Bir şey vardı sanki, görünmez bir şey... Bu her neyse Biricik' in sürekli ölüp ölüp dirilen umutlarına ilaç gibi gelmiş, her gece yıkılan ancak her sabah tekrar inşa ettiği duvarlarını desteklemişti. Bir şey vardı, görünmeyen ama varlığını hissettiği. Ve o her neyse Biricik' in artık yeni hedefiydi. Görünmez olanı görünür yapmak. Doruk' un asla vermeyeceği tepkinin altını kazıp o görünmez duyguları ortaya çıkarmak. Kapının sesi ile kendisinden, fazla olmasa bile bir adım kadar uzaklaşan Doruk' un etkileri abisinin sesini duyduğunda bile geçmemişti. Ani gelişen yakınlıkla hafif titreyen elini, ölçmeye kalksa güçlü bir motorun pistonları kadar hızlı atan kalbinin üzerine koymamak için çok çaba sarf ediyordu. Hissettiklerini saklamayı iyi beceren biriydi Biricik, şu an çatık kaşları ve sert

