Sene 1853… İstanbul, dev bir satranç tahtası gibi suskun. Ama taşlar kıpırdamaya başlamıştı. Padişah Hazretleri, son aylarda Avrupa'dan gelen elçilerin baskısına rağmen Osmanlı topraklarında gayrimüslim tebaanın ayrıcalıklarını genişleten yeni bir kararnameyi hazırlamak üzereydi. Bu karar, hem devletin iç dinamiklerini dönüştürecek, hem de dışarıya, özellikle Batı'ya “biz sizi kendi hukukumuza mahkûm etmeyiz, eşitlik bizim inancımızda zaten vardır” mesajını verecekti. Bu kararın adı: > "Tanzimat'ın Son Halkası" olarak zikrediliyordu. Ancak perde arkasında, bu kararı “milletin yapısal dengesini” tehdit olarak görenler çoğalmıştı. Ve en çok da bir grup: Kendilerini "aydın" ve "ilerici" gören, görünürde medreseye, gerçekte ise Batı localarına bağlı olan bir zümre… Masonlar. ---

