Almila; Çıkıp gelmişti işte. Karşımda duruyordu, evimdeydi, o keskin gözleri doğrudan gözlerimin içine bakıyordu. Bir an için yine o bitmek bilmeyen rüyalardan birinin içinde olduğumu sandım. Deliriyor muydum acaba? Gerçekle hayal birbirine mi karışmıştı? Atilla’ya çaktırmadan sol elimle bacağıma sert bir çimdik attım. Canımın yanmasıyla irkildim; yok, rüya falan değildi. Adam kanlı canlı karşımda duruyordu. Üstelik sırtını balkona yaslamış, bir yabancı gibi değil, sanki hep bu eve, bu şehre aitmiş gibi rahat bir tavırla bana bakıyordu. Nedendir bilmiyorum, ömrü hayatımda sadece üç kez gördüğüm bu adamı fena halde özlemiştim. Kokusu, sesindeki o buyurgan ama altı ayın yorgunluğunu taşıyan tonu içimde bir yerleri sızlatıyordu. Eğer o lanet olası gururum olmasa, attığı o adıma karşılık ve

