BEN OLSAYDIM

2076 Words
Rüzgardan?? Hayatımızı bu belirsiz kelimeler mahvetmezmi en çokta keşkeler geri alınamaz zamanı keşkeler mahvetti biraz zaman ayır kendine düşün bugüne kadar başından geçenleri düşün zihninden anlamsız zamanları yok et geri kalanlar senindir onları tekrara alamazsın ama asla unutmayada meyil verme şu yaşına kadar bir çok insan yüzü gördün hangisi sahteydi anladınmı hayır hiç bir zamanda anlamayacaksın sadece tecrübe edineceksin bir düştüğün kuyuya birdaha düşmemek için... Her şeyin bir tekrarı olmalı azizim Hiç yaşanmamış gibi geçen anılarımızın hatrına ... Arabanın kaputuna yaslanmış bir vaziyette iki parmağımın arasında kafamı biraz olsun dağıttığını sandığım sigaram vardı sahilin sessizliğini dinliyordum Hafif hafif esen rüzgar yüzüme vuruyordu buranın sakinliği banada uğramıştı biraz olsun sakindim kaşlarımı çatmış ne yapacağımı düşünüyordum şerefsizi bulamıyordum zamanımı alacaktı bulmamda bu sefer ters köşe yapmıştı bilindik bütün mekanlarını bastım ne kadar planıma zarar vericeğini bilsemde bu riski göze aldım ama hiç birinede koymamıştı koymazdı benim geleceğimi az çok anlamıştır o kıt beyni işime karışılmasını hiç sevmem o ise beni yönetmeye kalktı cevabını aldı ama hesaba katmadığım bir şey vardı ALEV... tahminlerimin arasında böyle olası bir durum geçmedi.nasıl akıl edemedim gözümden kaçacak bir durum değildi ama alevin varlığı kafamı baya karıştırdı Tam bir haftadır yoktu işlerim aksamıştı pek gitmiyordum şirkete ellerimle uzamış olan sakallarımı sıvazladım ceketimi çıkardım daraltmıştı,düşüncelerim beni. gömleğimi ilk üç düğmesini açtım nefessiz kalmış ciğerlerime sanki yeni hava geliyordu .ben düşüncelerimle boğuşurken telefonumun çaldığını bile farketmedin elimi ceketime uzatıp çıkardım arama sonlandı tekrar arıyordu gözlerimi kısıp baktım akın arıyordu niye arıyordu acaba Alevden habermi vardı ona kaçırıldığı gün bilgisayardan takip etmesini istemiştim hemen telaşla açtım telefonu. "Alo akın bir habermi var" "İyiyim kuzen sen nasılsın" "Lan amınakoyum dalganın sırası değil söyle bir habermi var" "Abi relax ya benden kaçarmı hiç" Akının konuşmasıyla merak dört bir yanımı sarmıştı.akının şakacı konuşması birden ciddi konuşmaya döndü "Kuzen ben yarın akşam Alevi şu senin dağ evine getircem ama sen nedenmiş nasıl olmuş sormuycaksın ve uzak duracaksın sanki alevi hala arıyormuş gibi davranacaksın" " Akın doğru düzgün anlat nasıl getireceksin nerede Alev " " Kuzen bekle bir sakin bir kerede geride dur izle kardeşim nasılını nerden bulduğumu sorma getirecem ben" Akın konuşmasıyla beynimde bir sürü soru işaretleri oluştu kafam fena halde karıştı bunu sonra kurcalamak üzere rafa kaldırdım izleyelim bakalım neolacak ona güveniyordum akında güçlüydü ama kişilik olarak hiç benzemiyorduk. "Tamam"diyip sonlandırdım aramayı telefonu aldığım yere koyarken bir arama daha düştü telefona arayanın kim olduğuna bakmadım direk açtım telefonu ve hiç beklemediğim o tiz bağırış sesi yankılandı. "Abiciiiiiiiim" "Seni nasıl özledim bir bilsen" "Annemide özledim" "Abi aradığıma sevinmedinmi" "Hem sana bir haberin var haftaya oradayımm" Berfin açtığım an konuşmaya başlamış cevap vermemi beklemeden konuşmasına devam etmişti benim çenesiz kardeşim ne olacak Siktirrr... haftaya ordayım mı dedi o benmi yanlış duydum bunca derdin arasında bir sen eksiktin sende gelde tamamlanalım. "Bir sakin kızım ya resmen cezasını söyledin karar verdin Ve idam ettin bir cevap beklemeyi öğren" "Ya abi ben seni özledim diyorum sen bana idam mahkum felan diyip duruyosun" Bu kız şaşkındı gerçekten şaşkın bütün sinirim uçmuştu resmen hafif kafamı eğip güldüm. "Bende seni özledim abicim sınavların bittimi" "Evet abi bu hafta biter haftaya hooppp oradayım" "Amerika sarmamış galiba hemen gelmek istiyorsun" "Ya abi ben annemi zor bırakıp geldim zaten sende biliyosun sınavlar olmasa annemin dizinin dibinden ayrılmam annem nasıl iyimi?" Berfin anneme çok düşkündü bir gün anneme bir şey olursa nasıl ayakta tutacaktım ben bu kızı Bilmiyordum bunca işin arasında o gelirse hiç iyi olmazdı koruyamazdım onu kardeşimin olduğundan bizim cemiyetde dahil kimsenin haberi yoktu akın hariç ona güvenim sonsuzdu En azından kardeşimi emanet edecek kadar güveniyordum 'Hadi uydur şimdi rüzgar bir yalan berfinin buraya gelmemesini sağla en azından ortalık durulana kadar' iç sesime hak verdim kelimelerimi seçerek konuştum "Çok iyi bitanem o da seni çok özledi ama haftaya gelme haftaya türkiyede değiliz anneme italyadaki doktora gösterecem babamın arkadaşı olan bir sonraki hafta gel" İnşallah inanırdı yoksa başka türlü durduramazdım onu. "Yaa abi ben sizi özledim bir hafta daha nasıl sabredecem" Sesi ağladı ağlayacak gibi çıkıyordu çok sulu gözdü bu kız "Sabret canım şimdi benim kapatmam gerek kendine iyi bak olurmu" "Tamam abi sende benim yerime annemi bol bol öp" Gülüp başımı salladım sanki beni görüyormuş gibi sonra tamam diyip kapattım telefonu. Ceketimi kaputun üzerinden aldığım gibi işaret parmağımı ceketin başına geçirdim Sırtıma attım elimde hangi ara yaktığım ve sonlarına geldiğim sigaramdan bir nefes çekip attım. arabaya bindiğim gibi şirketin yolunu tuttum bu saaten sonra uyku tutmazdı işte birikmiş işleri hallederim diye umdum. Şirketin garajına geldiğimde sessizlik çok hoşuma gitmişti artık gecemi çalışsam neyapsam diye düşünmeden edemedim ben sakin bir insandım sesi hiç sevmem bu yüzden bir çok insan benim huyumu bildiği için pek polemiğe girmezdi garajda dikkatimi kırmızı bir bmw çekti bir çok araba yoktu birkaç şirket arabası hariç .kimin arabasıydı bu? Bu saate ne geziyordu onuda anlamadım içeriye adımlarken ayakkabılarımın yerde çıkardığı sesi net bir şekilde duyabiliyordum güvenliğe baş selamı verip geçecektimki adamın bana seslenmesiyle durdum. "Efendim misafiriniz var sizi sordu burada olmadığını söyledim nerde olduğunuzu sordu bende bilmediğimi ilettim zaten yeni gelmişti gitmedi hala içeride Zeynep'in yanına gitti sanırım." Seslenmeden içeriye hızlı adımlarla ilerlemeye devam ettim gece misafirimiz kimmiş merak ettim açıkcası resepsiyonda arkası dönük bir kızla zeynep konuşuyordu Zeynep'in son cümlesiyle başımdan aşağıya kaynar sular aktığını hissettim. "Sofia emin ol rüzgar bey sizi burada görürse hiç iyi şeyler olmaz siz gittikten sonra kesin emir var buraya adımınızı dahi atamayacağınızı söyledi" Ah şimdimi olur ya zamanlamanı sikeyim sofia ne zaman düzgün bir iş yaptınki. Zeynep'in beni farketmesiyle susması bir oldu gözleri beni farkedince şaşırmış bir biçimde baktı beklemiyordu Gelmemi sofia Zeynep'in bakışlarını takip ederek arkasını döndü. Gördüğünde şaşırmadı aksine bekliyomuş gibi duruyordu yüz ifadesini ezbere biliyodum nasıl tepki verdiğini anlıyordum ama duygularını iyi saklıyordu ah evet oyunculukta üstüne yoktu. Baştan aşağıya süzdüm onu mini bir siyah elbisenin üstüne kısa kot ceket giymişti her erkeğin dikkatini çeken bir vücudu vardı ama beni eskisi kadar etkilemiyordu hatta hiç tık yoktu.yine o dalgacı sesiyle konuştu sofia  "Oo adamamın hiç yakışıklılığınızdan kaybetmemişsiniz neye borçluyuz" Sesindeki alaycılık midemi bulandırır cinstendi harbi ne zaman onunla birlikte olabilmek için her şeyi erteleyen ben şimdi yüzünü dahi görmek istemeyen birine dönüştüm Haa evet zaman ve yaşadıklarımın sayesinde. hiç düşünmeden içimden geçeni yüksek olmasada sert bir dille söyledim. "Sensizliğe..." Cevabımı beklemediği burdan belli oluyordu bir an için affalladı ne diyeceğini bilemedi gözlerinimi kaçırdı o? hayır işte buna hiç inanmam o burnu yere düşse eğilip almayacak sofia gözlerini kaçırdı benden en son bir yere sabitleyemediği bakışlarını tekrar bana yöneltti işte beni şaşırtmaya devam ediyordu sofia gözlerinde hayal kırıklığı vardı ben yanılıyordum bunun başka bir açıklaması yoktu. "Konuşmamız lazım" Evet evet ben yanılmışım hala konuşurken emir kipiyle konuşmasından vazgeçmemişti eski sofiaydı o ondan başkası değildi. Alaycı bir şekilde sırıttım saçmalıklarını dinelemeye vaktim yoktu umursamamış halde odama yönelmeye karar verdim. Bu onun canını yakacağını bilsemde onu hiç görmemiş gibi davrandım. "Neyse misafirin erken gideni makbuldür zeynep sende derhal bütün dosyaları al odama bekliyorum" Sofia böyle karşılanmayacağını umarak her ne kadar türkçe bilsede italyanca aksanıyla tekrar konuştu. "Rüzgar beni yoksayarak bir yere varamazsın" Dayanamadım patladım eni sonu benimde bir sınırım var demi "SEN KENDİNİ NE SANIYORSUN HA BULUNMAZ HİNT KUMAŞI FELANMI SENİ YOK SAYMIYORUM YOKSUN ZATEN şimdi defol oynaşın seni bekler" Sonlara doğru sesimin kısılmasına engel olamamıştım . Bir şey demesini beklemeden büyük adımlarla odama girdim kapıyı sert bir şekilde geri kapattım aklım almıyordu hangi yüzle gelebiliyordu. Camın yanına gelip dışarıyı izlemeye başladım sakinleşmeye çalıştım ayağımı ritmik bir biçimde oynattım hep sinirlendiğimde böyle yapardım cebimden sigara paketini çıkarıp bir dal yaktım hemen normalde şirkette içmek huyum değil nerede olduğumu siktir ettim gözümün önüne istemediğim halde kesik kesik anılar geliyor kafayı yiycem kız gelip düzenimin içine sıçmaya ne hakkı vardı.  Bir süre sonra kapının açılma sesi geldi Zeynep'in geldiğini düşünerek sigaramdan son nefes çekip konuşmaya başladım. "Zaynep camı aç içerisi havalansın bi-" Sözümü tamamlayamadım çünkü gelen zeynep değildi anlaşılan bugünde bunla uğraşacaktım içime çektiğim sigaranın dumanını burnumdan çıkardım gri duman yüzümü yalayıp geçti. "Rüzgar " "Ney rüzgar ney ne istiyosun lan ne hakla gelirsin buraya hangi yüzle gelirsin dur yada tahmin edeyim beni boynuzladığın pardon senin tabirinle aşık olduğun adam seni terk mi etti sende yeni bir zengin sevgili bulmam lazım dedin kim bu tabikide benden başkası yoktu dimi nede olsa rüzgar beni affeder dedin" Sinirden ne dediğimi bilmiyordum tüm vüdudum gerilmişti konuştukca canı yanacaktı biliyorum ama umrumda değildi benimki yeterince yanmıştı. "Bak lan bana eski rüzgar varmı karşında" Konuşamadı zaten ne bekliyodumki kendini savunmasınımı hayır tabikide hayır ama böyle susmasıda gerçekten yüzsüzlüktü. "Rüzgar ben seni gerçekten çok özledim" Kaşlarım olabildiğince çatıldı bir şey dememi beklemeden bana doğru hızla geldi boynuma sarıldı tüm vücudum gerildi kollarının arasında ellerim iki yanında duruyordu ne karşılık verebiliyordum nede şaşkınlığımı üzerimden atıp onu yitmeye kalkışamıyordum donmuş bir biçimde kapıya bakıyordum.tam yitmeye çalışcaktımki bir hıçkırık koptu dudaklarından hayır ya birde ağlamıycaktı değilmi hem suçlu hemde hiç bir suçu yokmuş gibi ağlamıycaktı değilmi. Daha fazla bu saçmalığa katlanamayacaktım kollarını omuzlarımdan indirdim yüzümüz yakındı bilerek dahada yakınlaştım nefesim yüzüne vuruyordu. "İçimde sana ait ufacık bir şey yok sen varya sen rüzgarı kendi ellerinle öldürdürün söylesene benim en yakın dostum sana zevk verdimi vermiştir ya benimkide sorumu altına yattığına göre" "Şimdi ben seni kovmadan defol buradan lafımın ikiletilmesini hiç sevmem biliyormusun bidahakine olacaklardan ben sorumlu değilim" Yüzüne baktım yıkılmışlık vardı hayır hayır üzülmedim tabiki sadece şaşırdım kendi sebep oldu herşeye benim en yakın dostumla aldatarak başlattı herşeyi. "Her şey burada bitmedi rüzgar" Arkasını döndü derin bir iç çekti ve sert yıkılmaz duruşunu yapmaya çalıştı ama omuzları ne kadar olsada çöktü siyah stiletto ayakkabısının tabanı yaptığı işkencesiyle çekip gitti. Ben ilk defa birisine güvenmiştim bana bu hayatta kimseye güvenilmeyeceğini uygulamalı bir biçimde öğretti oda. Tam 3 yıl boyunca sevdim onu italyada olmasına rağmen ona ihanet etmezdim tek gecelik ilişkilerde yaşamazdım sadece onun bedeninde soluklanırdım ama o benden başka bir bedende nefes aldı eski rüzgarı alıp çekip gitmişti hayatımdan. Ve ben anladımki hayatıın bir satranç oyunundan farksız olduğunu bir sonraki hamleyi planlamadan adım atarsan kolay lokma olursun... Saatler sonra...? "Lan bi rahat bırakın ya zır zır zır kim arıyo bu saate" Gözlerimi açmadan masadaki telefona ulaştım kim olduğuna bakmadan açıp kulağıma dayadım. "Rüzgar hazırmısın kardeşim ben çıkıcam " "Ne nereye çıkıyosun bu saate daha saat kaçki" "Olum sen neyapıyosun kuzen ya saat 8 amınakoyum kalk çabuk çıkıyorum ben Alevi almaya gitcez" Oovv ben onu tamamen unuttuydum gece sabaha kadar işlerle uğraşmıştım işim bittikten sonra uyumuştum çok yorulmuşum demekki baya uyumuşum. "Tamam bende çıkarım şimdi" Geceleri. Gündüzlerim birbirine karıştı resmen ya hemen kalkıp odamda bulunan banyoya girdim aynadan kendime baktığımda kötü dağılmış bir durumdaydım gözlerim altı şişmişti resmen hemen kısa bir duşa girdim. Duştan sonra üzerime kot jean ve mavi bir uzun kollu vücudumu saran kazak giydim siyah kot ceketimide Alıp hiç beklemeden arabaya atladım. Otobanda yay gibi akarken bazı arabaları sollayarak gidiyordum merak etmiyo değildim nasılmı iyimi şu an ne halde acaba diye otobanda akının arabası ilişti gözüme hemen yanında geçtim beni farketti gülümsedi sonra hiç beklemediğim bir şey yapıp gaza bastığı an beni dumana koydu sonra hafif sırıttım oyun istiyo demekki bende bastım boş otoban resmen tekerlekler çığılık atıyolardı yine aynı yan yana geldik ama bu sefer basmasına izin vermeden ben bastım sinsi gülüşümü atarak geçtim ufak çaplı yarışımız kulubede son buldu ilk varan ben olmuştum tabi içeriye girdim akın ardındam geldi. "Vavvv bu iyiydi işte asfalt ağladı kuzen bu ne hızdı" "Kuzen seni başka zaman yine alırız sıkıntı yokta şu an konumuz Alev nerede?" "Tamam kuzen birazdan gelir bekleyelim otur bir şey içermisin" "Yok kuzen bu halde bir şey içemem bekleyelim" Saatler bazen nasıl geçtiğini anlamayız bazende hiç geçmek bilmez ben hep sanırdımki saatlerde sıkıntı var meğersem sıkıntı duygularımızmış. Yarım saaten fazladır bekliyoduk hayır nasıl veya kim getircek onun hakkında da hiç bir fikrim yok sadece bekliyorum en son dayanamadım kalkıp tam akına saydıracakken kapı açıldı. Oturduğum yerde kaldım gelmişti içimde umut olmamasına rağmen gelmişti üzerinde bordu bir elbise yorgunluğunu kapatamamıştı kaçırıldığında üzerinde bu elbise yoktu hem neden böyle şık giydirmişlerdiki kafamdaki soru işaretlerini sonraya cevaplandırmak üzere kaldırdım bakışlarım yüzünde oyalandı yüzü çökmüştü minicik vücudu burdan bile belli ediyordu titremesini kömür gözleri sulandı istemedim o gözünden yaş akmasını istemedim tam ayağa kalkacakken o koşarak gelip akına sarıldı neydi şimdi şu içimde oluşan garip olmuştum ilk defa birinin yerinde olmak istedim onun kahramanı akın değilde ben olmak istedim Acaba BEN OLSAYDIM banada sarılırmıydı. garip gelicek ama nedensizce istedim. Bir süre öylece sarıldı ona korkmuştu bunu belli etmemeye çalışsada halinden belli oluyordu sonunda ayrıldığına kömür gözleri benden tarafa yöneldi sanırım yeni farketmişti varlığımı gözünden bütün duygular geçti o an pişmanlıkmıydı o gözlerinden okunan hayır ya neye pişman olacak diye savuşturdum düşüncelerimi. o an anladımki ben yine yanlış sularda yüzüyordum... ??
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD