Nefretin kıvılcımı🔥

1395 Words
Neydi bizi zora sokan ayaklarımızmı? yoksa tutkularımızmı? nefret etmek peki en zoruda o değilmi nefret duygusu ağır bir yüktür ya karşılığını alcaksın yada öleceksin yok olur duyguların... Annem öleli iki haftayı geçmişti artık bu evden çıkıp okuluma ve geleceğime bakmalıydım. Babam hala bulunmamıştı bulunacağınıda sanmıyodum o bu işe kalkıştıysa kesin destek aldığı birileri olmalıydı götü yemezdi yoksa. Artık uyanmak için alarm kurmuyordum kötü kabuslarım her gün kan ter içinde uyandırıyordu beni bugünde aynısı olmuştu annem kanlı elleriyle kurtar beni diye bağırarak bana yaklaşıyordu irkilerek kalktım gözlerimden yaşlar akarak, terler içinde uyandım uzun süre rüyamı düşündükten sonra yavaşca olduğum yerden doğrularak kalktım elimi yüzümü yıkayıp üzerimi giyinmeye gittim ve üzerime bol kazak ve siyah ispanyol paça bir pantolon giydim saçlarımıda acaleci bir biçimde toplayıp çıktım evden kahvaltı bile etmemiştim zaten haftalarca yemeği unutmuştum arada abur cubur bişeyler atıyodum ağzıma baya iki hafta içinde gözlerimin altı mosmor olmuştu ölü gibiydim. Okula doğru yaklaşırken gizemin beni kapıda beklediğini farkettim arbadan indim bana baktı. "G-günaydın" titrek ses tonuyla seslendi bana Günaydın diyerek gözlerimi kırptım "İyimisin? açmısın tost alıyım sana" Güçlü durmak zorundaydım hiç bir zaman hiç kimeseye zayıf yanımı göstermemeliydim gerçi o adam görmüştü hemde yıkılmış bir halimi görmüştü. "Yok canım sağol aç değilim" diyerek hafif,sahte bir gülümseme attım. "Peki o zaman" diyerek oda gülümsedi bana Ardından yürümeye başladık okula doğru "İki haftadır işlenen konuların pdf ini atayım sana yada dur ben onların çıktısını çıkartıp vereyim. Birde yarın sınav var senin hayallerinin ilk adımı bu sınav" Arkamı dönüp gözlerinin içine baktım "sen pdf'i at zahmet etmene gerek yok. yarın ki sınavıda yapabilirim çok çalıştım o sınav için" "Peki o zaman gelip konuları anlatmamı istermisin?" "Hayırrr yalnız kalmak istiyorum" sert ve soğuk sesimle cevap verdiğimi fark ettim tekrar dönüp "Senin yorulmanı istemem canım ben hallederim"zor olsada gülümsedim yine İfadesiz yüzü bana bakıyordu şaşkın bir biçimde davranışlarım tuhafına gitmişti sanırım ardından sınıfa girdik. Sınıfta herkes birbirleriyle yarınki sınav hakkında konuşuyorlardı telaşlı bir biçimde sesler sınıfın dışarısına kadar geliyordu ben sınıfa adımımı atar atmaz sesler kesildi ve gözler bana çevrildi gizem sinirleneceğimin farkına vardı kolumdan tutup sandelye oturtturdu neden bakıyorlardiki öyle? Dünyada tek benmiydim annesi babası tarafından canice öldürülen? Emin olun binlerce insan bu dertten yakınıyo adalet hiç bir zaman yerini bulmayacak bizde ya suscaz yada nefretimizin acısını büyütcez. Bir yanım boş şimdi annem yok ve sadece annemin yokluğu değil kafamdaki sorular beni yiyip bitiriyo aynı zamanda içimde hızla büyüyen bi nefret hangisiyle başa çıkacaktım? ben böyle uzun uzun düşünürken gizem dürttü beni kısık sesle hoca geldi dedi. dikkatimi hocaya verdim zaten bir sürü ders kaçırmıştım bunuda kaçırırsam zor kapatırım. Ders bittiğinde gizeme gözlerimi kısarak baktım "Ne ara buraya kadar geldiniz " "İki hafta yoktun canım sınav haftasına girecektik az bile" "Siktir ya ben hiç uyumamam lazım o zaman anca yetiştirrim yetiştiremeyebilirim hatta" "Neyse ben sigara içmeye çıkıyorum geliyormusun?" "Tamam bende geliyorum" Sigara içmek için yukarıya çıkıyorduk merdivenlerden çıkarken aşağıya baktım aşağıda atolye bölümündeyidi Asaf şerefsizi o geceden sonra hiç karşılaşmamıştık aşağıya baktığımda onu gördüm atolyede çok meşkuldü ardından hızlıca merdivenden çıkıp gizemlerin yanına geldim gizemden sigara istedim oda bir dal uzattı tam ağzıma götürürken gizemin arkadaşı rümeysa seslendi "Alev nasıl dayandın bu acıya" Tamda beklediğim soruydu ne zaman gelcek diye düşünüyodumki geçikmedi . Seslenmedim sigaramı yaktım gizem oradan sus diyerek kaşlarını çatıyordu kıza. Benim gibi binlerce İnsan var tek ben olsam kafayı yerdim neden ben diye kaderim buymuş diyip geçiştirdim onu. Sigaramdan derin bir nefes çektim ne ara içtim bilmiyorum ama bitmeye gelmişti. içimden o şerefisizin yaptığı yanına kâr kalmayacak er yada geç ödeyecek bedelini diyerek fısıldıyordum *** Herkesin yaşamı farklıydı hayat kerkese eşit davranmıyordu ve sen elinden geleni yapmazsan kimse seni umursamıyodu yokluğunu bile farketmezlerdi ve benim bu sınavı kazanmaktan başka çarem yoktu kazanırsam mezun olup büyük bir şirkete girebilecektim kazanmazsam bir yıl daha bekleyecektim o şerefisizden öcümü almak için ama benim o kadar bekliycek sabrım yoktu. Sabaha kadar ders çalıştım içtiğim kahvelerin sayısını unuttum. Sabaha karşı yorgunluktan masada uyuya kalmıştım içtiğim o kadar kahveler nereye gitti anlamadım yinede dalmıştım saat 7,18 de yine bir kabusla açmıştım gözlerimi rüyamı düşünecek bile vaktimin olmadığını gördüm 7,45de okulda olmalıydım hızlıca elimi yüzümü yıkayıp dolaba yöneldim siyah bir boğazlı kısa kol ile siyah bir pantolon giydim saçımıda aler acele topladım buzdolabına gelip sandiviç vardı bi tane elime aldım bir yandan yemeye çalışıp diğer yandan spor ayakkabılarımı giymeye çalışıyordum telaş yapmamlıydım sakin olmalıydım üzerimi düzelttim karşıya baktım yapabilirsin Alev diyip çıktım dışarı. 7,49 Okula geldiğimde herkes bir panik içerisindeydi herkesin kafasında sorular vardı. yapabilirmiyim? korkusu vardı .dakika sayıyolardı resmen sınavın başlangıcına gizem yanıma geldi panik bi şekilde " Lan çok korkuyorum ben . Eee Sen neyaptın çok soluk gözüküyo yüzün hiç uyumadınmı" Cevaplamadım herkes içeriye yürüyordu gizeme el ettim hadi gidiyoruz. Gazamız mübarek ola Gizemi güldürmeyi başarmıştım o korkunun ardından. Sınav çıkımı herkes bir yana gitmişti ağlayanlarmı dersin küfredenlermi sigara içip içip atanlarmı benim içinse sınav iyi geçmişti gizem benden sonra çıktı ağlayarak "Amınakoyum ben böyle işin ya " "Neoldu çokmu kötü" "Vaktim yetmedi yoksa hepsini biliyodum" Güldüm ona dayanamayıp ilk defa gülmüştüm ama içten değildi "Ya dalga geçme ciddi diyorum " "He he kesin öyledir " Sınavın sonuçları 2-3haftaya açıklanırdı kapıya doğru yöneldim büyük bir yük kalkmıştı sanki omuzlarımdan şimdi bu yükü bir sigarayla uğurlayacaktım çıkardım bir dal yaktım içerek yola düştüm yürüyerek eve gitmeyi planloyodum ayağımda o kadar çok ağrımazdı spor ayakkabı vardı. bilmem kaçıncı sigaranın sonunda paketin içinde iki üç dal sigara kalmıştı eve geldim yol boyunca sigara içmiştim kafamdaki soruları boğmama yardımcı oluyo zannediyodum ama kendime zarar vermekten başka birşey yapmıyordum .hava kararmaya yakındı kapıyı açtım içeriye attım kendimi ve biraz araştırma yapmamın zamanıydı şerefisizin nereye kaçtığı ile ilgili .kahvemi yaptım bilgisayarımın başına geçtim bilgasayarla çok uğraştığım için iyi anlardım o işlerden tam başlıycaktımki kapı çaldı. "Hay seni" Kapıya yöneldim açmak için kesin gizemdi gelen kapıyı açtığımda düşünmediğim kişi vardı kapıda hiç tahmin edemeyeceğim kişi kırk yıl düşünsem aklıma gelmeyecek kişi Asaf gelmişti ne arıyorduki burada hangi yüzle geliyordu gözlerimi devirerek ona baktım "Ne var" "Annen ölmüş hemde baban yüzünden başın sağolsun demek için uğramıştım" "Şimdi ben sana bir dalarsam sana başsağlığına gelirler siktir ol git kapımdan" Bana şaşkın bir ifadeyle baktı beklemiyordu böyle bir cevap hep masum tarafımı ve saf Alevi görmüştü karşısında ama bu sefer farklıydı hep göreceği yüz buydu alışması gerekti kapıyı yüzüne hızla vurarak kapattım. Hiç bişey olmamış gibi bilgisayar masasına yöneldim devam etmek için ardından malzeme odasına gittim ordan bir tahta vardı yazı tahtası gibi onu koydum bilgisayarın yanına her bulduğum bilgiyi oraya yapıştıracaktım en başa şerefsizin fotosunu yapıştırdım sana bakmayı bende istemiyorum ama neyaparsın mecburum işte.saatlerce masada oturdum bilgisayarın başından kalkmadım ve bulduğum şeyde bir adamla çok yakınlardı aralarında tuhaf bir bağ vardı neydi acaba kimdi o adam fotoğraflarda hep arkası dönük ve adındanda hiç bahsedilmemişti kimdi acaba? Bu günlük bu kadar yeterdi.annemin kaldığı evede gitmem gerekti belki bir şey bulabilirdim o eve gitmek benim için çok zor olacaktı. Ardından üzerimi giyip çıktım evden yoldan taksi çevirdim o eve doğru yol aldık. Yol boyunca nasıl gireceğimi düşündüm o eve zor olsada yapmak zorundaydım annem için. Sonunda gelmiştik. kapıyı açtım bir adım attım topuklu ayakkabım kumun içine girdi hafif. Aldırmadım Yürümeye başladım evin kapısına vardım kapı koluna uzandım o aynı çığlık kopmuştu sanki "Lütfeeen bana bişey yapma" Duyduğum an kulaklarımı kapayıp aşağıya eğildim sandığımdan zordu. tekrar o anı yaşıyordum sanki dudaklarımı ısırarak kapıyı açtım tek elimle diğer elim hala kulağımdaydı içerisi dağınıktı inceleme felan yapıldığı için adımımı attım yavaşca annemin kan izleri hala duruyordu ve bu benim istemsizce gözlerimden yaş akmasına neden oldu burnumu çekerek anneme seslendim. "Merak etme yapanın yaptığı her zaman yanına kâr kalacak zannediyorlar ama ben susmuycam herkes sussada ben konuşcam benim içimde büyüyo anne bu nefret durduramıyorum engel olamıyorum anne olamıyorum." Diz çökerek hıçkıra hıçkıra ağladım uzun bir süre kendime gelene kadar. *** Elimin tersiyle göz yaşlarımı sildim ayağa kalktım iki elimi çarpaz bir şekilde omuzlarıma yerleştirdim ve şunu tekrarladım. "Sakin ol,sakin ol annen için yapman lazım sakin ol." Etrafı aramaya koyuldum annem mutlaka bana bişeyler yazmıştır diye umuyordum.telefonum çalmaya başladı arayan emniyet müdürüydü inceledikleri bazı özel eşyalar varmış bana vereceklerini söylediler tamam dedim. Evi aramaya devam ettim. İlerleyen saatler; "Kahretsinnn neden hiç bişey bulamıyorumm en ufak bir detay bile yokk" evin altını üstüne getirmiştim ama hiç bir şey bulamadım kapıyı hızlı kapattım çıktım. tam gidiyordum kapının üstünde bir delikten fotoğraf çıktı.fotoğrafta 3adam vardı birisi o şerefsiz diğerlerini tanımıyordum elimdeki fotoğrafa bakarak düşündüm biliyordum bu işin içinde tek değildi şimdi dahada emin olmuştum.birileri destek veriyordu ama kimdi onlar? Ne çıkarları vardıki?
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD