çilekli süt

1803 Words
Hayat bi şekilde akıp gidiyordu hiç kimse durduramıyordu onlarda zamana uyup akıp gidiyorlardı yıllar sonra hayatı değişirmi insanın ? değişiyordu hemde öyle bir değişiyorduki insan kendini tanıyamaz hale geliyordu. Bunun sebebi kendisi değilki çevresindeki insanlar zorluyordu oda çevreye uyum sağlıyordu sadece. O gözler daha önce görmüş gibiydim kırpıştırdım gözlerimi oda şaşkınca bana bakıyordu. "Neoldu?" Ona verecek bir cevap bulamadım sadece " yok bişey" diyip geçiştirdim oda fazla üstelemedi. biraz fotoğraftan gözlerimi ayırmadım ardından ona bakmadan sorumu yönelttim "Sen şerefsizi tanıyormusun? Bunların bağlantısı ne? muratı tanıyosan onuda biliyosundur."sesimi düz ve sert çıkmıştı hesap sorar gibi sormuştum.arkamdan bana baktığını hissediyordum. Önümü ona döndüm gerçektende bakıyordu hemde kaşlarını çatmış bir biçimde. "Ben senin babanı tanımıyorum ve murat dağdelenle ilişkisi ne bilmiyorum babanı ilk o gün gördüm başkada karşılaşmadık" sesi benimki gibi sertti. aslında anlamıştım bir nevi şerefsizin orda olduğunu söylediğimde şaşırmıştı konudan anlamsız bir biçimde. "O benim babam değil tekrar tekrar söyleme şu kelimeyi"dedim sinirlendiğimi anlamıştı başını olumlu anlamda aşağı yukarı iki defa salladı.ardından konuşmaya başladı "Bunlar her ne yapmaya çalışıyolarsa bizi ayakta uyutuyolar " ellerini sinirden sıkmıştı kendini kastığı çok belliydi. "Neyapacağız peki şimdi?" Hiç bir fikrim yoktu donmuştu beynim bende ona sormuştum başını olumsuz anlamda iki yana salladı siyahları dahada koyulaşmıştı. Bir noktaya dikkatini vermiş kaşları çatık bir biçimde düşünüyordu. Bende dikkatini dağıtmak için konuştum. "Ne düşünüyosun derin derin bizede söyle bizde düşünek" sorumla dikkati dağıldı bana baktı. Ardından bilgisayara yöneltti beni birilerini gösterdi ve tanıtmaya başladı kafam karışmıştı neyapacamki ben bu insanlarla neden tanımak zorundaydım? orada ne kadar kaldık hiç bir fikrim yoktu bende öğretmenini dinleyen akıllı öğrenciler gibi onu dinledim sona geldiğimizde. "Eveeet bu günlük sana yeter bu haftaya tamamen iyileşirsin o zaman devam edeceğiz." Olumlu anlamda başımı salladım üzerime bir yorgunluk çökmüştü nedense zaten onu dinlerken esneyip durdum evet ben uykucuyum ve bu kazadan sonrada halsizlik bırakmadı peşimi. Odadan çıkarken arkadan konuşmaya başladı ve benim sinirleneceğim cümleleri söylemişti yine. "Odan hazır sol koridordan ikinci kapı" kaşlarımı olabildiğince çattım "Konuştuk sanıyordum ben bu konuyu ha anlamadıysan tekrarlayabilirim" hiç beklemeden cevap verdi. "Lan ben sana içerde ne gösterdim onlar varya onlar seni bir lokmalık ederler şimdi avukatım olarak çıkarsan önlerine bir dava bile kazansan düşman edinmiş olursun zaten benim yanıma gelerekte bir sürü düşman edinmiş oldun" sert oldukca sert çıkmıştı sesi bende ses tonumu sertleştirip cevap verdim. "Bir bokta yapamazlar ben gidiyorum" sonra onu arkamdamda bırakarak hızlı adımlarla koridordan çıktım merdivenlere doğru yöneldim arkmdan mırıldanıyordu ama ne diyordu hiç anlamamıştım uzaklaşmıştım çünkü. Labirent gibi evden çıkmıştım sonunda kapıya geldiğimde saçlarım rüzgardan dolayı yüzüme vuruyordu kapıda korumalar bekliyordu biri yanıma yaklaştı. "Alev hanım bu telefonu rüzgar bey size vermemi istedi haberleşmek için ayrıca benimde yanından ayrılmamam lazımmış artık nereye giderseniz bende gelicem sizinle" Gözlerimi devirerek ona baktım "Ver şu telefonu benide takip etme sakın" diyerek arkama bakmadan yürüdüm ardından ilerde gizemin motoru duruyordu çok sevinmiştim getirmişlerdi kıza ne derdim yoksa motora baktım üstündeydi zaten anahtarı kaskımı takıp motora bindim kolumdaki sargıya baktım hafif acıyordu aldırmadım söktüm attım motoru çalıştırdım arkamdan ne kadar çağırdılar aldırış etmedim sürmeye başladım. Gizemin evinin önünde durdum telefonumu aramaya başladım cebimde yoktu ya yenimi farkediyordum sikeyim kafamı ya o gece düşmüştü rüzgar anlamış olmalıki bana bu telefonu verdi. Derin nefesimi dışarıya verirken kapıyı çaldım gizemin erkek kardeşi burak açtı. "Neyapıyosun ufaklık "diye kafasını okşadım sözlerime sinirlendi kaşlarını çattı başında olan elimi indirdi "Ben ufaklık değilim 13 yaşındayım bunun farkına varıp her geldiğinde ufaklık demesen iyi olur" "Ufaklık oluyorsun işte " diyerek gülümsedim. "Ablan nerede?" "İçeride yemek yapıyor" Tamam" diyerek içeriye girdim gizem benim geldiğimin farkına varmamıştı o gece küs bırakmıştım onu içeri girdim arkası dönüktü yemekle uğraşıyordu oraya kadar geldim hala farketmedi arkasından sarıldım beline şaşkınlıkla "ayy" diye tiz bir çığlık attı sarılmama sendelemişti ben tuttuğum içinde düşmemişti. "Şükür aklınıza geldik alev hanım motoru alıp gittin ne aradın ne sordun kaç gündür " Belindeki elimi dahada sıkılaştırırak "Özledim seni " sesim fısıltı gibi çıkmıştı.konuşmama devam ettim. "Kankağğğ neler oldu neler oturda anlatım" herşeyimi anlatırdım ben ona herşeyimi bilirdi oda bana anlatırdı aramızdan su sızmazdı zaten bunu küslüğü gitsin diye söylemiştim. Biraz suratını astı tekrar merakına yenik düştü elimden tuttu salona getirdi koltuğa oturdu benide yanında sürükledi "hadi hadi anlat neoldu yine neyaptın." "Aşk olsun gizem hiçbirşey yapmadım" yalandan alt dudağımı büzdüm "Hadi hadi inandım anlat" ardından başımdan geçenleri anlattım. "Oha amınakoyum nasıl sağ çıktın ordan malmısın sen azrailinemi koşuyordun!" Cevabı kıkırdamama sebeb oldu hatta baya sesli bir şekilde güldüm. "Ne gülüyorsun ya gülecek bişey demedim hatta sinirlendim sana böyle bişey yapmamalıydın" Farketmeden rüzgarla aynı kelimeleri kullanmışlardı buda benim gülmeme sebeb olmuştu.ardından anlattım ona oda benle güldü . "nasıl tesadüf ama" Konuşmaya devam ettim herşeyi bitirdikten sonra oda aklındaki soruları sormak için konuştu "Onunla çalışcaksın anladım ama senin hiç tecrüben yok yenisin daha sana yardım ediyor peki bunun ona ne faydası var?" Gizem tam noktaya parmak basmıştı benimde aklımdaki soruydu cevap vermedim elimi iki yana kaldırıp dudağımı büzdüm bilmiyorum dercesine. Ardından duymaktan nefret ettiği soruyu sordu "O şerefsizi gördüğüne eminmisin?" "Evet " dedim sert ses tonumla sinirlenmiştim onun böyle özgürlüğüne aklıma geldikce kendimi durduramıyordum Neyapacağımı düşündüm. ardından konuyu değiştirmek amacıyla "aman boşver getir şurdan çilekli sütlerimizi içek" çilekli süt derken içkiden bahsediyordum kızlar okulda kendi aralarında böyle söylerlerdi hep oluşturdukları bir şifreydi bu okulda benimde ordan kaldı aklımda oda anlamış olmalıydı kocaman gülümsemesini attı başını salladı ve ayağa kalktı aklaımdakileri ömür boyu unutamazdın ama biraz olsun silebilirdim . O giderken bende rüzgarın verdiği telefona bakıyordum gizemin telefonunu aldım kaydettin ardından bir bildirim geldi telefona baktım önceden kaydedilmişti. "Rüzgar:nerdesin evine gitmemişsin?" Dil çıkaran emojiyi attım"sanane" dedim anında görüldü yazıyor... "Nerede olduğunu söyle bari"fazla diretmedim ardından "Gizemin evindeyim birazdan geçerim eve" dedim normalde olsam söylemezdim nedense buna karşı bir yanım yumuşaktı sert olamıyordum.ardından mesajımı gördü" tamam" yazdı telefonu kapatırken gizem elinde iki içki bardağıyla geldi gözlerimi kıstım. "Şişe nerede?" "Yuh kızım ya bunu bitir hemen sarhoş oluyosun zaten seninle uğraşan ben olacam" amacımda oydu zaten elinden aldım bardağı dudaklarıma götürmeden önce"sigaran varmı?" "Yanındaki sehpada" Uzandım sigarayı aldım dudaklarıma yerleştirip yaktım uzun zaman içmemiştim uzun dediğim bir haftamıydı neydi derin bir nefes çektim içime ciğerlerimde hissettim dumanı genzimi yakmıştı aldırmadım bitenece içtim. içki bardağını kafama diktim bir dikişte içemedim tabi bardak büyüktü soluklana soluklana içtim bardağın sonunu gördüğümde "bu bitti ve bana yetmedi"dedim gizem kaşlarını çattı "yeter bence" bende dudaklarımı büzdüm. "İyi sen getirme ben kalkar alırım"kalktım mutfağa doğru yürümeye başladım hafif sendeledim bir bardak yetmişti sanırım ama tam sarhoş olmamıştım arkamdan ne kadar kızsada dinlemedim bir bardak daha doldurdum odaya gelmeden içtim bitirdim bitane daha derken kendimi kaybedenece içtim dudaklarımı sildim gizemin yanına gittim bir sağa bir sola giderek. "Hassiktir ben biliyordum seni ya ne hale geldin sen" "Ya ne varmış halimde" sarhoş olduğum bariz belliydi midemde bulanıyor aynı zamanda uykum gelmişti "Evime gidecem ben" diyip kapıya yöneldim gizem durdurdu oda içmişti ama benim kadar değil "bekle biri gelecek götürcek seni"dediği karşısında tepki veremiyordum kafamı salladım ve kapı çaldı elimi uzatırken gizem benden önce davrandı açtı. Bulanıklaşmış gözlerimle kimin geldiğini ayırt etmeye çalışıyordum karşımdaki kimse kapıda dinelmiş benim neyaptığımı çözmeye çalışıyordu yüzü tanıdık geldi ardından tanıdım onu. "Senin ne işin var burada beni hapsetmeyemi geldin?" "Oo düşündüğümdende kötüymüş " diyerek bana yaklaştı "Ne kötüsü ya sensin kötü sen bana kötü davranıyosun"diyerek dudağımı büzdüm yaklaştı beni kucağına aldı hiçte zorlanmamıştı kaslıydı bense inceciktim ama fiziğim yerindeydi " Adam kaslı neden zorlansınki gizem diyerekten gülümsedim" gizem bana baktı güldü rüzgarda hafif kaçamak gülüş attı gülmek ona baya yakışmıştı ardından boynuna kafamı koydum uykum gelmişti normalde kucağına alsa beni yumruğu yüzüne yerdi şimdi hiç birşey diyemiyordum oda arabaya doğru yürüdü. Beni yan koltuğa bindirip kemerimi taktı sürücü koltuğuna geçti oda kemerini taktı kısa bir sürede arabayı çalıştırdı sürmeye başladı benim gözlerim dalıp gitmişti arabada uyumuştum. Burnuma çok keskin bir koku gelmişti nefesi yüzümde hissediyordum gözlerimi hafif araladığımda rüzgarın mum ışığında hafif aydınlanan yüzünü gördüm buradan çok tatlı duruyordu bir elim tam kalbinin üzerindeydi diğeri ise ona sarılıyordu oda aynı biçimde bana sarılmıştı bir elide açık olan saçlarımdaydı çok yakındık nefeslerimiz birbirine karışıyordu dudakları bir milim uzansam öpecek durumdaydım nasıl bu konuma gelmiştik bilmiyorum ama elimin altında atan kalbi bir ritim içerisindeydi içimde tuhaf bir istek vardı onu öylece izlemek istiyordum dudakları çok kalın ve tatlıydı öpmek istedim tadını bilmek istedim nedense ona karşı şu an yenilmiş gibi hissettim biraz oynadı dahada yakınlaşmamıza sebeb oldu hafif dudakları dudağıma değdi bende çekilmedim daha fazlasını istiyordum neoluyordu bana içkinin etkside yoktu üstümde ardından dudağımı dudağına daha fazla bastırdım oda hemen gözlerini açtı ne kadar hafifmiş meğer uykusu ne yapıyordum ya ben sapıkmıyım adamın dudaklarına yapıştım resmen kendimi hemen geri çekmeye çalıştım o buna engel oldu ama biraz mesafe koymuştum aramıza onun kömür siyah gözleri benim siyahlarda buluştu sessizliğini bozarak. "İstiyomusun?" dedi neyden bahsettiğini anlamamış gibi kaşlarımı çattım anlamamıştımda zaten "Neden yanımda yatıyosun?" hesap sormuştum "Peki sen neden beni öptün?" Sorusuyla afalladım neyapmıştım ben kahretsin ya "Şey o yanlışlıkla oldu sen şey edince" daha fazla konuşmadım batırmıştım zaten Bana daha fazla yaklaştı yine nefesini yüzümde hissediyordum neden kalkmıyordum neden terslemiyodum ben kendimde değildim daha fazla yaklaştı dudaklarımı dudaklarıyla birkeştirdi nefesimi kesmişti öpmeye başladı beni karşılık vermedim öylece durdum o umursamadı elinin tekini yüzüme koyunca dayanamadım bende öpmeye başladım aralanan ağzımdan içeriye girmişti dili içeride hoyratca dans ediyordu bende ona karşılık vermeye çalıştım şaşırmıştım hareketlerimden belliydi kendimde de değildim alt dudağımı hafifce ısırıp uzaklaştı dudağımdan. "Pişman olacak şeyler yapıyosun" Gözlerimi kırpıştırdım söylediği şeyle kendime geldim birden yatakta dineldim bir yanım kalk git diyordu bir yanım ne olacaksa olsun diyordu evet bir yanım onu istiyordu saçma bir biçimde . Hemen ayağa kalkmaya çalıştım bileğimden tuttu. " İstiyorum seni " dedi söylediklerine ayrı şok oldum kendime ayrı şok olmuştum. Hem Ne diyordu bu adam elini bileğindem silkerek ayağa kaltım ona döndüm oda ayağa kalktı " Ne diyosun sen ya?" "İstediğimi açıkca belirttim ben sana da-" sözünü kestim "Seninle biz patron çalışan ilişkisinden ileri gidemeyiz deminki yaptığım şey saçmalıktı içkinin etkisi sanırım unut gitsin bir dahada yaşanmayacak" sesim sert çıkmıştı arkama bakmadan odadan çıktım beni kendi evine getirmişti. Lavobayu aramaya koyuldum koca evde nasıl bulacaksam koridorun kapıları tek tek açıp baktım koridorun sonuna vardığımda açtığım kapı lavaboydu girdim içeriye hemen suyu açtım yüzümü yıkadım aynaha baktım aynada ilk hedefim dudaklarım oldu kızarmışlardı hafif sinirlendim "Siktir ya aptalım ben!" Elimi musluğun yanına vurdum sanırım hızlı vurmuştum acımıştı elim. Musluğu kapattım saçlarımı düzelltim kapıyı açtım açar açmazda kim çıksın karşıma rüzgar. ne diye şansını zorluyordu anlamadım elinin tekini duvara yaslamış bana bakıyordu. "Hmm bir düşüneyim ne yapmaya çalışıyosun önce beni öptün sonra azarladın çıktın gittin." Seslenmedim verecek bir cevabımda yoktu konuyu değiştirmek için "Evime gidiyorum" diyerek kolunun yanından geçtim merdivenlere yöneldim arkamdan seslendi "Geç oldu yarın git" dinlemedim yürümeye devam ettim dışarıya çıktığımda korumanın teki yine yanıma geldi arabanın kapısını açtı "buyrun alev hanım rüzgar bey sizi bırakmamı emretti lütfen binin" Eve gidecek bir arabam yoktu takside bulamazdım en iyini arabaya binmekti zorlamadım bindim arabaya yol boyunca cama baktım neyaptım ben? dedim yaptığımın hiç bir açıklaması yoktu neden onu istedimki? İçkinin etkisi kalmıştır diye avuttum kendimi.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD