilde yatıyor. "
Daha sonra yerdeki barmeni işaret edip devam etti.
"Hakan'ın arkadaşı olabilir."
Toprak duyduğu isimle ilerlemeye başlarken Ozan da ona katıldı.
Seri adımlarla lavabonun oraya ilerlerken ne göreceğini biliyordum.
Adam yaka paça olduğumuz yere sürüklendiğinde yerdeki barmenin yanına fırlatıldı.
"Bunu kim yaptı ki?"
Kaya'nın sorduğu soruyla etraftan cevap gelmezken bende sustum.
Toprak adamın yakasına yapışıp konuştu.
"Konuşsana lan. Kim yaptı?!"
Adam gözleri kayarak Toprak'a bakarken sarhoş ve dövülmüş olduğu için cevap verecek halde değildi.
Ancak Toprak'ın arkasında beni görmesiyle parmağı beni işaret etmişti. Ya da yanımdaki boşluğu.
Derin bir soluk alan Toprak adamın üstünden kalktı.
"Kafası uçmuş bunun çoktan. Beren'i gösteriyor."
Yüzünü sıvazlayıp devam edecekken araya girdim.
"Neler olduğunu anlatacak mısınız?"
Ozan bana yandan bir bakış atıp getirilen sandalyelere iki adamı oturturken konuştu.
"Hani merak etmiyordun sen?"
Omuz silkip cevapladım.
"Hâlâ merak etmiyorum. Sadece benim yüzümden olduğu için."
Kaya sandalyede oturamayan adamı tutarken konuştu.
"Bu şerefsiz arkandan bu adamı göndermiş. Taciz etsin di-"
Derin bir soluk alıp susarken abisi gibi sinirlendiğini fark etmiştim.
Tek fark vardı. O da Toprak sinirli değil çok sinirliydi!
Toprak kendi kendine mırıldanırken nereye gittiğini bilmediğim Cihan da gelmişti.
"Biri bizden önce davranmış. Kameralara bakmalıyız."
Araya giren Cihan konuştu.
"Baktım ben hiçbir şey yok. Görüntüler temiz."
Özgür'ün sarstığı barmen bir şeyler mırıldanmıştı.
"İlaç... ilaç etkileyecek."
Hepimizin bakışları barmene dönerken o bana bakmaya çalışıyordu.
"Ne ilacı?"
Toprak hızlı davranarak sormuştu.
"İçkisine ilaç koymuştum. Etki etmesi gerekti."
Kaşlarım çatılırken konuştum.
"Ama ben iyiyim?"
Düşündüğü belli olan Toprak bana dönünce aklıma gelen detayla bende anlamıştım.
"Asya!" Aynı anda konuşmamız üzerine bize bakarlarken Cihan konuştu.
"Asya kim?"
Toprak onu cevaplarken tavırları aceleciydi.
"Beren'e aldığım içkiye koymuş bu şerefsiz ilacı. Onu da Asya almış olmalı. Beren gelmişti yanımıza alıp almadığını hatırlamıyorum."
Yerimden kalkarken çantamı da aldım.
"Gidip bi kontrol edelim. İçtiyse fazla uzaklaşmadan etki etmiştir."
Toprak'ı arkamda bırakıp çıkışa yönelirken bir şeyler konuşup bana yetişmişti.
Birlikte arka sokağa çıktığımızda yerdeki Asya'yı görmüştük.
Onun yanına koşarak varıp yere çöktüm.
Önce nabzını kontrol ettim.
Yavaş da olsa atmaya devam etmesi iyiydi. Gözlerini açtığım telefon ışığıyla kontrol edip beyin fonksiyonlarını kontrol ettim.
Toprak ambulansa haber verirken Asya kendine gelir gibi olmuştu ki üzerime kusması da aynı anda gerçekleşti.
"Hadi ama ya!"
Her ne kadar doktor olsam da kan yerine birinin kusması beni kötü etkiliyordu.
Midem bulanmaya başlarken gelen sağlık ekipleriyle yanından ayrıldım.
En fazla sokağın köşesine kadar dayanabilmişken içimdeki her şeyi kusmuştum.
Saçlarımı çeken Toprak ile Asya'yı bırakıp yanıma geldiğini anlamıştım.
Açıkçası utanmıştım anca Toprak sorun yokmuşcasına sırtımda elini gezdirerek rahatlamamı sağlamaya çalışıyordu.
Sağlık görevlilerinden istediği şu şişesiyle birlikte ağzımı çalkalayıp birkaç yudum su içmiştim.
"İyi değilsin sen. Hastaneye gidelim."
Toprak elimdeki şu şişesini almış endişeyle bana bakarken eline döktüğü biraz suyu yüzümde gezdirmişti.
"O kustu diye oldu. Üstüm iğrenç oldu."
Ağlamaklı çıkan sesim ve yardım isteyen bakışlarımla Toprak'ın yüzündeki gülümsemeye sebep olmuştum.
"Onu hallederiz güzelim. Emin misin iyi olduğuna?"
Kafamı sallayarak onu onaylayıp elindeki şu şişesini işaret ettim.
"Onu üstüme döksene!"
Başta kararsız kalsa da ısrarcı bakışlarıma dayanamayıp üzerime yavaşça dökmüştü.
Soğuk suyu akşam serinliğinde üzerimde hissederken dayanamayıp titredim.
İşini büyük bir odakla yapan Toprak'ın dikkatini çekerken üzerimi küçük çocukmuşum gibi temizledi.
Ardından boş şişeyi yan taraftaki çöp kutusuna atıp beni kucakladı.
Bir anda kucaklamasıyla tepki dahi veremezken Toprak'ın sıcak göğsüne karşı gelememiştim.
Arabaya kısa sürede varırken bindiğimiz gibi klimayı çalıştırmıştı Toprak.
Yaz günü arabanın içine sıcak hava dolarken Toprak birini arıyordu.
"Alo Cihan"
Karşı taraftan gelen sesler arabanın içini doldururken Cihan'ın sesi de eklendi.
"Efendim"
"Biz gidiyoruz. Siz ne yapacaksınız?"
"Bekle biz de gelelim. İçeriz diye araçları göndermiştik."
Sıkıntıyla bana bakan Toprak mecburen kabul etmişti.
Telefonu kapattıktan sonra konuştu.
"Üzerine bir şeyler vereyim."
Arka koltuktan aldığı ceketini bana giydirirken önümü ona döndüğümde dipdibeydik.
Bir eli ceketin iki ucunu kavramış beni kendine çekerken diğer eli yüzüme çıkmıştı.
Yanağımı kaplayan eli gözümün altını okşarken kusmanın verdiği yorgunlukla yüzümü eline yasladım.
Yüzünde dünyanın en güzel gülümsemesi oluşmuştu.
"Beren ben bugün için özür dilerim. Öyle görmeni istemezdim. Sana bir şey oldu diye çok korktum."
Centilmen olduğunu söylemiştimm!
Benim de elim yüzüne giderken bana bakan gözleri af diliyordu sanki.
Uzun kirpiklerinin çevrelediği güzel gözlerindeki ifade ile aklım başımdan giderken aramızdaki mesafe giderek azalıyordu.
"Sen özür dilenecek bir şey yapmadın. Artık sakinleş iyiyim ben."
Fısıltımla birlikte yutkunurken burnu yanağımdan derin bir nefes almıştı.
Dudaklarıma kayan bakışları ile nefes almayı bile unuturken sadece izinsizce yapmasını istiyordum.
İzinsizce beni öperse ayrıldığında ona kızardım ve benim de istediğimi anlamazdı.
Gözlerim kapanırken aramızdaki boşluk sıfırlanmış, iki koltuktan birbirimize uzanmıştık.
Bir süre yüzümde hissetmediğim nefesi ile ne olduğunu anlayamazken yavaşça gözlerimi açtım.
Toprak'ın gözlerindeki ifade ile dilim tutulurken hiçbir şey diyemeden öylece kalakaldım.
Büyük bir hayranlıkla ona teslim oluşumu izliyordu.
Daha önce kimse bana böyle bakmamıştı. Hayır hayır kimsenin kimseye böyle baktığını görmemiştim.
Dudaklarıma kayan bakışları ile gözleri koyulaşırken aramızdaki açılmış azıcık mesafeyi dudaklarıma eğilerek kapatmaya başladı.
Gözlerimi kapatıp kendimi Toprak'a bıraktım.
Toprak ve onun hissettirdiklerine...
Dudaklarımın üzerinde hissettiğim solukla birlikte daha fazla dayanamayıp bende onun dudaklarına uzandım.
Selamlar herkese!
İlk öpücük geliyor sanki ne diyorsunuz?
Bölümü nasıl buldunuz?
Toprak'ın arkadaşları Hakkında düşünceleriniz neler?
Cevaplarsanız çok sevinirim..?
Diğer bölümde görüşmek üzere sağlıcakla kalın ?