BAR

2356 Words
"Dön dön dön bakiyim şöyle" "Akın dur birşeyim yok ama daha fazla dönderirsen kusacam şimdi" Ne mi yapıyordum rüzgarın keskin siyah gözlerini gördükten sonra hala şokundan çıkamamışken akın birde kontrol testi yapıyordu elimden tutmuş pervane gibi döndürüyordu. 'Kız sana yürüyo olmasın bu' "Hı?" Akının eli birden durdu yüzümü kendine dönderdi endişeli sesiyle konuştu. "Neoldu? bişeymi oldu? O pezevenk acıtmadı demi canını" Böyle diyince elim istemsizce karnıma gitti acıtmak ne kelime daha önce hiç yaşamadığım acıyı tattırdı derin bir nefes aldım sakin olmam lazımdı hangi ara kapattığımı anlamadığım gözlerimi açtım buğulu görüyordum kahretsin bir kerede dolma ya. 'sulugözsün işte ığk' "Sen kimsin be" Akın şaşkın gözlerle bana bakıyordu eğer onlar değilse konuşan kesin ben deliriyordum aloo deliliğin kaçıncı seviyesi acaba bu. olayı toplarlamak adına tekrar konuşcaktımki.Rüzgar benden önce davrandı. "Hadi gidiyoruz" Ses tonu sinirli tahammülü kalmamış gibi çıkmıştı.buz gibiydi ilk defa bana bu kadar soğuktu. Gerçi sıcak olmasınıda bekleyemezdim sonuçta onu bir kez olsun dinlememiştim. Dinleseydim belki bunlar yaşanmayacaktı. Yüzüme bile bakmıyordu insan bir iyimisin der demi ölümden döndüm sonuçta. Hani yalandan sorsanda anlarım ama yok. "Akın sen hallet burayı biz gidiyoruz" "Kuzen rica ederim ya" Akının şakasını bile dinleyecek tahammülü yokmuş gibi benim önüme dikildi. Dibine gelince istemsizce süzdüm Hafif çıkmış sakalları düzgün yüz hattıyla çenesini sıktığı çok belli oluyordu biraz daha yukarıya çıkınca koyulaşmış gözleriyle karşılaştım kaşları çatıktı benim onu süzdüğümü farkedince mümkünmüş gibi dahada çattı. "Süzmen bittiyse yürü" Anladık sinirlisinde bu kadarda fazla ama Daha fazla sinirlendirmemek adına geldiğim kapıdan geri çıktım hemen ardımdan onun adımları takip etti içeriye girerken gördüğüm adamlar ortada yoktu onların adamlarıydı sanırım.rüzgar benim binmemi beklemeden hemen attı kendisini şoför koltuğuna evet bildiğin attı bindi değil. Sesimi çıkarmadan bende yanına geçtim bu elbisede iyiyce rahatsız etmişti hazırlamışlardı birde beni gerizekalılar hafif yukarıya sıyrılan eteğimi düzelttim zaten rüzgar bu tarafa bile bakmıyordu biner binmez boş arazide arabanın sesi yankı yaptı ardından hızla sürmeye başladı sanırım bu ölmedim diye kendi öldürmeye çalışcak beni. Anayola çıktığımızda arabaları sollayarak ilerliyoduk daha fazla dayanamadım konuştum. "Sinirliysen bağır çağır hakkın var ama öte dünyaya gitmem için gencim daha" Haklıydım ama yani Kısa bir süre bakışlarını yoldan aldı sen Ciddimisin bakışı attı sonra sanki konuşmamışım gibi yoluna devam etti. Sanırım yarım saaten fazla sürecek yolu 20dakikada bitirmiştik şu an rüzgarın sarayına giriş yapmış bulunmaktayız. Arabayı durdurdu bana bakmadan aşağıya indi baksa şaşardım zaten.bende indim robot gibi onun peşinden ilerliyordum.içeriye girdiğimde hafif başım döndü bir an duraksadım ama rüzgar beni farketmedi ilerliyordu hala bende olduğum yerde durdum geçmesini bekledim sanırım iyi benzetmişlerdi beni elimi başımdan çekip yoluma devam ettim mutfağa girmişti kahve makinesinin başında duruyordu bana baktı hafif süzdü. "Yukarı çık dinlen birazdan doktor gelecek iyileş bir an önce iki hafta sonra bir dava var ilgilenmen gereken düzenli olarak şirkete de gideceksin" Ne bekliyordumki zaten ilgilenmem gerken bir iş almam gereken bir intikamım vardı böyle ortada ruh gibi gezdiğim yeterdi bence. Kısaca tamam diyip yukarıya bana verdiği odaya gittim evime gidemezdim bunca olanlardan sonra bunu demeyi bende ummazdım ama rüzgar haklı çıktı. Ayaklarımı sürükleyerek merdivenlerden yavaş yavaş çıkmaya başladım merdivenin sonuna geldiğimde arkamdan karlosun sesini duydum hemen arkamı döndüm rüzgar bir dizini kırıp onunla aynı boya gelmiş başını okşuyordu biraz öyle durdum onları izledim istemsizce hafif gülümsedim. Karlosun beni farketmesiyle tekrar havladı bu sefer rüzgarın elinin altından kurtulup merdivenlerden koşarak çıkmaya başladı bende yaklaştığı zaman hemen eğildim kollarımı açtım hemen gelir gelmez patilerini kaldırıp omuzuma attı hayvanları seviyordum karlosu ayrı seviyordum sırnaşmaya başladı. Aniden karnıma gelen darbeyle neolduğuna baktım karlos patisini yanlışlıkla karnıma bastırmıştı böyle yapınca karnım ağrıdı hafif inledim suçluymuş gibi hemen uzaklaştı onun bu tepkisi çok hoşuma gitti hemen yüzünü yaklaştırıp yanağını öptüm.Bugin yalnız olmak istemiyordum karlosun kulağına doğru yaklaştım. "Beraber uyuyalım mı?" Sanki beni onaylarmış gibi iki kez ardı ardına havladı onun bu tepkisine gülümsedim. gözlerim rüzgarı aradı merdivenlerden aşağıya baktım etrafta loş bir ışık hakim olduğu için hafif görüyordum o keskin gözlerle karşı karşıya geldim hemen bakınca. Salonda tekli koltuğa yayvan bir biçimde bacaklarını açmış bir elinde bardak diğer elinde sigarasını yakıyordu öylece bize bakıyordu. "Gel oğlum" Karlosun peşimden gelmesi için önden ilerledim odaya doğru kapıyı açtım içeriye geçmesini bekledim ardından kapıyı kapattım. hemen yatağa zıpladı Karlos bende yanına ilerledim ışığı açmadım komidinin üzerindeki gece lambasını yaktım yeniden karlosa döndüm. "Beni burada bekle tamam mı oğlum bu kirle uyuyamam" Karlos başını avucum içinden kurtardı uzattığı ayaklarının üzerine koydu bende sıcak suyun iyi geleceğini umarak banyoya gircektim. Kıyafetlerim yoktu neyapacaktım 'offf' diyerek odada bulunan gardıroptan birşeyler bulurum umuduyla ilerledim.gardıropta rüzgara ait olduğunu düşündüğüm iki üç tane t-shirt vardı hiç yoktan iyidir diyip siyah olanı elime aldığım gibi paytak adımlarla banyoya ilerledim. Suyu sıcağa ayarladım küvetin dolmasını bekledim o sırada aynada kendimi inceliyordum gözlerim altı çökmüş mor halkalar çıkmıştı etrafında. aynadan uzaklaşıp üzerimdeki elbisenin arkadaki fermuarına uzandım neyseki zorluk çıkarmayıp açılmıştı elbise üzerinde bollaştı bende bir çırpıda çıkardım üzerimden. Aynada çıplak vücuduma baktım karnımın birçok yerinde sararmaya başlamış morluklar vardı fazla moralimi bozmamak için dolan küvetin içine girdim sıcak su anında etki etmişti vücuduma çok iyi gelmişti gevşetmişti tüm bedenimi . küvetin başında kafamı koyacak yastık gibi Bir yere kafamıda koydum tam uyunulacak yer. 'çarpılırsın şimdi kız' 'bak yine sen kimsin deme bana iç sesinim ben' "İç sesimsen kes sesinide uyuycam ben" 'kız valla bak in cin çarpar şimdi duşunu al çıkalım tırsmaya başladım ben' "Ay sen korkuyondamı" 'mal sen korkuyorsun ben senin iç sesinim ay beni alın lütfen buradan imdaatt' İyice kafayı yemeden duşumu alıp çıkmaktı en iyisi hafif doğrulup köşedeki dolabı açtım içinde bir kaç tane şampuan duş jeli vesayri vardı hemen oradan çilek aromalı şampuandan duş jelini aldım. ... Yarım saat süren banyonun ardından iç çamaşırlarımı giyip üstünde de siyah t-shirt giydim kalçamın altında bitiyordu mecbur giyecek birşeyim olmadığı için bugünlük katlanacaktım birbirine giren saçlarımı açmak için her yeri aradım tarak bulmak için en son makyaj aynasının çekmecesinde bulduğum tarakla geri banyoya girdim saçlarımı açmam çok uzun sürmüştü baya dolaşmışları kurutmaya üşendim direk öylece odaya yöneldim. Karlos olduğu gibi gözlerini kapatmış duruyordu yanına ilerledim battaniyeni açtım içine girdim benim geldiğimi fark etti gözlerini açıp yanıma biraz daha sokuldu bende uzun zamandan sonra rahat bir uyku için kapattım gözlerimi. ?? Gözlerimdeki kaç günün yorgunluğunu kaldıramıyordum. Vücudum halsizdi göz kapaklarım haddinden fazla ağır daha fazla durmayıp beynim uyanmam gerektiğine kanaat getirmiş olmalı ki gözlerimi yavaşca açtım ellerim başımın altına saçlarım yüzüme dağılmıştı. yastığın tekide sanırım bacaklarımın arasında çok dağınık bir biçimde yatıyordum. Etrafa baktığımda yanımda karlos yoktu sanırım benden önce aşağıya inmişti yanda çekmecenin üstündeki dijital saate baktığımda saatin 11 olduğunu gördüm iyi uyumuştum üzerimde hala kırgınlık vardı ama . hemen kalktım banyoya gittim rutin işlerimi halletikten sonra elimi yüzümü yıkayıp aşağıya inecektim ama utandım çünkü üzerimdeki çok kısaydı ceket bulurum umuduyla gardırobun yolunu tuttum. Gözlerim aradığını bulmamın etkisiyle parladı azda olsa işe yarardı sanırım t-shirtüme uygun siyah bir hırkaydı hemen üzerime geçirdim saçlarımı içinden çıkardıktan sonra aşağıya yöneldim. Merdivenlerden inerken rüzgarın sert sesi geliyordu sanırım telefonla konuşuyordu Bende ses çıkarmamaya özenerek aşağıya yavaş bir şekilde adımladım. "Bu akşam mı?" *** "Tamam hallederim nerde bu gerizekalı" *** "Polise duyurmanız iyi olmamış neyse Alev ilgilenir davayla" Evet benim adım geçmişti sanırım bana iş düşmüştü ilk davam ne olacaktı acaba bak merak ettim ben hiç böyle hayal etmemiştim zaten hiç birşey düşündüğüm gibi olmuyorduki beni farketmesi adına son adımlarımı da atarak indim benim geldiğimi fark eder etmez telefonu kapattı elinde tuttuğu kupa bardağıyla bana baktı üzerinde jilet gibi siyah bir takım vardı sanırım işe gidecekti. "İçerde kahvaltı hazır kahvaltını yap akşama bir yere gideceğiz şimdi dışarıya çıkacağım bir kaç parça kıyafet yollatırım sanada akşama hazırlan adam yollayacam alması için seni" Ardı ardına emirlerini sıralamaştı itiraz istemez bir sesle gerçi itiraz etmezdim ama kaba ve emir dolu konuşması sinirimi bozdu ona laf anlatmakla uğraşmadım kafamla onayladım yüzüne bile bakmadan mutfağa adımladım. 'tiripmi atıyon kız' nE bak yine gelmişti iç ses bende nerdesin diye merak ediyordum. 'korkma korkma bırakmam seni' "Ya sabır" kafamı sallayarak mutfakta hazırlanan kahvaltıya oturdum fazla canım bir şey istemiyordu yinede güçsüz düşmemek için biraz atıştırmam lazımdı. Kahvaltımı yerken zihnim boş durmasa olmazdı biraz yedikten sonra düşüncelerime dalmıştım hayatım film şeridi gibi geçti gözümün önünden acaba diyorum omuzumdaki yükler ne zaman hafifler hayatın daha bu başlangıc demesini hiç istemem ama görünen o ki daha bu yaşadıklarım başlangıcıydı. Önce kendimi güçlü tutmam gerekti işimi bitirdikten sonra annemin evinde bulduğum fotoğraflardaki adamları araştırmayı düşünüyordum bunları daha önceden yapmam gerekti ama başımdan bela eksik olamamıştı. Çatalımla tabağımda duran zeytinlerle oynadığımı farkettiğimde sıyrıldım düşüncelerimden. Fazla durmayıp tezgahtan boğazımdaki kuruluğu geçirmek için bir bardak su alıp içtim ardından doğru yatak odasına girdim. Odaya girmemle yatak odamın kapısının açılması bir oldu varlığını fark etmediğim evden çalışan genç sarışın bir kız kapının ardından bana bakıyordu şaşkınlığını üzerinden atmış olmalıki konuştu. "Alev hanım rüzgar bey giymeniz için kıyafet yolladı" Kızın amacını anladığımda başımla onayladım içeri bırakması için yavaşca içeriye girip elindekileri yatağın üzerine bıraktı. "Yardım edebilecek bir şey varmı efendim" Bunu söylerken kendini incitmeden hafif tebessüm etti bende tebesümüne karşılık verip teşekkür ettim. Kız çıktıktan sonra hemen merakımı gidermek için kutuları açmaya başladım. Akşama giyceğim kıyafetleri ayırıp poşetin içine tekrar koydum içinde bir tane sweat ve pantolun çıkarıp hemen üzerim geçirdim. Evime gitmem lazımdı akşama kadar en azından boş durmayıp araştırma ve plan yapmam lazım. Rüzgara haber versem iyi olurdu . acaba en son millattan önce kullandığım telefonum neredeydi bu söylediğime hafif kıkırdadım telefonu aramakla uğraşmayıp hemen aşağıya indim hizmetci kız ortalıkta gözükmüyordu bende kapının önünde duran ordu gibi adamlara söylemeye karar verdim. Kapıyı açtım açtığım an kapıda 32 diş sırıtmış dikilen akınla karşılaştım. Onun bu haline bemde tebessüm ettim. Akın: "Kapıda karşılanıyoruz bu bir teşekkür etme şeklimi" Tesadüfff diyecektim sonra onun gibi bende dalgaya vurmaya karar verdi "Emrinize amadeyiz akın bey borcumuzu nasıl öderiz" Akın bu dediğim baya komiğine gelmiş olmalıki kahkaha attı. Akın:" bol köpüklü bir kahve yaparsan neden olmasan yinede ödeşemeyiz ama olsun yabancı değilsin" Dediklerine göz devirmekten başka bir şey yapamadım akın gülümseyip jilet gibi siyah takımıyla içeriye adımladı bende arkasından ilerliyordumki buraya neden geldiğim aklıma geldi hemen kafamı kapıdan dışarıya çıkardım dışardan eve en yakın olan korumaya seslendim. "Rüzgarı arayıp bana verirmisin?" Adamın arkası dönüktü hemen bana dönüp telefonu çıkarttı bir kaç birşey yaptıktan sonra telefonu bana uzattı telefonu elime aldım. rüzgar bey aranıyor... Çok çalmadan hemen açmıştı telefonu. "Neoldu mehmet bir sorunmu var?" "ııı-şey benim alev bugün evime gidecektim haber vermek istedim" Rüzgar:" alev mecbur kalmadıkca çıkma evdem neyapacaksın evde kıyafet felan diyorsan ayarlarız" Bu dediğiyle iyice sinir olmuştum eve hepsediyordu resmen beni. "Rüzgar ben sadece haber vermek istedim" dedim veee suratına kapattım oh iyi oldu. saniyeler sonra tekrar araması düştü telefona ama ben onu sinirlendirmenin verdiği keyifle hafif kıkırdadım telefonu kapatıp korumaya uzattım. "Teşekkür ederim" "Birşey değil efendim" Hemen içeriye doğru adımladım dış büyük kapıyı kapattıktan sonra akının nereye gittiğine bakıyordum. Salona baktığımda kaşlarım çatıldı orada yoktu nereye gitmişti bu şimdi. Hızlı adımlarla mutfağa yöneldim ve bingo buradaydı ve tıkınıyordu. Yönü tezgaha dönük bir biçimde dolaptan çıkardığı tatlıyı yiyordu onun bu haline gülmemek için dudağımın içini ısırdım. Ama sonunda dayanamadım bastım kahkahayı. Birden gülmemle onunda aynı anda yerinden sıçraması bir oldu bana doğru döndü sinirli suratıyla bakmaya başladı. "Monyokmusun san nıye sassız sassız goloyosun" Ağzı tıkalı bir biçimde konuşmaya çalışması daha da gülmeme sebep olurken gözlerimden yaş geliyordu artık gülmekten. Sahi ne zaman gülmüştüm en son böyle. Saatlerim akının benle benim onla uğraşmamla geçti akşamın nasıl olduğunu anlamamıştım. Akının yüzünden evede gidememiştim boşu boşuna sinirlendirmiştim rüzgarı. Düşincelerimden çıkıp oturduğumuz koltuktan ayağa zıpladım. "Geç kalcaz ben üzerimi giyinmeye başlayım" Kafasını olumlu anlamda salladı "Tamam bende giyineyim" Üst kata geldiğimde ilk işim duşa girmek oldu.siyah bornozu üzerime dolayıp giyinme odasına adımladım.elbiseyi elime alıp hemen giymeye başladım saçlarımı düzeltim aynaya baktım açıkcası güzel elbiseydi dizlerimin üzerinde biten siyah dar ince askılı bir elbiseydi. Yüzümün rengi sönmüştü hafif Makyaj yapmak için aynanın önündeki pufa oturdum. Biraz nemlendiri ve fondoten sürdükten sonra yüzüm biraz olsun o ruh halinden çıkmıştı. Gözlerime eyeliner ve maskara sürdükten sonra son olarak kırmzı bir rujla bitirdim makyajımı.saçlarımıda su dalgası yaptım ve Puftan memnun bir şekilde kalktım elbisemin üzerine giymek için siyah crop ceketimi attım koluma son olarak siyah süet topuklu ayakkabılarımıda giyip aşağıya inmeye başladım. Topuklularımın merdivende çıkardığı sesi duyan akın benden tarafa dönmeye başladı önce ıslık çaldı ben onun haline tebessümle karşılık verdim. "Vavv alev hanım çok güzel olmuşuz" "Teşekkürler akın sende çok şık olmuşsun" Evet gerçektende çok şık olmuştu beyaz gömlek sade siyah takımı iri vücudu çok iyi taşıyordu. Kolunu büküp girmemi bekledi bende gükümseyerek koluna girdim çok iyi arkadaş olmuştuk akınla kafa dengi biriydi. *** Gece yolculuklarına oldum bittim aşık bir insandım hele arabanın üst camından gözüken gökyüzü tam izlemeye değer bir manzaraydı benim için. bıraksalar saatlerce İzlerdim böyle arabadaki sessizlik rahatsız etmiyordu beni aksine memnundum halimden çok sürmeden renkli ışıklarla NİGHT BAR yazan oldukca lüks bir barın önünde durduk bu gece hem eğlenip hem bir dava üzerinde ilgilenecektim geri kalan kısmını yarın hallederdim yani öyle umuyordum umarım planım eksiksiz işlerdi. Akın arabayı durdurduktan sonra hemen indi benim tarafıma gelip kapımı açtı ve elini uzattı. "İzin verin bu gece size eşlik edeyim leydim" "Hay hay" diyerek havada olan ellerine buz gibi olan ellerimi bıraktım. elleri benimkinin aksine sıcacıktı arabadan indim elini bırakıp koluna girdim o hafif tebessümle karşıladı. Barın girişine geldiğimizde herkesin gözünün kadrajında olmak açıkcası pek rahatsız etmişti gerildiğimi anlayan akın beni sakinleştirmek için konuştu. "Sakin ol leydim sadece kendine konsantre ol diğerleri yokmuş gibi rahat ol" Umarım yapabilirdim yani kalabalık ortamlar pek benlik değildi. İçimden kendime telkinler vererek ilerliyor ve içeriye doğru son adımlarımı atıyordum. 'sakin ol kimse yokmuş gibi davran evet Sak-' gördüğüm manzara yüzünden Ne sakinliğim kalmıştı. Ne de herkesin bana bakması umrumdaydı şu an gerçekten şok olmuş bir biçimde karşımdaki manzaraya bakıyordum. Neden böyle olmuştum. Lanet olsun cevaplanmayan sorulardan nefret ederdim ve şu an kendim sorduğum sorunun cevabını bulamıyordum kahretsinkine duygularımı anlayamıyordum. Gördüğüm manzara nemiydi rüzgarın koyu kömür gözlerini görmüştüm ilk hiç bir şey anlayamadığım gözlerini büyük locada yayvan bir biçimde oturup o elindeki sapsarı içkiyi yudumluyordu. Hayır hayır ben rüzgarı gördüğüme şaşırmadım dizinin üzerine oturtturduğu eteği neredeyse yok denecek kadar kısa sarışın kıza şaşırmıştım. Kız istifini bozmadan rüzgara sürtünmeye devam ediyordu bu manzara midemin bulanmasına neden oldu nedense. Rüzgarın gömleğinin ilk 4ünü açmış elini göğsünde gezdiriyordu ve rüzgarın kulağına eğilerek birşeyler fısıldadı sonra yavaşca kulağından dudağına gelip onu öpmeye başladı.ve asıl inanmak istemediğimse rüzgarın ona karşılık vermesi oldu. arkadaşlar lütfen yorumlarınızı eksik etmeyin yorumlarınızı bekliyorummm canlarım?❤️
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD