soğuk savaş

774 Words
İnsan bazı gerçekleri öğrenmek istemez bazı gerçekler can yakar ne susa bilirsin nede konuşabilirsin düğüm olur boğazına yapışır kelimeler.vücudumun titremesini umursamadan sanki hiç birşey olmamış gibi ardında bıraktım konuşanları her ne olmuş olsada rüzgara olan kırgınlığım geçmek bilmiyordu beni ardında bırakışına göz yumamıyordum.Hayatımdan her istediğim anıyı silemiyordum annemin yokluğundandır belki, belki annem olsaydı bunların hiçbiri başıma gelmeyecekti yüreğime oturan koca taşı eritemedim. gözümden akan yaşı silip yoluma devam ettim nasıl geldiğimi anlamadım ama doğru gelmiştim. Suyu aldım arkamı döndüğüm esnada akınla karşılaştım hafif gülümseme yolladım ilk afallasada oda gülümsememe karşılık verdi. "Ne arıyosun" Şaşırmışmıydı bu çocuk galiba afallatmıştı playboyun sözleri onu kıkırdadım ve elime aldığım suyu ona gösterdim. Aydınlanmış gibi birden konuştu . "Haa evet su almaya geldin anladım" İçten tebessümümü yolladım ve konuştum. "Hadi gidelim" Birşey demeyip başıyla onayladı bende nasıl geldiğimi anlamadığım için onu takip ettim. koridorda o 2 adım önde bende hemen peşinden gidiyordum biraz tempolu halde ilerliyorduk. "Akın" Koridorun sağından gelen sesle o tarafa yönlendirdim dikkatimi ve içerde konuştuğu çocuktu bu siyahlar içinde beyaz koridorda abes duruyordu. "Gelsene bir iki dakika işimiz var" Akın bana baktı bende hemen konuştum. "Hiç sorun yok gidebilirsin ben yanındayım zaten" Tamam diyim uzaklaştılar zaten gelmiştik yoğun bakımın önüne geldiğimde berfin doktorla konuşuyordu sanırım. Yüzünde rahatlamış bir ifade vardı bende yaklaşınca konuşulanı anlamaya çalıştım. "Evet şimdi iyi ağrı kesici verdim ağrıları biraz diner. normal odaya alıcaz görebilirsiniz ama kalabalık olmamak şartıyla" Berfin hevesle başını sallamıştı çok korkmuştu abisine birşey olacak diye neyseki korkulan olmamıştı. Doktor geçmiş olsun diyip uzaklaşırken berfin beni farketti gülümsedi ve ben ne olduğunu anlamadan bana sarıldı. Benim haberim olmadığını sanarak heyecanlı bir biçimde gelişmeleri anlattı. "Berfin abim uyandı birazdan görebileceğim onu" Sevincine ortak olmak adına sarılmasına karşılık verdim keşke benimde bir abim olsaydı ardımda beni koruyan kollayan keşke. Biraz durduktan sonra geriye çekildim ve elimdeki suyu ona uzattım içmesi için. Elimden kaptığı gibi suyu içti çok susamılştı sanırım şişeyi bitirmişti kesin birşey de yememişti. Kaşlarımı çatarak konuştum. "Hiç birşey yiyip içmedinmi?" Suçlu bir çocuk gibi gözlerini kaçırdı tamda tahmin ettiğim gibi hiçbirşey yememişti. "O zaman akına söyleyim yemek getirsin bize " Onaylarcasına kafasını salladı bende telefonu alıp akına mesaj attım. Gönderilen:tipsiz Gelirken yiyecek birşeyler getir berfin hiç birşey yememiş. ✅✅ Yazıyor... Tipsiz:tamam. Telefonu kapatıp cebime attım berfin abisinin yanına gitmişti odanın camına doğru yaklaştım şimdi net görüş açımdaydılar berfin abisinin elini avucunun içine almış öpüp ağlıyordu rüzgar sanırım onun sakinleşmesi için birşeyler söylüyordu ama nafile.hayatta tek başlarına mücadele etmek zorunda değildiler benim aksime tebessümle izledim onları. Rüzgarın siyah kömürleri beni farketti bakışlarını bana çevirdi gözlerinde bütün duyguların geçtiğine şahit oldum ama hiç birini anlayamadım belkide anlamaya çalışmadım. 10,15 dakika sonra berfin odadan çıktı abisinin dinlenmesi lazımdı ona baktığımda gözlerini kapatmış ya uyuyordu. Berfinin göz altlarının mosmor olduğunu gördüm onu da uykuya ihtiyacı vardı. " Hadi canım boş oda bulalım sende uyu biraz" "Yok ya sonra uyurum iyiyim şimdi" inatcıydı abisi gibi fazla inat yapmaması için sahte kızma biçimiyle kaşlarını çattım ve sesimin sert çıktığını düşündüğüm ses tonuna ayarladım. "İtiraz istemiyorum hanfendi" Kabullenip kafasını olumlu anlamda salladı birlikte boş oda aramaya koyulduk koridorda gördüğümüz hemşireye boş oda olup olmadığını sorduk bize koridorun sonunda bir boş oda olacağını söyledi birlikte odaya doğru adımladık odaya girdik oda rüzgarın odasından bir tık farklıydı kapalıydı ayrıca karanlıktı biraz berfine baktım oda benim gibi odayı inceliyordu kolunu sıvazladım. "Hadi canım uyu yorgunsun " İtiraz etmeye hali kalmamış gibi yatağa geçti dizlerini kendine doğru çekip cenin pozisyonunu aldı. "Bir şeye ihtiyacın olursa çağırman yeterli" Kapalı gözlerini açıp teşekkür etti bende fazla kalmayıp tekrar rüzgarın odasına doğru adımladım içeriye girmeye niyetim yoktu camdan bakıcaktım cama doğru yaklaştığımda içeride hemşire vardı serumuna sanırım ağrı kesici ekliyordu bir an önce iyileşmesini umut ettim. Sarı saçları beline doğru uzanan hemşire iğneyi hazırladı elini yukarıya doğru kaldırınca kolundaki dövme dikkatimi çekti imza gibi imzaya benzer bir dövmeydi evet evet bu bir imzaydı biraz daha dikkatimi verince üzerinde M harfi imzalıydı bu imza bana çok tanıdık geliyordu gözlerimi kapatıp düşündüm neredeydi ner- olamaz olamaz muratın dövmesi bu bazı adamlarında da görmüştüm aynısından ayağa aniden kalkmamla kapıyı açmam saniyeler sürdü kızın arkası dönüktü kapıyı açtığımda benden tarafa baktı elindeydi hala iğne. "Uzaklaş oradan" Diye bağırdım. "Ne diyorsunuz hanfendi ağrı kesici yapmam Lazım çıkarmısınız" Hala yalanlamaya çalışıyordu. Yaklaşıp ani hamleyle yüzüne yumruk attım karşılık vermeye bile zamanı kalmamıştı elindeki iğneyi ayağımla savurdum tekrar hamle yapacakken yüzümde ağır yanmayla onun benden önce davrandığını anladım saçlarına elimi geçirip boğazını sıktım yüzü kızarmıştı. eliyle elimi çekmeye çalıştı bir süre sonra diziyle beklemediğin bir haraket yaptı kasığıma denk geldi feci bir şekilde acıtmıştı dengemi şaşırdım ve boynumda hissettiğim iğneyle içimden küfürler savurmaya başladım lanet olsun gözlerim kararıyordu hızlı hızlı nefes almaya başladım bir süre sonra bilincimi kaybetmeme engel olamamıştım.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD