GİRİŞ
Elindeki telefona korku ile bakıyordu Gül Doktor olmuştu TUS'dan 98 puan almıştı. abisini aramak için korkuyordu çünkü abisi kesin olarak belirtmişti "Asla bak Gül asla Diyarbakır, Şırnak, Hakkarideki hastaneleri yazmaycaksın görev yerini." Zorunlu doğu görevi vardı abisi ise karşıydı daha sakin olan yerleri terörün olmadığı yerleri yazmasını istemişti kendisi astsubay başçavuş olduğu için tehlikenin farkındaydı. ama Gül abisinin yanında güvende olacağını düşünüp hatta birazda gelmez diye ilk sıraya Diyarbakır Dicle yazmıştı ama kadere bakı ilk sıradaki tercihi çıkmıştı.
"Anne kendimi camdan atayım mı belki ölürüm ha?" dedi korku ile annesinin yüzüne dolan şaşkınlık ile bu sefer Gül ekledi. "Ama burası ikinci kat en fazla bacağım kırılır hem abim gelirse kaçamam direk yakalar beni olmaz o."
Annesi küçük bir kahkaha attı. Buldum dedi Gül heyecanla "Ana yola uzanıyım üzerimden tır geçsin. hatta direk gideyim askeriyedi tankların önüne yatıyım daha kolay ölürüm bu çok mantıklı bak."
Sonra tekrar düşündü ve hızla annesine döndü annesi yeşil iri gözlerini kızının üzerine dikmiş onu dinliyordu. "Ama abime söylerler bu sefer abim tankla geçer üzerimden." başını iki elinin arasına aldı ve derin bir "Off!" çekti. "Ben nerelere gidiyim a dostlar." diyerek sitem etmeye başladı o sırada telefon çaldı.
Korku ile annesine döndü. "Abim arıyor kesin sonuca baktı, Tır yok mu buralarda tır." Gül korku ile sağa sola giderken annesi Nesrin telefonu eline aldı ve telefonu açtı. "
"Oğlum hayırdır inşallah" dedi sakince Erdem sakin bir şekilde "Anne sonuçlar açıklanmış neresi geldi Gül'e"
Gül korku ile annesine döndü. "Öldü de öldü de" annesi küçük bir kahkaha attı. "Oğlum hayırlı olsun kardeşin yanına geliyor."
Erdem'in yüzünde kocaman bir şaşkınlık belirdi.
"Nasıl yani?"
"Oğlum Diyarbakır Dicle yazmış çıkmaz diye ama çıktı işte yapacak bir şey yok."
Erdem elini sertçe sıktı " Nesrin Sultan ne demek ya yazdı? ben uyardım onu yazma dedim kaç kere dedim hemde ne demek ya benim sözüm geçmiyor mu o evde eşek başı mıyım ben? koca Time söz geçiriyorum. evde duran ambar faresine söz geçiremiyorum ya ."
Nesrin Sultanın yüzünü ciddi bir ifade aldı "Ne demek oğlum o asıl ben eşek başı mıyım burada ben varken sana söz mü düşer?" Erdem telefonu kırarcasına sıktı o sırada ileriden gelen Serkan "Komutanım Firuze yenge."
"Annemle konuşuyorum Serkan sonra arayacak de."
"Komutanım önemli dedi."
Erdem, Serkanın elindeki telefonu boş da ki eline aldı ve "Söyle Firuzem." dedi o sırada araya annesi girdi. "Aaa! Firuze mi o selam söyle"
"Aleyküm selam "
"Kim selam söylüyor Erdem? Diye sordu Firuze "Annem." dediğinde bu sefer Araya Serkan girdi. "Kim kime selam söylüyor komutanım." Erdem sakince Serkan'a "Sus lan!" dediğinden iki telefondan da aynı anda "Sen kime lan diyorsun" diye Annesi ve eşi çok sinirlenmişti Gül de karşıdan şaşkın şaşkın bakarken telefonu eline aldı. " Geliyorum abi konu kapandı." dedi bir anda
"Gelmiyorsun" dedi Erdem sinirli bir şekilde ama üzerine alınan Gül değil Firuze oldu "Ben niye geliyim oraya kafayı mı yedin sen ? biz zaten aynı evde yaşıyoruz ya evliyiz ya biz hani"
Erdem durumu düzeltmek için cevap verdi "Yavrum sana demedim."
O sırada araya Serkan girdi ve kafası karışmaya başlayan Erdeme bir de o ekleme yaptı"Komutanım ne olmuş?" Erdem sinirle Serkana döndü "Serkan sus!"
o sırada tekrar Firuzenin sesi duyuldu " Ya ne oluyor orada ben sana önemli bir şey diyeceğim " dediği sırada araya Gül girdi "Abi ben o kadar çalıştım TUS kazandım geliyorum" Erdem'in neredeyse artık kafasından dumanlar çıkmak üzereydi
tam o sırada mutlu bir haber vermek için Firuze tekrar araya girdi " Aşkım ailemize biri geliyor".
" Lan yeter gelmesin kimse " diye sinirle bağırdı Erdem
Firuze telefonun karşısındaki yüzü düştü ve yanındaki Emel telefonu aldı "Enişte kız hamile." dedi Erdem gözleri kocaman büyürken karşı taraftaki Gülden de bir cevap geldi "Abi kesin geliyorum."
Erdem dilini yutmuş gibi dururken Firuze konuşmaya başladı. "Baba oluyorsun aşkım." Erdem küçük bir tebessüm etti ama Gül bu tebessümü söndürmeye and içmiş gibi. "Ya bana ne ya geleceğim sustuğuna göre sende kabul ettin."
Erdem "Baba oluyorum." diyebildi sadece Gülse durumu yanlış anlayıp "Ya ben oraya geldim diye neden baba oluyorsun sen saçmalama."
Firuze diğer telefondan konuşmaya başladı. "Evet aşkım baba oluyorsun test yaptık pozitif çıktı."
"Sonuç Pozitif." dedi Erdem. Ama gül yine konuyu başa bir yere çekerek "Anne abimin korona testi pozitifmiş" Diye bağırdı korku ile koşarak gelen Nesrin ""Ne diyorsun kızım sen?" Telefonu hızla aldı Nesrin "Oğlum ne koronası iyi misin?"
"Korona testi mi?" dedi Erdem bu sefer araya Serkan girdi. "Komutanım yenge korona mı olmuş?" Erdem tüm şaşkınlığı ile Serkan'a baktı. "Poitif çıkmış" şuan şoktaydı baba olacaktı ve kafası bir hayli karışmıştı.
"Erdem korona mı oldun?" diye bağırdı Firuze sonra ekledi "Çabuk karantinaya alsınlar seni." Erdem daha fazla dayanamayıp telefonların ikisini de Serkan'a uzattı. "Bunları yok et Serkan gerekirse ye ama yok et. hatta tankla ez yetmezse üzerine roket at."
"Emredersiniz komutanım." dedi Serkan ve oradan uzaklaşırken Erdem şoktan yavaş yavaş çımaya başladı ve kendine geldi. "Baba oluyorum!" diye bağırınca arkadaki Gökhan heyecan ile elindeki silah ile havaya ateş açmaya başladı. "Amca oluyoruz lann!" diye bağırdı tüm tim havaya ateş açarken sinirli bir şekilde onlara yaklaşan Yüzbaşı Batur Yenilmez "Ne oluyor lan burada..." diye bağırmaya başladı. "Komutanım baba oluyorum." dedi Erdem "Yenge korona değil miydi ne ara hamile kaldı?" diye ekledi Serkan herkes şaşkın şaşkın Erdeme bakarken Erdem "Bir yanlış anlaşılma var korona filan yok." dedi "İyi hayırlı olsun Erdem abi" Dedi Batur sakince "Sağ olun komutanım." diye cevap verdi Erdem
Aradan üç gün geçince Erdem ailesine güzel haberi verdi tabi Gül bundan faydalanmak için "Abi ben geliyim mi hem bebege de bakarım." dedi Erdem derin bir iç çekerek. "Gel Allahın belası gel." diyebildi sadece
...
Aradan koca bir hafta geçmişti ve ben abimi ikna etmiştim valizlerimi hazırlayıp yola çıkacağım sırada annem ağzıma zorla okunmuş pirinç sokmuştu. bunlar genelde sınavda yapılıyor demek isterdim ama annem o pirinçleri bu sefer ağzıma değilde başka bir yerime tek tek sokardı.
Abimin beynini yaktıktan sonra baba olacağını üç gün sonra söylemişti bize ve haliyle bu mutluluktan bende faydalanıp bebeğe bakarım deyip abimi ikna etmiştim.
Diyarbakıra geldiğimde abim beni sinirli bakışları ile karşıladı önce sonra bir şey demden valizleri alıp arabasına yerleştirdi ben bindiğimde abim sinirle bana döndü. "Yok ben eşek başıyım ya hatta eşek başı da değil başçavuş'un eşeğiyim ben kendi kendime anırıyorum öyle " ben gülme isteğimi bastıracağım sırada abim arabayı çalıştırdı eve varmamız yarım saat kadar sürdü tam inerken telefonu çaldı. Telefonun ekranına baktı ve açıp telefonu kulağına götürdü. iki dakika filan dinledi karşıdaki kişiyi.
"Emredersiniz komutanım." diyerek telefonu kapattı. beni hızla bırakıp karargaha gitmesi gerektiğini açıklayıp öyle yaptı barajı açıp valizleri sertçe yere vurarak indirdi. kafama fırlatsa daha iyiydi. ben apartmana girerken abim çoktan gitmişti tam kapıyı açacağım sırada biri hızla kapıyı açtı karşı karşıya geldiğimizde o üstten bana bakıyor bende koca bir sura bakar gibi kafamı kaldırmış ona bakıyordum.
Omuz kasları huhu bak biz buradayız dercesine belliydi. gözleri iri ve siyahtı, yüz yapısı oval , yanaklarında belirgin kemikler vardı siyah saçları asker tıraşı ile şekil verilmişti. bana bir iki saniye baktı sonra yanımdam hızla geçti ama geçerken koluma çarptı e haliyle o bünye bu bünyeye göre daha sertti. "Yavaş ayı kolum acıdı." dediğimde durdu. "Dua et acelem var yoksa ayıyı gösterirdim ben sana deyip arabasına binip gitti bende öküzün trene baktığı gibi arkasından bakakaldım...