Başlangıç

1678 Words
Kararlarım ya olumsuz sonuçlar doğuracak yada olumlu sonuçlarla beni güçlendirecek aklımla düşünemiyordum kesin ben biraz düşünüp karar verseydim bu kararlar çıkmazdı içimde bana hükmeden gücü durduramıyorum açıkcası korkmuyorda değilim rüzgar, tanımıyordum bile adamı ama tanımak için elimden geleni yapacaktım güvenmekmi ben bu kararı verirken ona bir şans vermiş bulundum. *** O giderken bende ardından dedikodusu yapmaya devam ediyordum kafamı duvarlara vurasım geliyordu alev neyaptın sen. ayrıca tek başına işe kalkışılmayacağınıda anlamış oldum dün gece. yatakta omzum yatak başlığı da yaslanmış bir şekilde düşünüyordum ardından biraz önce yanımda yatan sanırım rüzgar geldiği için yatağın yanına geçmiş kıvrılıp yatan köpeği farkettim aşağıya doğru eğildim beni farketti ayağa kalktı dilini çıkarıp kuyruğunu sallamaya başladı gülümsedim bende. "Sanırım tek masum sensin burada" Konuşmama havladı yanıma doğru yaklaştı gözlerimi kıstım neyapacak diye beklerken tekrar yanıma yatağa atladı bende şaşırmadım hayvanları severdim kafasını okşadım baya iyi anlaşmıştık. İçeriye gelen hemşire gibi önlük giyen bir genç kızla durduk bir an köpekte durdu yanıma kıvrıldı. "Daha iyimisiniz hanımefendi ağrınız varmı?" "İyiyim ama başım hala ağrıyo" "Tamam ben şimdi ağrı kesici bir serum takacam baş ağrınız geçecek" Onaylarcasına kafamı salladım kadında yanıma geldi takmaya başladı diğer elimle köpeğin kafasını okşuyordum kadın biraz uğraştı ardından taktı gidecekken, "Geçmiş olsun lütfen ağrınız olursa söyleyin" dedi Bende tamam dedim biraz öyle uzandım serumun etkisiyle uykum gelmişti köpekle oynadım . Acaba senin adın ne? Diye düşündüm . Hmm ben koyayım o zaman senin adını senin adın karlos olsun nasıl beğendinmi adını diyerek gülümsedim sonra yatağa uzandım gözlerim kapandı. Uyuya kalmıştım gözlerimi açmadan önce başımda rüzgarın sesini duydum "O aldığım kıyafetleri birazdan getir birazdan uyanır sanırım" Gözlerimi zorla olsada açtım nasıl uyuya kalmıştım serumun etkisiydi sanırım başımın ağrısıda geçmişti sadece çok uyumaktan halsizdim gözlerimi açtım rüzgar başımda siyah gözleriyle dikkatli bir biçimde beni izliyordu. Bende kendime geldim uyanmıştım tamamen ona seslendim. "Hayırdır çek o gözlerini üzerimden" nedense rüzgara karşı tavrım temkinliydi söylediğim şeyden sonra dikkati dağıldı. bende bir yandan doğrulmaya çalışıyordum. Tam konuşacakken kapı açıldı bende kaşlarımı çatıp ona baktım. Gözlerimi kapatıp dudaklarımı ısırdım seslenmedim.içeriye elinde poşetlerle giren kadında bizi izliyordu kafamı ona doğru döndüm. " Gelmişsin" dedi rüzgar kimsin dememe kalmadan kadın poşetlerden kıyafetleri çıkardı bende sessizce onu izliyordum. Çıkardıkları eşorfman takımlarıydı ama baya bir açıklardı gözlerimi açarak ona baktım "Umarım bana değildir bunlar" Ciddiyetimi ölçmek için gözlerime baktı "Sen baya baya ciddisin. Benim giycek halim yok " tam ağzımı araladım konuşacakken "İstediğini al git giyin saatlerce burda durmak istiyosan o kıyafetlerle git yat" dedi ciddi bir tavırla Üzerimde çalı çırpı her halt vardı tozda olmuştu gözlerimi devirerekten kıyafetlere baktım hepsi göbek üstü kazaklar birde eşofman vardı aralarında en uzun olanı seçtim gerçi ne kadar uzunsa işte aldım elime üstü gri altıda siyah renkti banyoya yöneldim arkamdan sırıtarak "bekliyorum " dedi gıcık oysa o beni evde bulan rüzgara hiç benzemiyordu adamın kaç yüzü vardı acaba. Banyoya girdiğimde aynaya baktım kendimden tiksindim saçlar hak getire çer çöp vardı hemen ılık bir duş aldım üzerimi giydim aynaya doğru yürürken gözlerimi kapattım hafif parmak uclarımı araladım üzerimdekine baktım "Hmm bu diğerlerine göre iyi az açık göbeğim " aynanın yanında bir tarak vardı aldım saçlarımı taradım saçlarımı tararken annem geldi aklıma o benim saçlarımı çok severdi mis kokulu kızım benim derdi gözlerimi kapatıp onu düşündüm kapalı gözlerimden bir damla yaş düştü diğerleride beraberinde geldi "annem hasretin ne kadar ağır bir bilsen senin varlığın bana yetmiyorken yokluğuna alışmak zorunda kaldım. Seni öldüren adamda hiç bir şey olmamış gibi hayatına devam ediyor adaletmi bu annem. Sana söz o adamı doğduğuna pişman edicem. " Gözlerimdeki yaşlar durmaksızın arsızca akmaya devam etti diz üstü düştüm hıçkırıklarıma engel olamadım ne kadar güçlü dursamda bir an aklıma geldiğinde başa sarıyordum. Dizlerimi kendime doğru çektim ağlamaya devam ettim. Rüzgar hıçkırıklarımı duymuş olacakki yanıma geldi. "Siktirr, zamanı değil ağlama ağlama" Sanki kulaklarım onu duymamış gibi devam etti göz yaşlarım. "Ben sana düşme kaldıranın olmaz demedim mi kim kaldırcak seni o sikik babanmı ." Gözlerine baktım yaşlarım durdu öyle diyince. sinirlenmişti benim bu güçsüz durumuma göz yaşlarımı elimin tersiyle sildim ayağa kalktım salona doğru yürüdüm. Oda arkamdan geldi. "Oturup burda ağlama gel iyiysen gideceğiz" " Nereye" ona arkam dönük bir şekilde sordum bir yandanda toparlandım. " İyileşmeni burda yatarak beklemek istiyosan buyur alan yok" " Tamam ya her zaman aynı şeyi yapıyorsun." Tam arkasını döndü gidecekken" rüzgar" dedim. Ve ona döndüm. "Efendim Alev " adımın üzerine bastırarak söyledi ve oda bana döndü "Senin ne kârın var bana yardım ediyosun" gözlerinin içine baktım. asıl meseleye gelmiştik en merak ettiğim konuya. Gözlerini kaçırdı siyah gözleri ciddi olmak için tekrar bana baktı. " Hiç bir kârım yok sadece yardım etmek istiyorum" der demez arkasını döndü gitmek için daha fazla soru sormamı istemiyordu. "Yalan" dedim. " İyi inanma diyerekten yürümesine devam etti" düşünceli bir şekilde gözlerimi kısaraktan baktım ona Tekrar döndü Beni baştan aşağıya süzdü ve sırıttı "Vavv giderin varmış ya senin" ' siktir git" sözüme dahada zevk almış olacakki gülerekten dışarıya çıktı. Bunun altında bir iş vardı kendisinin muhakkak bir kârı vardı onun ne kârı var bilmem ama benim çok kârım vardı. Odadan ilk çıkışımdı uzun bir koridora çıktık o önden gidiyordu bende arkadan takip ediyordum bizi gören adamları hemen yanımıza doğru geldi. Hepsi siyah takım giymişti kulaklarında da kuaklıklarla birbirleriyle haberleşiyolardı rüzgar işaret parmağıyla uzun boylu ve kirli sakallı olan adamını yanına çağırdı. " Kenan burayı hallet haber sızmasın o evide ayarlasınlar kız kalacak " Adam "tamam abi" dedi uzaklaştı bende hemen konuşmak için dudaklarımı araladım ne dediğinin farkında mıydı. Ama o yürümeye devam etti durdum nefesimi hızla verdim. "Ne diyosun ya sen senle çalışmayı kabul ettim senin esirin olmayı değil" sesimi yükseltmiştim hala önünü dönmedi arkası dönüktü ama yürümesi durmuştu. Hızlı bir şekilde döndü aramızda bir kaç adım vardı mesafeyi adımlarıyla kapattı. "Ölmekmi istiyosun? Sen kiminle çalışacağından haberin varmı?" Sesi sert ve biraz yükselmişti siyah gözleride gayet ciddi bir şekilde bana bakıyordu. "Kiminle çalıştığım umrumda değil ama kimse kılıma dokunamaz o kadar kolay değil " söylediğim sözlere güldü hatta baya kahkaha atmaya başladı beni dahada sinirlendirirken. Hahkahası durdu " Yürü birazdan kendi ayaklarınla benimle kalmak isteyeceksin" "Hiç sanmıyorum" diyerek yanıt verdim ne zannediyordu beni. Dışarıya çıktığımızda siyah spor arabasına bindik hiç birşey demeden çalıştırdı gidiyorduk.yolda gittiğimiz yerde sessizliğimizi bozan onun sesi oldu. "Ne okuyodun sen?" "Neyapacan nüfusunamı geçircen" dalga geçer bir tavırla cevap vermiştim.gözerini devirerek bana baktı. Ardından konuşmasına müsaade etmeden "hukuk " dedim. "Hukukmu iyi o zaman avukatımsın bundan sonra " Şaşkın bir biçimde ona baktım o ise arabasını sürmeye devam ediyodu. "Okey benim için sorun yok" onu araba kullanırken yan profilden izliyordum simsiyah gözlerinin üzerine koyu kahve saçları düşüyordu vücududa iyiydi kesin o kasları yapmak kolay olmamıştı Kirli sakallarıda üzerine kusursuz görünmesini sağlıyodu. Düşüncelerimi durdurdum kafamı salladım. "Neyapıyosun alev sapıkmısın sanane adamdan" içimden söylemiştim tabi bunları rüzgar keskin bakışlarımı anlamıştı bariz sırııyordu.hala vüducumda nedense ağrı vardı halsizlik geçmemişti. Koltuğa yayıldım esnedim yol koşulsuz uykumu getiridi ninni gibiydi bana! " Daha çokmu yolumuz?" diye sordum "Var biraz 1saatlik yolumuz kaldı" " Bu arada nereye gidiyoruz? " Gidince görürsün. Ağrın varmı?" Konuyu değiştirmek için sorduğunun farkındaydım fazla uzatmadı zaten " Halsizim birde hafif kolum ağrıyo" " Olur o kadar canım yüksekti baya düştüğün yer"şaşkın bir biçimde baktım adamın son bi kaç gündür kurduğu en nazik cümleydi alaycı bir şekilde güldüm. *** Bir saatin sonunda gelebilmiştik. Geldiğim yer saraymıydı dışarda korumalar vardı koca evin bahçesine giren kapıyı açtılar biz arabayla devam ettik şaşkınlığımı gizleyemedim " Ağzını kapat " demesiyle kaşlarımı çattım.kollarımı göğsümün altında birleştiriken dudaklarımı büzdüm. " Görgüsüz neolacakki " dedim sesliydi duymasını istiyordum zaten. Sırıttı sonunda malikanenin kapısında durduk kapısını koruması açtı. " Hoşgeldiniz rüzgar bey" diyerek karşıladı rüzgar "hoşbulduk dediklerim hazırlandımı" diye bir soru yöneltti "hazır efendim" onları dinledikten sonra bende açacaktım benimkinide birisi açtı " Sizde hoşgeldiniz hanıfendi" seslenemedim kafamı salladım ilk defa böyle karşılanıyordum küçüklükten beri hep yurt hayatı yaşıyordum yıllar önce sadece bir defa karşılamıştı annem beni onda da hastaydı mecbur evde kalmıştı şerefsiz onu durmadan çalıştırıp parasını elinden alırdı.o gün çok ağır hasta olmasa yine evde kalamazdı. Bi an geçmişe gitti aklım onun bana kapıyı açtığını gördüğümde seviçle boynuna sarılmıştım kokusunu burnumun direğini sızlatacak biçinde içime çekmiştim o koku burnuma geldi ve bunu tetikleyen ona olan özlemimdi. Ağlamadım bu sefer nutkum tutuldu kendime geldim rüzgar yürümeye başladığında bende onu takip ettim. Geniş bir salona girdik oldukca siyahlar vardı evde iki büyük merdiven vardı sağdakinden çıkmaya başladı salonun ortasında durdum iki merdivende aynı yere çıkıyordu gözlerimi kıstım bende soldan çıkmaya başladım .beni farketti adımı durdu bana baktı kaşlarını çatarak "Neyapıyosun?" Bende adımlarımı durdurdum elimi trabzana koydum "Seni takip etmek zorundamıyım ayrıca aynı yere çıkıyo bu merdivenler bu kadar abartıya ne gerek var" " Bişey diyimi düşünmüyorda değilim senin gibi bir çocukla vakit kaybediyorum diye" Seslenmedim sınırlarımı zorlamadım bana yardım ediyodu sonuçta gerçi kendisininde bir çıkarı vardı ama bilmiyordum.merdivenleri çıkmaya devam ettim oda çıkıyordu merdivenlerin sonunda yanına doğru geldim o bana bakmadan sağ taraftaki koridora girdi bende peşinden gittim koridorun sonundaki odaya yöneldi kapıyı açtı içeri girmemi beklemedi kaba herif benden önce girdi gözlerimi devirerekten baktım içeri içeriye girdiğimde gözlerim istemsizce fazlasıyla açıldı şaşırmıştım. İçerde bir sürü büyük ekranlı bilgisayarlar vardı odaya bir adım daha attım ekranlarda fotoğraflar ve altlarında birşeyler yazıyordu rüzgar girer girmez eline bir şey aldı basmaya başladı bende hayretle izledim ardından merakımı gidermek için dudaklarımı araladım. "Bunlar ne?" "Benle çalışcaksın bilmen gereken ufak bilgiler" bunları bana bakmayarak hala elindeki şeyle uğraşarak söylüyordu Bende güldüm" pekte ufaklarmış" rüzgar bilgi derken aklıma takılan ve beni yedikce yiyen soruyu sormak için döndüm ona gülümsemem kayboldu. "Bu arada o gece ben o depoya gittiğimde o şerefsizin orada ne işi vardı?" Sesimden anlaşılıyordu o adamdan aşırı derecede tiksindiğim. " Ne babandanmı bahsediyosun?" Şaşırmış gözlerle bana baktı neden şaşırmıştıki? Kaşlarımı çatarak cevap verdim" evet neden şaşırdınki" "Hayır ya bu olamaz murat dağdelenin malikanesi orası imkanı yok " "Kimden bahsediyorsun sen" "Bana rakip çıkan ittir kendisi " hala olayı anlamaya çalışıyordum ortalıkta çok büyük bir dümen vardı kaptanıda şerefsizdi. " Oradaydı o siyah bir arabadan adamlarla birlikte indi acaba ne gibi bir bağlantısı var?" Ardından konuşmasına müsaade etmeden tekrar soru sordum "Bana şu muratmıdır nedir onun fotoğrafını göstersene" "Peki gel" diğerek büyük ekrana yönellti beni bi kaç tuşa bastı ekranda yemyeşil gözleri olan kirli sakallı bir adam çıktı bu adamın gözleri neden bana tanıdık geliyordu.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD