Bölüm 21

1377 Words
Herkese merhabalar arkadaşlar! Sınavlarım var deyip olmayacağını söyleyen ama arka arkaya bölüm atan yazara her yorum başarı dilemek olsun? Bir süre yeni bölüm olmayacak ancak sizleri de merakta bırakıp gitmek istemedim. Herkese iyi okumalar ? "Ben Mert'ten hoşlanıyorum." Tek cümle sonucu gözleri fal taşı gibi açılmış Dicle ile kapıdaki bakışlarım ona döndü. "S-sen c-ciddisin." Sıkıntıyla bakışlarımı kaçırıp kafamı salladım. Bakışlarım kapıya tekrar kayarken derin bir nefes bırakıp konuştu. "Peki ya Toprak?" "Eskisi gibi hissedemiyorum. Onun da bana karşı hisleri azaldı fark ediyorum." Derin bir sessizlik odayı kaplarken sessizliği Dicle'nin telefonu bozdu. "Efendim hocam?.... tamam geliyorum hemen." Yerinden ayaklanırken gözlerinde gördüğüm ifade ile ben cevabımı almıştım. Hafifçe sarılıp devam etti. "Şimdi gitmem lazım. Akşam sendeyim. Konuşalım olur mu?" Hafifçe başımı sallayıp onu onayladım. Odamdan çıktıktan sonra odamdaki lavaboya ilerledim. Aynanın karşısında yüzümü düzeltirken kıkırdadım. "Deli değilim ben.... değilim ki" Aynadaki yansımama göz kırpıp odadan çıktım. Başhekimin odasına ilerlerken aslında bir şey değişmeyeceğini sadece şansımı denediğimi biliyordum. Kapıyı tıklatıp içeriden gelen gel sesiyle içeri girdim. "Efendim Beren?" "Hocam ben Ege için gelmiştim." Devam edecekken araya giren başhekim sözlerini söyledikten sonra işine geri dönmüştü. "O hatalıydı ve cezasını kabul etti. Bu konuda yapabileceğim bir şey yok. Son sözü Mehmet bey söyledi." Tam da tahmin ettiğim gibiydi. "Mehmet bey nerede biliyor musunuz?" Sadece ters bir bakış atmakla yetinirken sinirlenerek konuştum. "Neyse ben bulurum!" Odadan çıkıp hastanedeki odasında olması için dua ederek ilerledim. O sırada bana bakıp bakıp fısıldaşmalar artmıştı. Kapıyı tıklatıp içeriden gelen gel sesiyle içeri girdim. Mehmet Çağlayan'ın bakışları üzerimdeyken içeri girip kapıyı kapattım. "Sizinle konuşmam gereken bir konu vardı." Başını sallayıp masasının önündeki koltuğu işaret etmesiyle oturdum. "Ege Akman tamamen suçlu değil. Anjiyo sonuçları tam da onun uyguladığı tedaviyle örtüşüyordu." Kaşları çatılmış beni dinleyen Mehmet Çağlayan bariton bir ses tonuyla konuştu. "Ege böyle bir şeyden bahsetmedi. Suçunu da kabullenip istifa etti. Şimdi sen neden karışıyorsun?" Senden kurtulmak için kendini açıklamamış bile! "Çünkü hasta benim hastamdı ve hatalı biri varsa Ege Bey değil benim." Abartmasan? Elindeki kalemi masaya bırakıp tüm ilgisini bana yönelten Mehmet Çağlayan devam etmemi işaret etmişti. "Anjiyo çekimlerini yapan bendim ya hatalı çekim yaptım ya da birileri sonuçları değiştirdi ancak Ege Bey'in bir hatası yok. " Alayla kalkan bir kaşı ile bana karşılık verdi. "Cesaretin takdire şayan Beren. Ancak seni dinlersem kovulacak olan kişinin sen olacağını biliyorsun değil mi?" Rahatça arkama yaslanıp bacak bacak üstüne attım. "Beni kovmayacağınızı ikimizde biliyoruz. Birbirimizi kandırmayalım şimdi." Yüzündeki tebessüm genişlerken sinirlerini bastırmak için yaptığını anlamıştım. Umursamadan devam ettim. "Ya da bu aralar işleriniz iyi gitmezken beni kovup Avrupa ülkelerinden gelen hastalarımızdan mahrum kalmak istemezsiniz sanıyorum." Yüzündeki gülüş azalırken devam ettim. "Amerika'yı söylemiyorum bile." "Benden ne istiyorsun?" Ayağa kalkıp gitmeden önce konuştum. "Ege Akman işine geri dönecek." Odadan çıkıp asistanlar odasına ilerlerken planımın Ege tarafı tamamlanmıştı. Şimdi sıra Dicle'yi test etmekteydi. Etraftaki bakışlar ile asistanlar odasına girdiğimde çoğunluğun burada olduğu belliydi. Kahve makinesine ilerleyip kahve alırken yanıma gelen Zeynep doktor ile dikkatimi ona verdim. "Hocam sizin hakkınızda bazı söylentiler var." Sahte bir sinirle Zeynep'e dönüp devam etmesini istedim. "Toprak Dolunay ile ilişkiniz olduğunu duymuştuk ancak Mert Bey'den hoşlanıyormuşsunuz. Bizleri ilgil-" Elimle onun sözlerini keserken herkesin susup pür dikkat bizi izlediğini fark ettim. Gözlerim kalabalığın içinde Dicle'yi bulurken onun tüm hareketlerine odaklandım. Ona güvenip anlattığım her şeyi yetiştirmiş miydi? Daha sonra Dicle'deki bakışlarım onu buldu. Selen Özmen'i. İzmir'e geldiğimden beri beni çekemeyen Selen'i... Elimdeki kahve bardağını bırakıp Selen'e doğru ilerledim. "Sen yaptın." Önünde durup söylediğim sözlerle kaşları havalanırken konuştu. "Ne diyorsun sen ya? Bana ne senin ilişkilerindeki sadakatsizlikten!" "Bana iftira attın sen!" Şok içinde söylediğim sözlerle sinirlenirken kulağına eğildim. "Ya iftira attığını kabul edersin ya da herkesin içinde sevgilimin fotoğrafının senin odanda öylesine 'cüretkar' şekilde asılı olduğunu herkes görür cici kız." Toprak'ı ilk gördüğümde bana tanıdık gelmişti ancak nereden olduğunu dün gece düşünürken hatırlamıştım. Birkaç sene önce çantasının açık olması sebebiyle gördüğüm yarı çıplak fotoğrafların kenarlarındaki yapışkanlar onun bir yerden çıkartıldığını kanıtlarken diğer fotoğrafta da Selen'in yarı çıplak fotoğrafını görmüştüm. Hatırladığım şeylerle midem bulanırken Selen'in gözlerinin içine baktım. Sertçe yutkunuşunu izlerken dudakları aralandı. "Ben yaptım. İftira attım Beren'e. Yalan söyledim hepinize." Herkesin fısıldaşmaları yükselirken gece yanımda olan kadın cesaret bulmuş gibi konuşmuştu. "Ben Mert beyle kavgalarına şahit oldum. Beren Hanım hoşlanmıyor ondan! Rahatsız eden Mert Bey'di. " Handan Ablaya minnetle bakıyormuş gibi bir bakış atıp gülümsedim. Selen'in yanından geçip gidecekken kolumdan tuttu. "Bu burada bitmedi!" Hafifçe başımı sallayıp ona şımarık bir gülümseme gönderdim. "Bitmesin tatlım. Bitmesin." Omzuna dostça vurup göz kırptım. Handan ablanın konuşmasından cesaret alan diğer insanlar bana bir şeyler söyleme derdindeydi. "Hocam kusura bakmayın. Bir anlık inandık. Mert beyin size ilgisini bildiğimizden. Sizde hoşlanıyorsunuz sandık. Özür dilerim." Genel içerik aynı olup birbirinden farklı cümlelerle özür dileyen insanlara sorun olmadığını ilişkimde mutlu olduğumu ve özel hayatımın kimseyi ilgilendirmediğini söyleyip çıkışa ilerlerken Dicle de peşimden gelmişti. Dışarı çıkıp odama ilerlerken sessiz kalıp odaya girdiğimizde konuştu. "Ben hiçbir şey anlamadım ne oldu şimdi?" Masama oturup arkama yaslandım. Ayakta duran Dicle'ye bakışlarımı diktim. "Olan şu ki. Senin bana ihanet edip etmeyeceğini test ettim. Tebrikler şu anlık etmiyormuşsun." Bakışlarına yerleşen şok ifade ile kekeledi. "Ne?" Omuz silkip dudağımı ısırdım. "Duydun işte. Senin bitmek bilmeyen Toprak hayranlığın mı yoksa bana olan arkadaşlığın mı daha sağlammış onu anladık." Daha sonra devam ettim. "Senden önce Selen davrandı. O küçük beyni fark etmeyeceğimi sanmıştı ama ben sana Mert'ten hoşlanıyorum derken bizi dinliyordu." "Eğer herkese sen yaysaydın Toprak'a eskisi gibi hissetmediğimi ve hatta onun da eskisi gibi hissetmediğini söylediğim yalanımı da söylerdin." "Ama hayır sen söylemedin. Tebrikler testi geçtin." "B-bana hiç-ç mi güve-" Dicle'nin kurduğu cümleyi elimle kesip küçük bir gülümsemeyle konuştum. "Dur dur ne diyeceğini biliyorum. Güvenmekle alakalı" Küçük bir kıkırtı kaçtı dudaklarımdan. Gülüşümü sert bir şekilde kesip buz gibi bir sesle cevapladım onu. "Ben kimseye güvenmem!" Hiçbir şey demeden odadan çıkacakken konuştum. "Dur dur! Alınmadın değil mi?" Bana tekrar dönüp kollarını iki yana açarken bağırdı. "Alınmak mı? Ne yaptığının farkında mısın sen?!" Bir baş sallayışla onu onayladım. Yerimden kalkıp volta atarken konuştum. "Evet hemde çok iyi biliyorum." "Hatırlıyor musun Dicle? Arkadaşlığımız başlarken ne demiştim sana?" Sorduğum soruya yanıt gecikmedi. "Ben kimseye güvenmiyorum. Sana da güvenmemi bekleme. Tamam dersen arkadaş oluruz." Kafamı salladım. "Sende kabul etmiştin." "Zamanla güvenirsin sanmıştım!" Dudaklarımın arasından kaçmak isteyen kıkırtıya engel oldum. "Peki ben ne duydum biliyor musun? Okulda kimseyle arkadaş olmayan kızla arkadaş olabilirim diye iddiaya giren sosyal bir kız varmış!" İki sene öncesine giderken gözleri açılan Dicle ile güldüm. "Bilmediğimi mi sanıyorsun?" Sonra da devam ettim. "Bunlar önemsiz ayrıntılar. Sen şunu söyle: alınmaya hakkın var mı?" Bir şey söylemek yerine son bir bakış atıp odadan çıkan Dicle ile bende yerime oturdum. "Bende öyle düşünmüştüm." Yüzümde oluşan gülümseme ile dün geceyi düşündüm. Mert'i sinir ettikten sonra Handan ablanın da görmesi bir daha biraz olsun kendini düşünüyorsa yanıma gelmesini engellerdi. Çünkü kanıt niteliği taşıyan Handan ablanın da görmüş olması, gözyaşlarıma şahit olması Mert'in beni 'rahatsız' ettiğini gösterirken sahte gözyaşlarım da Toprak'a olan sevgimi kanıtlıyordu Bir taşla birden çok kuş vururken Selen'in fotoğrafları elimde yoktu. Sadece gördüğümü söylemem yeterli olmuştu. Ayrıca Dicle'yi denemiştim ve Mert'ten kurtulmuştum. Çalan telefonumla bakışlarım ona kayarken kayıtlı olmayan bir numara arıyordu. "Alo?" "Beren ben Özgür. Numaranı Toprak'ın telefonundan aldım. Geçen geceki teklifim hala geçerli lütfen gel!" Yazlığa gitme fikrinden bahsediyor olmalıydı. Sessizliğimi korurken Özgür devam etti. "Birkaç gün kalıp geri döneceğiz. Çok eğlenceli olacak. " Arkada çıkan arbede ile sesler birbirine girerken Kaya'nın sesini ayırt etmiştim. "Versene bana. Ben ikna ederim!" Daha sonra gelen Özgür'ün sesi. "Benim cazibeme kimse dayanamaz. Tam ikna ediyordum!" Evet daha erken gelmiyorum ben demek için ikna olmuştum. Sonra onun sesini duydum. Oturduğum yerde gerilirken dün gece aklıma düşmüştü. "Ne yapıyorsunuz lan siz?" Kaya abisine mızmızlanmaya başlarken sesi kesilmişti. "Ya abi Beren'imi çalıyor bu! Bir şey desene!" "Tel-telefondaki Beren mi?" Öksürüp sesini düzelttikten sonra daha net gelen sesiyle telefonu aldığını anlamıştım. "Beren?" Her ne kadar suratına kapatmak istesem de kapatmadım. "Efendim?" "Nas- bi dur tamam diyeceğim Allahın belası!" Telefondan gelen seslerle yine bir arbede çıktığını anlamıştım. Derin bir nefes alıp tek solukta söyledi. " Yazlığa gelmeni istiyorlar. Merak etme ben onları ikna ederim gelmeyeceğine." Derin bir nefes alıp dudaklarımı ıslattım. "Ben gelmek istiyorum!" Arkadan gelen seslere bakılırsa hepsi duymuştu sesimi ancak ben Toprak'ın tepkisini merak etmiştim. Toprak'tan hiç ses gelmezken az sonra Kaya'nın sesi duyuldu. "Ahaa kal geldi adama! Abi tepki versene!" Selam millet! Bölümü nasıl buldunuz? Toprak'ın sondaki tepkisi nasıldı sizce? Xmkslslllwisbs Dicle hakkında düşünceleriniz? Sizce Beren yaptığında haklı mıydı? Diğer bölümde görüşmek üzere sağlıcakla kalın ?
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD