Zaman ilerliyordu. Bir kitabın içinde, eğleniyor, ağlıyor, gülüyor ve hüzünleniyorduk. Ve bir kitap boyu hiç ayrı bölümlerde kalmamamızın da bir sebebi vardı, kavga etsek bile birbirimizi bırakmıyorduk. Bu sırada bir çok insan kitapları okurken inançlarını kaybediyorlardı. Kızların kiminin babasıyla sorunları vardı, kiminin babası bile yoktu ve bunun eksikliğinde olup babalarına vermedikleri, ya da verdikleri ama babalarının bir türlü kabul etmediği bu sevgiyi verebileceği adamı bekliyordu bu küçük kızlar. Kitapları okudukça 'bize böyle olmaz, dünyada böyle seven bir adam bulunmaz' diyorlar ya da 'vardır ama bana denk gelmez' diye düşünüyorlardı. İki yıl öncesine kadar ben de öyle düşünen küçük kızlardan biriydim. 15 yaşında Sakarya'dan Ankara'ya babası tarafından bırakılmış, psikolo

